Donald Trump

Amerika: Dost Musun, Düşman Mı?

Önce DEAŞ’la mücadele adı altında hem kendilerinin hem de Türkiye’nin terörist olarak kabul ettiği PKK’yı eğittiler, donattılar. SDG tiyatrosunun sözcüsü Talal Silo’nun da teslim olduktan sonra söylediği gibi ABD, PKK’ya silah yardımı yapabilmek için SDG tiyatrosunu kurdu.

Amerika’da bir çete uzun zamandır Türkiye’ye karşı açık bir düşmanlığı besliyor. 15 Temmuz’daki rolleriyle zirve yapsa da, bu düşmanlık seneler öncesine uzanıyor. Aynı çete ABD’nin “baş düşmanlarından” birisi olarak kabul ettiği İran’la bile bu denli uğraşmıyor. Çünkü İran’ı daha önceki çabalarıyla (tabii ki İran’ın kendi çabalarıyla da) paryaya çevirdi. Şimdi ise gözlerini Türkiye’ye dikti. Geçenlerde yapılan NATO tartışmalarında olduğu gibi Türkiye’yi ipleri koparmaya zorluyorlar. Komplo teorilerine hiç inanmayanlar bile bu çetenin Türkiye’ye karşı dört bir koldan bir operasyon çektiğini teslim eder hale geldi.

Önce DEAŞ’la mücadele adı altında hem kendilerinin hem de Türkiye’nin terörist olarak kabul ettiği PKK’yı eğittiler, donattılar. SDG tiyatrosunun sözcüsü Talal Silo’nun da teslim olduktan sonra söylediği gibi ABD, PKK’ya silah yardımı yapabilmek için SDG tiyatrosunu kurdu. Amerikan askerleri PKK’lı teröristlerle omuz omuza savaştılar. Daha da vahimi Amerikan askerleri PKK’lı teröristlerle omuz omuza DEAŞ’la anlaştılar. Uluslararası hukuk objektif ve her aktöre eşit mesafede bir müessese olsa ABD’nin şimdiye kadar Suriye’de en az üç büyük suçla yargılanıp hüküm giymesi gerekirdi. Birincisi teröre destek veren devlet olmaktan. İkincisi binlerce sivili öldürmekten. Üçüncüsü ise PKK’nın eliyle etnik temizlik ve zorunlu tehcir yapmaktan.

Daha sonra ise uzun süredir FETÖ’yle sürdürdükleri işbirliğini 15 Temmuz ile birlikte zirveye taşıdılar. Mezkur çetenin 15 Temmuz’daki rolü, FETÖ’yle işbirliği ve an itibarıyla yürüttükleri operasyon zan değil, bir vakıa. Darbe girişiminin öncesinde uluslararası medyada ve Amerikan kurumlarında darbe için zemin ve meşruiyet hazırlayanlar, girişimin başarısız olmasının verdiği öfkeyle yine Türkiye’yi hedefe oturtmaya çalışıyorlar. Yabancı bir ülkede darbe yaptırmak, 250 Türk vatandaşını şehit etmek, darbecilere yardım ve yataklık yapmak gibi suçlar yine uluslararası hukukun konularından olsa gerek.

Ve New York’ta devam eden tiyatro da operasyonun saklı değil, olabildiğince açık olduğunu gösterir cinsten. FETÖ’nün ürettiği ve servis ettiği deliller, FETÖ’cü kaçakların şahitliği ve bizzat 15 Temmuz’un ABD ayağının müdahilliğiyle yürütülen tiyatroda gerçekte neyin yargılandığı ortada? Tiyatronun reklamını Türkçe yapan New York Times, eşzamanlı iftira kampanyasına start veren müzmin muhalefet ve sahnede yerini alan FETÖ’cüler bir yana; tiyatronun sahneye koyuluş tarzı bile içeriğe dair yorum yapılmasını anlamsızlaştırıyor.

ABD Yönetimi FETÖ’yü sevk ve idare eden bu çetenin ilişkileri dinamitlemesine izin vererek en büyük hatayı yapıyor. Kötü bir derin devlet romanından fırlamış bu çete, sadece ilişkileri zehirlemiyor üçüncü devletlerden aldıkları milyonların hatırına ABD’nin uzun dönemli ulusal çıkarlarını da zedeliyor. Türkiye’ye de safları sıkılaştırmak ve akıllı hareket etmek düşüyor. Operasyon büyük, Türkiye daha büyük.

[Akşam, 4 Aralık 2017]

Etiketler: