Bu Konuda Daha Fazla

  • Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenen ve Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından yürütülen 'Milli Teknoloji Hamlesi: Türkiye’nin Teknolojik Başarısını Anlamak' projesi kapsamında 19 Aralık Pazartesi günü Üniversitemiz Uğur Oral Konferans Salonu’nda 'Milli Teknoloji Hamlesi Mersin Paneli' gerçekleştirildi.

  • Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenen ve Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından yürütülen “Milli Teknoloji Hamlesi: Türkiye’nin Teknolojik Başarısını Anlamak” projesi kapsamında 14 Aralık 2022 tarihinde Üniversitemiz Batı Raman Kampüsü Fen-Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda “Milli Teknoloji Hamlesi Batman Paneli” gerçekleştirildi. Ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesinde kat ettiği mesafe ve Milli Teknoloji Hamlesinin savunma, dijitalleşme, enerji, sağlık, eğitim, ekonomi alanındaki ilerlemelerinin anlatıldığı panele Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İdris Demir, Bursa Uludağ Üniversitesi öğretim üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısı Prof. Dr. Ferhat Pirinççi, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi öğretim üyesi ve SETA Dış Politika Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Daire Başkanı Sümeyye Elif Subaşı, TPAO Batman Bölge Müdürü Mustafa Demir, Batman Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Rıda Tür, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Rektör Demir: Milli Teknoloji Hamlesi Ülkemizin Hem Gurur Kaynağı Olmuş Hem De Özellikle Savunma Sanayii Anlamında Ülkemizi Dünyanın Lider Ülkelerinden Biri Haline Getirmiştir” Panelin açış konuşmasını yapan Rektör Demir, ülkelerin bağımsızlıklarını koruma ve sürdürmeleri bakımından savunma sanayi sektörünün çok önemli olduğunu söyleyerek bu durumun ülkemiz için de geçerli olduğuna dikkat çekti. Günümüz dünyasında bilim ve teknoloji kavramlarından bahsedildiğinde bizlerin bilimin kurucu medeniyetlerinden birinin çocukları olduğumuzu unutmamamız gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. İdris Demir, ülkemizin son yıllarda yaptığı atılımlar sayesinde savunma teknolojileri bakımından önemli gelişmeler yaşandığını söyledi. Rektör Demir; “Milli Teknoloji Hamlesi ülkemizin hem gurur kaynağı olmuş hem de özellikle savunma sanayii anlamında ülkemizi dünyanın lider ülkelerinden biri haline getirmiştir” dedi. Rektör Demir: “Yerli ve Milli Teknolojinin Varlığını Sürdürebilmesi İçin Yerli ve Milli Enerjiye İhtiyaç Duyulmaktadır” Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yapılan çalışmaları sadece savunma sanayi kapsamına indirgemenin büyük bir haksızlık olacağını dile getiren Rektör Demir, yerli ve milli Ar-Ge, yazılım sistemleri, dijital dönüşüm gibi alanlarda yapılan çalışmaların Türkiye’nin küresel anlamdaki rekabet gücünü artırmakta olduğunu ve medeniyetimizin geçmiş ve geleceğinin garantisi olmaya devam ettiğini belirtti. “Türkiye Yüzyılı” vizyonu kapsamında değerlendirildiğinde “Milli Teknoloji Hamlesi”nin değerinin bir kez daha ortaya çıktığına dikkat çeken Rektör Demir sözlerine şu şekilde devam etti: “Bilindiği üzere milletimizin refahını temel alan bu vizyon cumhuriyetin ikinci yüzyılında ülkemizi her alanda dünyanın en güçlü 10 ülkesinden biri haline getirmeyi amaçlamaktadır. Sürdürülebilirlik kavramı “Türkiye Yüzyılı” nın amaçlarını belirten kavramlar içinde öne çıkmaktadır. Bu bağlamda teknoloji ve özellikle savunma teknolojileri açısından sürdürülebilirlik kavramı oldukça değerlidir. Teknolojinin var olabilmesi için enerji şarttır. Yerli ve milli teknolojinin varlığının sürdürülmesi için ise yerli ve milli enerjiye ihtiyaç duyulmaktadır.” Rektör Demir: “Üniversitemiz Enerji Alanındaki Çalışmalar İle Üzerine Düşen Sorumluluğu Yerine Getirebilmek İçin Canla Başla Çalışmaktadır” Ülkelerin varlıklarını sürdürebilmeleri için kendine ait enerji kaynaklarına sahip olmaları ve bunu koruyabilmelerinin bir zorunluluk haline geldiğini belirten Rektör Demir, enerji alanında pilot üniversite seçilen Batman Üniversitesinin; enerjinin üretimi, verimli kullanımı, dışa bağımlılığın azaltılması ve beraberinde getirdiği maliyet avantajının sağlanmasını amaçlayan çalışmalar ile üzerine düşen sorumluluğu yerine getirebilmek için yoğun bir gayret sarf ettiğini söyledi. Pirinççi: “Milli Teknoloji Hamlesi ile Amacımız Türkiye Genelinde Bir Farkındalık Oluşturmak” Rektör Demir’in konuşmasının ardından moderatörlüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ferhat Pirinççi’nin yaptığı panele geçildi. SETA olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteği ile Milli Teknoloji Hamlesini Türkiye’nin teknoloji başarısını anlamak şeklinde bir projeye başladıklarını anlatan Pirinççi, proje kapsamında Türkiye’nin yedi ilinde paneller düzenlediklerini belirtti. Amaçlarının milli teknoloji hamlesi konusunda Türkiye genelinde bir farkındalık yaratmak olduğunu ifade eden Pirinççi, üniversite öğrencilerinin katılımıyla bu projenin Batman ayağını gerçekleştirdiklerini ve nihayetinde milli teknoloji hamlesini anlatmaya çalıştıklarını kaydetti. Subaşı: “Teknolojik İlerlemeler ve Dijital Dönüşüm Hızlı Bir Şekilde İlerlerken Tüm Dünyada Yeni Bir Çağın Kapılarını Açtı” Milli Teknoloji Hamlesi ile ilgili açıklamalarda bulunarak konuşmasına başlayan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Daire Başkanı Sümeyye Elif Subaşı, bu konuyla ilgili olarak ortaya koydukları stratejinin altında yatan ana sebeplerin neler olduğunu açıkladı. Subaşı, “Teknolojik ilerlemeler ve dijital dönüşüm hızlı bir şekilde ilerlerken tüm dünyada yeni bir çağın kapılarını açtı ve bu durum insanlığa bir takım faydalar sağlarken aslında yeni düzenlemelerin olması gerekliliğini ortaya koydu” dedi. Ülkelerin rekabet koşullarını değiştirmek zorunda kalması ile birlikte kendi kültür potansiyelleri ve stratejilerine yönelik yeni yol haritaları çıkarmaya başladıklarını anlatan Subaşı sözlerine şu şekilde devam etti: “Ülkemizin potansiyel insan kaynağı ile küresel rekabet koşullarına uyum sağlayacak stratejilerimizi, politikalarımızı Milli Teknoloji Hamlesi markası adı altında gerçekleştirmek için “2021 Sanayi ve Teknoloji Strateji Belgemizi” 2018 yılında ilan ettik ve bu kapsamda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Nihayetinde milli teknoloji hamlesi kritik teknolojilerde atılım sağlayarak tam bağımsızlığı getirecek, ülkemizin refah seviyesini arttıracak politikalar ve stratejiler kurmak üzerine kurulu. Strateji belgemizde 5 ana bileşen belirledik. Altyapı, yüksek teknoloji, inovasyon, girişimcilik, beşeri sermaye ve dijital dönüşüm. Bunlardan en kıymetlisi beşeri sermaye. Milli Teknoloji Hamlesinin itici gücü siz değerli gençlerdir. Üniversite sayısı, Ar-Ge sayısı, teknopark sayısı ve çalışan insan kaynağına baktığımızda ciddi manada güçlü bir ekosistemimizin olduğunu görüyoruz. Bu ekosistemi başarılı bir şekilde ileriye taşıyacak, hedeflerimizi doğru noktaya götürecek olan şey ise güçlü bir beşeri sermayedir. Cumhuriyetimizin ikinci yüz yılında tam bağımsızlık hedefimize ulaşmak istiyorsak her alanda milli teknoloji hamlemizi oluşturmazsak başarıya ulaşamayız.” Yeşiltaş: “Kritik ve Askeri Teknolojilerde Yerlilik ve Millilik Oranının Çok Yüksek Olması Önemli” Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Daire Başkanı Sümeyye Elif Subaşı’nın ardından söz alan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, savunma sanayinin Milli Teknoloji Hamlesine olan katkılarından bahsetti. Yeşiltaş konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: “Bu gün kullandığımız internetin ve cep telefonlarının içinde kullanılan sistemlerin daha öncesinde askeri teknolojilerde kullanıldığını, daha sonra sivil alana yansıtıldığını görüyoruz. Bugün dünyada onun ötesine geçen savunma ve sanayi ekosisteminin oluşmaya başladığını söylemek gerekiyor. Sivil alandan askeri alana ters bir transfer gerçekleşmeye başladı. Bu nihayetinde Türkiye’nin bağımsızlaşması ve küresel alanda gerçek bir oyuncuya dönüşmesi açısından oldukça önemli. Sadece küresel savunma pazarında değil aynı zamanda teknoloji pazarında da Türkiye’nin bir oyuncuya dönüşmesi için Milli Teknoloji Hamlesi felsefesi üzerinden oluşan mimarinin daha da öteye taşınması gerekiyor.” Demir: “Batman Üniversitesinden Mezun Olan Petrol Mühendisleri TPAO’da Çalışabilecek Potansiyele Sahip Bir Mühendis Adayıdır” Panelde bir konuşma yapan TPAO Batman Bölge Müdürü Mustafa Demir, TPAO olarak son beş yılda hem karalarda hem de denizlerde çok yoğun bir faaliyet içerisinde olduklarını söyledi. Bu büyük faaliyetler içerisinde bulunurken çok fazla malzemeye ihtiyaçlarının olduğunu ve bu malzemelerin yüzde 80’ini dışardan karşıladıklarını anlatan Demir sözlerine şu şekilde devam etti: “Üst yönetimlerimizle takımlar kurduk. Petrol endüstrisinde millileştirme teknolojileri adı altında etkinlikler düzenlendik. Bu etkinliklerle hedefimiz TPAO 2023 bütünsel dönüşüm programı içerisinde yerli imalat malzeme kullanım oranını arttırmaktı. “Biz Bize Yeteriz” mottosuyla hazırladığımız trendlerle gördük ki biz sektöre çok yabancıyız. Petrol sektörü ülkemizde çok sığ bir sektör. Sosyal medya ve görsel basında öğrendikleriniz yapılanların çok azı. Dışa bağımlılığı azaltmak için son 5 yılda 113 tane yerlileştirme projesi geliştirdik. Tamamlanan projelerimize baktığımızda en büyüklerinden bir tanesi Koca Yusuf Sondaj Kuyusudur. Tamamen milli ve yerli teknolojilerle imal edilmiş bir kule. Bu da gösteriyor ki kendi kulemizi inşa edebilecek seviyeye geldik. Petrolcülük kendi içinde birçok dinamizmi barındıran bir meslek. Metalürji, otomasyon, mekanik, jeofizik ve özünde petrolcülük sistemini içinde barındıran bir endüstri. Hangi bölümde okursanız okuyun petrol sektörü birçok disiplini kendi içinde barındıran multidisipliner bir sistem. Özellikle Batman Üniversitesinde bu alanda eğitim gören öğrencilerimiz, enerjinin pilot üniversitesinden mezun olacaklardır ve Batman Üniversitesinden mezun olmuş petrol mühendisleri TPAO’da çalışabilecek potansiyele sahip bir mühendis adayıdır.” Tür: “Yerli ve Milli Bir Enerji Projesi Hazırlamada Kendi Fikirlerinizi Önemseyin” Panelde son olarak söz alan Batman Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Rıda Tür, yenilenebilir enerji alanının hem ekonomik hem de millileşme ile ilgili büyük kazanım sağlayacak temel bir adım olduğunu söyledi. Yerli ve milli enerjinin sacayaklarından bahseden Tür sözlerine şu şekilde devam etti: “Bunlardan bir tanesi kapasite mekanizması, arz güvenliği. Yenilenebilir enerjide temel politika dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli enerji teknolojisinin arttırılması olacak. Bu bağlamda atılan adımlardan en önemlisi YEKDEM’dir. YEKDEM’in hedefi, yerli kaynaklarla enerji üretmek ve üretilen enerjinin yerli materyallerle sağlanması mekanizmasını desteklemek. YEKDEM’de yatırımcıya en cazip gelen yön, devletin YEKDEM kapasitesinde alım garantisi veriyor olmasıdır ve bu durum milli enerjide büyük bir hamledir. Biz burada öğrencilerimize proje yapma konusunda ciddi bir alt yapı hazırlamaya talibiz. Öğrencilerimizden bunun dönütünün gelmesini bekliyoruz. Yerli ve milli bir enerji projesi hazırlamada kendi fikirlerinizi önemseyin çünkü fikriniz, projeye dönüşebilir.” Program, Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İdris Demir’in katılımcılara plaket takdiminin ardından hatıra fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi. 

  • Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve SETA tarafından düzenlenen ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ paneller serisinin ilki Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) iş birliğinde Bursa’da yapıldı.

  • Bu analizde sosyal yardımlara ilişkin öncelikle zihniyet, mevzuat ve kurumsal yapıdan müteşekkil bir arka plan verilmektedir. Sonrasında uygulamaların analizi belli göstergeler ışığında anlamlandırılmaya çalışılmaktadır. Göstergeler ise Türkiye’nin son yirmi yılında merkezi yönetimin sosyal yardımlarında önemli mesafeler katedildiğine işaret etmektedir. Ancak bunların detaylı analizlerinin yapılabilmesi için göstergelerin yanında her bir sosyal yardım uygulaması için ayrı ayrı etki analizine de ihtiyaç bulunmaktadır.

  • SETA yetenekli lisans (3 ve 4. sınıf) ve lisansüstü öğrencilere akademik becerilerini geliştirmeleri ve güncel araştırma konuları hakkında bilgilenmeleri için bir kurs programı düzenlemektedir.

SETA, eğitim ve sosyal politikalar araştırmalarında Türkiye’de ve dünyadaki temel eğitim, yükseköğretim, gençlik ve bilim politikaları alanlarındaki gelişim ve değişimleri yakından takip ederek araştırmalar yapmaktadır. Hazırlanan kitap, rapor, analiz ve diğer yayınlar ile gerek kamuoyu oluşturma gerekse politika yapıcılara ışık tutma bakımından katkı sunulması hedeflenmektedir. Eğitim ve sosyal politikalar araştırmalarının başlıca çalışma alanları temel eğitim, yükseköğretim, eğitim politikaları, sosyal politikalar, bilim politikaları ve gençlik konularıdır.