Bu Konuda Daha Fazla

  • Wall Street Journal gazetesi 1 Aralık'ta Dion Nissenbaum imzalı bir haber yayımlayarak İsrail'in Lübnan, Türkiye ve Katar'da yaşayan Hamas üyelerine suikastlar planladığını iddia etti. Türk yetkililer bu iddiaya Anadolu Ajansı aracılığıyla sert bir açıklamayla yanıt verdi ve Türk Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT), farklı istihbarat örgütlerinin de girişebileceği bu tür eylemlere asla izin verilmeyeceği vurgulandı. Türkiye'de yapılabilecek bu tür eylemlerin eylemlerin hukuka aykırılığına dikkat çekilirken Mossad'ın Türkiye'deki yasal temsilcilerinin uyarıldığı açıklandı. Nitekim geçmişte, Türk istihbaratınca Mossad'ın Türkiye'deki hücrelerinin ve faaliyetlerinin ortaya çıkarılmasına yönelik istihbarat operasyonları kamuoyuna duyurulmuştu. Böyle bir haber ve Türk istihbaratının verdiği tepki dikkate alındığında müteakip dönemde Mossad'ın Türkiye dahil üçüncü ülkelerde Hamas'a saldırı arayışları ya da MİT'in Mossad tehditlerini engelleme çabalarının gölgesinde yeni bir istihbarat rekabeti başlayabileceğine işaret ediyor.

  • Dünyanın en zengin iş insanı Elon Musk, sahibi olduğu X’te (Twitter) antisemitik bir paylaşımı beğenince, aleyhinde yeni bir kampanya başladı. Media Matters adlı kuruluşun platformda antisemitik içeriğin yaygınlığı konusunda yayınladığı bir rapor, X’e reklam veren büyük Amerikan firmalarının platformdan reklamlarını çekişini tetikledi. Büyük ticari zarara uğramaya başlayan Musk, İsrail’e giderek antisemitik olmadığını göstermeye çalışır bir havadaydı. Elbette antisemitik olmadığını göstermenin yolunu İsrail’i ziyarette görmesi kendi içinde sorunlu bir yaklaşım. Anti-Semitizm’in tarihi İsrail’in tarihinden çok daha eski ve İsrail Başbakanı Netanyahu gibi liderlerin anti-Semitizm’le İsrail’in politikalarını eleştirmeyi bir tutmayı sağlamaya çalışan uzun bir geçmişi var. Musk’ın sadece ticari kaygılarla gitmiş olması da savunulabilir ancak sahibi olduğu firmaların büyük değer kayıplarına bizzat imza atmış biri olması bunun en büyük motivasyonu olmadığına işaret ediyor. Musk, ticari kayıplarını bir şekilde telafi edebileceğini ancak anti-Semitik damgasının çok daha kalıcı sonuçları olduğunu düşünüyor anlaşılan.

  • Bir sözün yarattığı etki, bir bombanın yarattığı etki ile karşılaştırılabilir mi? Masum sivilleri öldürmek bir suç olarak tanımlanırken, masum sivillerin öldürülmesini meşrulaştıran ve gerçekte mümkün kılan sözler, sorumluluktan muaf tutulabilir mi? Bir söz, ne zaman bir suç aletine dönüşebilir? Yahudileri ötekileştiren sözler antisemitizm suçu olarak tanımlanırken, Müslümanları öldüren bombaların suç unsuru olarak görülmemesi mümkün mü?

  • Yerel Yönetimler ve Dijitalleşme

  • İsrail - Filistin çatışması sırasında sosyal medya, dezenformasyonun hızla yayıldığı bir platform haline geldi. Öyle ki, ABD Başkanı Biden’ın açıklamaları bile sonrasında teyit edilemedi. Uzmanlar, resmi teyit hizmetleriyle bu haberlerin doğrusunun paylaşıldığını ancak çatışmanın ilk günlerinde yalan haberlere inanmanın kolay olduğunu belirtiyor.

SETA’nın toplum ve medya araştırma alanında çalışma odakları arasında sosyal politikalar, aile, sağlık, eğitim, şehir araştırmaları ve yönetimi, göç, toplumsal hareketler ve kültür politikaları yer almaktadır. Bu alanlardaki çıktılar hem yönetici elitlere hem de sivil topluma yönelik olarak paylaşılmaktadır.