Bu Konuda Daha Fazla

  • Bu sebeple Batı medyasının Erdoğan karşıtlığı kimseyi şaşırtmıyor. Zira 16 Nisan referandumunda da 24 Haziran seçimlerinde de aynı yerdeydiler. "Türkiye'de demokrasi yıkıldı" söylemini yıllardır tekrarlamaktan yorulmadılar. Şimdi de İstanbul seçim iptalini malzeme olarak kullanıyorlar. Ankara veya Antalya'da başkanın değişmesini görmezden gelerek "sandığa güveni" hedef alıyorlar. "Diktatörlük" hikayesini yeniden piyasaya sürüyorlar. CHP adayı lehine moral üstünlük kurmaya çabalıyorlar.

  • Nisan ayındaki iki gelişme dikkatleri bir kez daha küresel medyanın Türkiye'deki faaliyetlerine çekti. Önce 15 Nisan'da İngiltere merkezli The Indepentent bir internet gazetesi olarak Türkçe yayına başladı. Ardından 29 Nisan'da küresel medyanın dört önemli devlet kuruluşu ortak bir platform oluşturarak YouTube kanalı üzerinden sektöre girdi.

  • Türkiye'deki medya sektörü son yıllarda giderek daha fazla yabancı kaynaklı yayın organlarının varlığına sahne oluyor.

  • İran'a yönelik olarak ABD tarafından uygulanmakta olan ekonomik yaptırımlar her açıdan daha da genişletilerek sürmekte.

  • Türkiye'deki medya sektöründe yabancı grupların önemli bir payı bulunuyor. Radyo ve televizyon ile başlayan sürece şimdilerde internet gazetelerinin ilgisi yoğunlaştı.

Toplum ve Medya direktörlüğünün çalışma odakları arasında sosyal politikalar, aile, sağlık, eğitim, şehir araştırmaları ve yönetimi, göç, toplumsal hareketler ve kültür politikaları olup, bu alanlardaki çıktılar hem yönetici elite hem de sivil topluma yöneliktir.