- Bugüne kadar kilise, camii ve müze olmak üzere üç farklı statüde gördüğümüz Ayasofya hangi tarihi süreçlerden geçmiştir?
- Ayasofya’nın müze yapılma kararı hukuka uygun muydu?
Fatih Sultan Mehmet, fethin ardından Ayasofya’yı camiye dönüştürürken içinde Ayasofya’nın da yer aldığı bir vakıf ihdas etmiştir. İşte “Mehmed Han-ı Sani Bin Murad Han-ı Sani Vakfı” (II. Murad Han oğlu II. Mehmet Han Vakfı) adını taşıyan bu vakfın 1470 tarihli vakfiyesi ya da diğer bir ifadeyle vakıf senedinde Ayasofya’nın da “cami” olarak vakfedildiği belirtilmiştir. Diğer taraftan mezkur Bakanlar Kurulu Kararından iki yıl sonraya ait 19 Kasım 1936 tarihli Türkiye Cumhuriyeti tapu belgesinde de “Ebu’l-feth Sultan Mehmed Vakfı” adına “cami” olarak tescil edilmiştir. Dolayısıyla Ayasofya hukuken “hayrat taşınmaz” konumundadır. Bu sebeple mesele öncelikle vakıflar hukuku açısından incelenmelidir.
- Vakıflar hukuku göz önüne alındığında Ayasofya hangi statüde olmalıdır?
- Uluslararası hukuk Türkiye’nin Ayasofya’ya ilişkin düzenleme yapma yetkisini sınırlıyor mu?
- Danıştay’ın iptal kararı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından alınan ve Resmi Gazete’de yayımlanan Ayasofya’nın ibadete açılması kararı ne ifade ediyor?

