Meclis Anayasa Komisyonu, AK Parti'nin anayasa değişikliği teklifini görüşmek üzere toplandı. ( Abdülhamid Hoşbaş - Anadolu Ajansı )

Meclis Anayasa Komisyonu, AK Parti'nin anayasa değişikliği teklifini görüşmek üzere toplandı. ( Abdülhamid Hoşbaş - Anadolu Ajansı )

CHP’nin Anayasa Komisyonunda Gösterdiği Tavır

CHP, Anayasa komisyonunda gösterdiği tavrı genel kurulda da gösterecekmiş. Kantin solcusu vekillerini öne sürüp türlü şaklabanlıklar yapacaklarmış.

CHP seferberlik başlatmış! Teröre karşı olacak değil ya!

Anayasa değişikliği teklifinin geçmemesi içinmiş bu seferberlik.

Malum, bugün itibariyle anayasa değişikliği teklifi Meclis genel kurulunda görüşülmeye başlanacak.

CHP, Anayasa komisyonunda gösterdiği tavrı genel kurulda da gösterecekmiş.

Kantin solcusu vekillerini öne sürüp türlü şaklabanlıklar yapacaklarmış.

Allah vere de sprey boyayla Meclis duvarlarına slogan yazmasalar!

Öncelikli amaçları teklifin TBMM’den geçmesine engel olmakmış.

Bunun için öncelikle MHP’li milletvekilleri üzerinde yoğunlaşacaklarmış.

Halbuki o çok istedikleri Meral Akşener MHP’nin başına gelse, hiç bunlara gerek olur muydu? Ne yaparsınız ki alavere, dalavere siyasetiyle anca bu kadar yol alınıyor.

CHP eğer referandum kararının çıkmasına engel olamazsa bu takdirde sokaklara inecekmiş!

Halbuki sokaklara ineceğinize meydanlara çıksanız, adam gibi muhalefet yapsanız.

Kemal Kılıçdaroğlu “vatandaş can derdinde bunlar başkanlık” diye mesaj veriyor.

“15 yıl ülkeyi yönetip kan gölüne çevirdiler, şimdi başkanlık istiyorlar” diyor. Herkes kör, âlem de sersem!

Bir sensin akıllı Kemal Bey!

Türkiye’nin bugün karşı karşıya kaldığı terör tehdidi tam da Türkiye kendi ayakları üzerinde duramasın diye karşımıza çıkarılıyor.

Bugün karşı karşıya kaldığımız kalleş saldırılar tam da devlet milletin istediği şekilde yeniden inşa edilemesin diye oluyor.

Bu millet de, bu anayasa değişikliği teklifinin sahipleri de Cumhurbaşkanlığı sistemine geçtiğimizde bütün sorunlarımızın birdenbire ortadan kalkacağını düşünmüyorlar.

Fakat Türkiye’nin yönetim sistemi demokratik bir çerçeve içinde işler hale gelirse o takdirde sorunlarıyla vakit kaybetmeden halleşme imkânı doğar.

Anlamsız iç çekişmelerle vakit kaybedilmez.

Çift başlılık ortadan kalkar, istikrarlı bir siyasi yapı içinde hızlı kararlarla yol alınabilir.

En kötüsü de ne biliyor musunuz?

İnsanın kendi yararına olanı bilememesi.

Gerçi Kemal Bey CHP’nin başında ne kadar kalır bilemem ama eğer işleyen bir sistem kurulur ve CHP de yapıcı bir muhalefet yapmaya başlarsa o takdirde iktidar alternatifi haline dönüşebilir.

Kemal Bey’in ve yeni CHP’li kantin solcusu dostlarının direnci CHP’nin iktidar alternatifi olmamasına da aynı zamanda.

Fakat o vakit şimdiki gibi gayrı milli ve konforlu bir muhalefet imkânı kalmayabilir.

Çünkü eğer sahnede kalmak istiyorsanız o takdirde milletin bütününe hitap ederek siyaset yapacaksınız.

Şimdiki gibi kendinizi milletin seferberliğinden azade tutamazsınız.

Hele ki Batı’da hazırlanan ve bu ülkenin milli birliğini ortadan kaldırmaya dönük kötücül projelerin taşeronluğunu yapamazsınız.

Terör örgütü Türkiye’deki toplumsal fay hatlarını tetiklemek ve bir iç savaş ortamı oluşturmak üzere bir eylem yaptığında onun istediği mesajları vermek için vakit kaybetmeden mikrofon başına geçemezsiniz.

Yılbaşı gecesi gerçekleşen ve bizim vatandaşlarımızın, bizim misafirlerimizin katledildiği bir terör saldırısını bizi sıkıştırmak için kullanamazsınız.

Sözcünüze “milyonlarca insan yaşam biçiminden dolayı kendisini tehdit altında hissediyor” mesajı verdirterek terör örgütlerinin işini kolaylaştıramazsınız.

Belki de bunu çok iyi biliyor, belki de bunun ızdırabını çekiyorsunuz, kim bilir?

[Sabah, 9 Ocak 2017]

Etiketler: