Özkan Bilgin - Anadolu Ajansı

Özkan Bilgin - Anadolu Ajansı

2016’da Terörle Mücadelenin Envanteri

Terör örgütleri senkronize, nöbetleşe ve koordineli bir şekilde başkaları adına vekalet terörünü sürdürseler de, diğer taraftan FETÖ, PYD ve PKK ile mücadelede de çok önemli sonuçlar elde edildiği bir gerçek.

Türkiye’ye karşı terör saldırılarının içeriden ve dışarıdan koordine edildiği her terör eyleminin ardından daha da netleşiyor. Koordine edenler, terör örgütlerine sırasıyla “nöbet” yazıyorlar! Nöbetleşe gerçekleştirilen bu saldırlar, aynı zamanda senkronize bir şekilde yapılmakta. Planlama, uygulama ve hedeflenen sonuçlar o kadar senkronize ki, terör sonrası yapılan tartışmalarda kullanılacak kavram setleri bile planlayıcılar tarafından önceden düşünülüyor.

İzmir’de gerçekleştirilen hain saldırının üzerinden daha birkaç saat geçmeden ulusal bir haber kanalında hâlâ terörü değil, terörün amacına hizmet eden sonuç tartıştırılıyordu. İlgili tartışma programının alt yazılarında, “Türkiye Pakistanlaşıyor mu”, “yaşam tarzları tehlikede mi” başlıkları öne çıkarılarak, bunun üzerinden “toplum kutuplaşıyor mu?” sorusuna, “evet” cevabı alınmak için moderatör var gücü ile çaba sarf ediyordu. Tartışmaya katılanların bazıları da, kutuplaşmanın var olduğunu kendi üzerlerinden ispatlamak için, toplumun sinir uçlarına dokunan ne kadar kavram seti varsa ekrana boca ediyorlardı.

Allahtan, toplumumuz o saatlerde, İzmir’de, teröristlere karşı son kurşununa kadar, kahramanca mücadele ederek birçok insanın hayatını kurtaran polis memuru Fethi Sekin’in kahramanlığı etrafında birlik ve beraberlik kıyamına durmuştu. Bu anlamda, “toplum kutuplaşıyor mu?” şeklindeki stratejik sorulara en güzel cevabı, toplum bizzat kendisi veriyordu. Bakmayın siz birkaç TV kanalı, gazete ve birkaç bin sosyal medya kullanıcısının hezeyanlarına. Bu toplumda, Ömer Halisdemir ve Fethi Sekin gibi kahramanlar bitmez.

Terör örgütleri senkronize, nöbetleşe ve koordineli bir şekilde başkaları adına vekalet terörünü sürdürseler de, diğer taraftan FETÖ, PYD ve PKK ile mücadelede de çok önemli sonuçlar elde edildiği bir gerçek. Geçtiğimiz hafta içinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmalarda aktardığı rakamlar bu mücadelenin mahiyetini göstermesi bakımından önemli. Bu yazıda bu rakamlardan bazılarını aktarmaya çalışacağım.

Son üç ayda PKK’nın girilemez zannettiği 125 üs ve barınma bölgelerine 5.826 operasyon gerçekleştirilmiş. Bölgede tespit edilen 805 adet sığınak, barınak imha edilmiş, bunun 485’i kış şartlarının ağır bastığı son üç ay içerisinde gerçekleştirilmiş.

Bunun yanında, 2016 yılı içerisinde terör eylemi ile ilgili 339 önemli olay gerçekleşmeden engellenmiş. Engellenen eylemlerin örgütlere yönelik dağılımı şu şekilde: 313’i PKK, 22’si DEAŞ ve 4’ü radikal sol örgütler…

61 bombalı araç ve 247 patlayıcının engellenmesi; 23 canlı bomba şüphelisi ve eylem yapacak 42 terör örgütü mensubunun yakalanması ise devletin terörle mücadelede etkinliğini göstermesi bakımından çok önemli.

PKK’ya katılım 2015 yılında 3.572 iken; 2016’da 559’a düşmüş. Son iki ayda ise katılım oranı neredeyse sonlanmış ve 5’e kadar gerilemiş. Sadece katılanlar değil aynı zamanda örgütten kaçmalar da hızlanmış ve 2016 yılında 457 kişi terör örgütünden kaçarak devlete ve adli makamlara sığınmış. 2016 yılında 80’i arananlar listesinde olmak üzere, örgütün üst düzey 110 militanı etkisiz hâle getirilmiş.

Devletin DEAŞ’a yönelik operasyonlarında da ciddi başarılar elde ettiği rakamlardan anlaşılmakta. 2016 yılı içerisinde 1.531’i yabancı olmak üzere 3.506 DEAŞ mensubu gözaltına alınmış, 694’ü yabancı olmak üzere 1.338 kişi tutuklanmış. Yine yabancı teröristlerle ilgili; 145 ülkeden 52.072’kişiye Türkiye’ye giriş yasağı konmuş. 98 ülkeden 4.019 kişi ise sınır dışı edilmiş…

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun aktardığı rakamlara bakıldığında diğer bir terör örgütü FETÖ ile mücadele konusunda da devletteki kararlılığın devam ettiği aşikâr. FETÖ ile ilgili mücadelede bugüne kadar 92.538 kişi gözaltına alınmış, bunların 41.749’u tutuklanmış. 779’unun ise gözaltı işlemlerinin devam etmekte olduğu anlaşılıyor.

FETÖ, DEAŞ ve PKK’nın nöbetleşe ve senkronize bir şekilde gerçekleştirdikleri saldırıların tamamen önlenmesinin zor olduğu muhakkak. Diğer taraftan, her geçen gün devletin bu örgütlere yönelik mücadelesinin başarı oranının da arttığı başka bir gerçeklik…

[Türkiye, 7 Ocak 2017]

Etiketler: