ABD ile ilişkilerde yaşanan sorunlar ve çok sayıdaki temel anlaşmazlık konusu artık hem Türk kamuoyunu hem de karar alıcıları yormuş durumda. ABD'nin PYD ve FETÖ'ye vermekte olduğu destek; Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi almasına karşıtlığı ve bu doğrultuda gündeme gelen yaptırımlar; Halkbank Davasını Türkiye aleyhinde sopa olarak kullanılmaya devam edilmesi; Ermeni iddialarının kongre gündeminde kullanılması, Türkiye'nin proje ortağı olduğu F-35 uçaklarının çeşitli bahanelerle teslim edilmemesi; ABD'nin Doğu Akdeniz denkleminde Türkiye'nin karşısından yer alması gibi birçok zorlu dosya iki ülke ilişkilerini son derece olumsuz etkilemekte. Bunun yanı sıra ABD basınında, düşünce kuruluşlarında, akademisinde ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında oluşan Türkiye karşıtı görüşler ise artık kemikleşmiş durumda. Bu durum kendi kendini yeniden üreten ve teyit eden ve rasyonel temel ve somut dayanaklardan yoksun Türkiye karşıtı bir nefret söylemine evrilmiştir. Bu oluşumda FETÖ ve PKK lobisinin çalışmalarının yanı sıra Washington'da Türkiye karşıtlığını destekleyen lobilerin de etkisi bulunmaktadır. Mevcut durum Türk-Amerikan ilişkilerini zehirlemekte ve iki ülkenin uzun vadeli stratejik çıkarlarına da zarar verir duruma gelmiştir.
[Sabah, 23 Kasım 2019]

