Trump'ın açıklaması Suriye'de Fırat'ın doğusuna yönelik askeri operasyon hazırlığı içindeki Türkiye'de son derece olumlu karşılandı. Açıklamanın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından gelmesi iki lider arasında bir anlaşmaya varıldığı yorumlarına yol açtı. Aynı günün sabahı ABD Kongresinin Türkiye'ye Patriot füze sisteminin satışını onaylaması Türkiye ile ABD arasında daha kapsamlı bir mutabakata varıldığı izleniminin oluşmasına neden oldu. Türkiye ve ABD'nin Suriye'de askeri olarak karşı karşıya gelmeleri iki NATO müttefiki arasında tamir edilmesi güç bir krizi ortaya çıkarabilirdi. Böylesi bir kriz ABD Başkanı'nın kararı ile engellenmiş oldu. Eş zamanlı olarak gerçekleşen Türkiye'ye Patriot satışının onaylanması, Suriye'den asker çekme kararı ve ABD'de FETÖ mensuplarına yönelik soruşturma başlatılması gelişmeleri bir arada düşünüldüğünde Washington'ın Ankara'ya dair yaklaşımında kapsamlı bir değişiklik yaşandığı izlenimini vermekte.
Washington'da Ankara'yı baskı ve tehditlerle köşeye sıkıştırarak diz çöktürtmeyi savunan Türkiye düşmanı bürokrat ve danışmanlar Trump yönetiminin tavrından en fazla rahatsızlık duyan kesim oldu. Trump yönetiminin Türkiye'yi tekrar kendi yanında Ortadoğu denklemine dahil etmesi kolay ulaşılabilecek bir hedef değildir. Türkiye'yi de hedef alan İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'dan oluşan ittifak başta Yemen'de olmak üzere Irak ve Lübnan'da başarısız olmuştur. Kaşıkçı cinayetiyle ortaya çıkan son fiyasko bu ittifakı ABD'nin bölgesel çıkarlarını korumak açısından güvenilir bir seçenek olmadığını daha net bir şekilde ortaya koymuştur.

