Kasımın ilk haftasında Ortadoğu'nun iki iddialı bölgesel gücü farklı sebeplerle dünya gündeminde. İlki, ABD'nin bilinen hasmı İran. Tahran, Trump yönetiminin nükleer anlaşmadan çekilmesi sonrası ilan ettiği ikinci dalga yaptırımlarla yüz yüze. İkincisi de ABD'nin klasik müttefiki Suudi Arabistan. Riyad'a ilişkin de muhtemel yaptırımlardan konuşuluyor. Suud yönetimi Yemen'deki sivil katliamlar, Katar ablukası ve Lübnan'a karışması sebebiyle Amerikan medyasının ve Senato'nun eleştirilerinin odağında. İkisi de, İsrail'in yanı sıra, Arap isyanlarının bastırılmasından en fazla istifade eden ülkelerdi. Tahran, Şii milisleri ile Suriye başta olmak üzere bölgede kaosu ve çatışmayı artıran bir politika izledi. Sisi darbesini destekleyen karşı devrimci Riyad ise hem halkların talebini bastırmayı tercih etti. Hem de İran'ı karşısına alan yeni bir bölgesel dizayna yöneldi.
[Sabah, 2 Kasım 2018].

