Yepyeni Bir Kimlik Siyaseti Fırtınasına Giriyoruz

Yepyeni Bir Kimlik Siyaseti Fırtınasına Giriyoruz

Erdoğan'ın Prag dönüşü uçakta gazetecilerle sohbette KKTC'de SİHAların konuşlandırılması ve başörtüsü, Alevi açılımı ile aile koruma kararlılığına dair söyledikleri gündeme oturdu.
Paylaş:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı her zirvede büyük ilgi görüyor. Şanghay İş birliği Örgütü'nün Semerkand Zirvesi'nde ve BM 77. Genel Kurulu toplantıları sırasında durumu buydu. Perşembe günü Prag'daki Avrupa Siyasal Topluluğu zirvesinde de durum değişmedi. Yirmi yıllık tecrübesi ve Rusya-Ukrayna savaşında yürüttüğü istisnai diplomasi sebebiyle Erdoğan, bu tür zirvelerde liderlik farkına ortaya koyuyor. Prag Zirvesinde Erdoğan ile görüşebilenler liderler vardı, bir de görüşmek isteyip görüşemeyenler... Erdoğan'ın Fransız Cumhurbaşkanı Macron'u Türk birliğine davet etmesi ve Ermenistan Başbakanı Paşinyan ile görüşmesi öne çıktı. Avrupalı liderlerin aracılık çabalarına rağmen Erdoğan ile görüşemeyenler ise Yunanistan Başbakanı Miçotakis ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Anastasiadis oldu.

***

Prag Zirvesi'nde Erdoğan'ın basın açıklamalarında beş husus önemliydi. 

  1. Türkiye, Avrupa Siyasal Topluluğu'nu AB sürecine alternatif olarak görmüyor. 
  2. Ankara, Erivan ile ön şart olmadan normalleşmeye hazırdır, yeter ki Azerbaycan ve Ermenistan arasında barış için gerekli adımlar atılsın.
  3. Erdoğan, vakti geldiğinde Esed ile görüşebilecek. 
  4. İsveç konusunda değişim yok iken Finlandiya'nın NATO üyeliği için yeşil ışık verildi.
  5. Yunanistan'a yönelik "bir gece ansızın geliriz" cümlesi blöf değil, ciddi bir uyarı. 
            

***

4 cemevinin açılış ve 7cemevinin temel atma törenindeKültür veCemevi Başkanlığı'nın kurulacağını

[caption id="attachment_91772" align="aligncenter" width="1024"] 7 Ekim 2022 | Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şahkulu Sultan Dergahı ve Cemevi'nde düzenlenen Cemevleri Temel Atma ve Toplu Açılış Töreni'ne katıldı. (Foto: Mustafa Kamacı / AA)[/caption]

***

İbadethane statüsünün Türk devlet ve laiklik anlayışında radikal bir değişime karşılık geldiği açık.        

Devlet kurumu çatısı altında toplanmaya karşı çıkan Alevi grupların bu çözümü de eleştirmesi şaşırtıcı olmayacak. Devletin bu kurumla sivil toplumu kontrol edeceği suçlaması dahi beklenebilir. Türk laikliğinin ana yapısı değiştirilmedikçe (devletin din kurumları üzerindeki tekeli sona erdirilmedikçe) daha farklı bir çözüm üretilemez. Bu durumda da Türkiye'de çok farklı bir din-devlet ilişkileri tartışması başlar.

[Sabah, 8 Ekim 2022].


Paylaş:
İLGİLİ YAYINLAR