Donald Trump'ın, yardımcısı Mike Pence’in ve ABD'nin Berlin Büyükelçisi Richard Grenell’in Almanya’yı hedef alan eleştiri ve tehditleri, Almanya’daki birçok politikacının huzurunu kaçırmış durumda.
Askeri harcamaların azaltılması
Ticarî üstünlüğü koruma arzusu
İki ülke arasındaki meselelerde ABD yönetiminin takındığı dayatmacı tavrın, Almanya’yı ABD ile var olan güvenlik ortaklığının geleceğine dair nasıl bir tutum izlemeye sevk edeceği sorulmaya değer bir sorudur
Enerjide Rusya’ya bağımlılık
ABD’nin Kuzey Akım-2’nin durdurulması konusunda Almanya’ya yönelik baskıları ise hem güvenlik hem de ekonomik gerekçelerle açıklanabilir. Güvenlik açısından bakıldığında, ABD yönetimi, Ukrayna ve Gürcistan’ın toprak bütünlüğüne yönelik saldırıda bulunan ve Avrupa’da zehirli maddelerle muhaliflere yönelik suikastlar düzenlediği düşünülen Rusya’nın, ekonomik işbirlikleriyle ödüllendirilmemesi gerektiğini düşünüyor. Obama döneminden beri Moskova’nın saldırganlığına karşı ülkelerinin pasif bir politika izlediğini düşünen ve bundan rahatsız olan ABD’deki sert güç taraftarları, Rusya’nın çevrelenmesine yönelik bir politikaya yönelirken, Almanya gibi müttefik ülkelerin de bu politikaya destek vermesini bekliyorlar. Bunun yanında Almanya’nın enerji konusunda zaten belirli oranda bağımlı olduğu Rusya ile yeni enerji işbirliklerine girmek yerine, ABD’den sıvılaştırılmış kaya gazı alması gerektiğini düşündükleri söylenebilir. Almanya’nın bir yandan Rusya ile gaz ve petrol anlaşmaları yapıp bu ülkeye milyarlarca dolar öderken, kendisini Rusya karşısında koruması için ABD’den yardım beklemesini eleştiren Trump’ın Almanya’yı enerji konusunda tamamen Rusya’ya bağımlı ilan eden konuşmaları, Washington ile Berlin’in ilişkilerinin geldiği noktayı göstermesi açısından önemli.
İran’a yönelik yaptırımlar
Huawei yaptırımı
Güvenlik ortaklığının geleceği
Bush ve Obama dönemlerinde büyük ölçüde sorunsuz devam eden bu ittifak, Trump’ın ABD başkanı olmasıyla birlikte büyük meydan okumalarla karşı karşıya kaldı. Ülkesinin Almanya’ya sunduğu güvenlik şemsiyesi karşılığında Berlin’in agresif ticaret politikasının mağduru olduğunu düşünen Trump, bir yandan bu “haksızlığa” son vermeye çalışırken bir yandan da İran, Rusya ve Çin’den kaynaklandığını düşündüğü tehditlere karşı da Almanya’yı kendisiyle aynı “hizaya getirme” arzusunda. ABD-Almanya güvenlik ve ekonomik ortaklığının Trump’tan gelen bu baskılara dayanacak kadar esnek olup olmadığını ise zaman gösterecek. Eğer bu ortaklık yeterince esnek değilse ve kırılırsa, bunun bütün Avrupa ve dünya açısından ciddi sonuçları olacaktır.
[AA, 17 Nisan 2019]

