Sarı Yelekliler kimlerdir ve talepleri nelerdir?
Ancak protestolarda kullanılan sloganlar sadece liberal kapitalizme, mevcut yüzde 10’luk işsizlik oranına ve küreselleşmeye yönelik argümanlardan değil Fransız elitizmine karşı söylemlerden de oluşmuştur. Örneğin Fransız Kraliçe Marie Antoinette’nin ünlü sözü “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler”, “Macron istifa!” veya “Bu sistem yok edilmeli” gibi sloganlar Fransız eliti ile toplum arasında derin bir kopma olduğuna işaret etmektedir. Bir başka örnekse Sarı Yelekliler’in protestolarını ağır bir şekilde eleştiren Fransız Maliye Bakanı Gérald Darmanin’in geçen hafta iki kişilik akşam yemeğine 200 avro hesap ödemesinin ortaya çıkmasıdır. Bu durum 1.150 avro net asgari maaş kazanan Fransız toplumunda büyük bir yankı buldu ve Fransa’daki elitlerin halka karşı üsten bakışı sert şekilde eleştirildi.
Sarı Yelekliler sosyolojik olarak hangi gruplardan oluşmaktadır?
Sarı Yelekliler’in sosyolojisi hem isyan hareketinin karmaşıklığına hem de merkez partiler arasındaki liberal dengenin çöktüğüne işaret etmektedir. Zira sendikalarla birlikte aşırı sağ ve aşırı sol partiler bu protestoları desteklerken eski merkez sosyalist ve cumhuriyetçilerin oluşturduğu Macron hükümeti bu hareketin sadece sağcılık, ırkçılık ve milliyetçilikten ibaret olduğu yönünde eleştiride bulunmuş ve eylemleri sert bir dille kınamıştır. Başka bir ifade ile eğer Sarı Yelekliler’in protestoları büyümeye devam ederse liberal, Avrupacı ve küreselci olan Fransız elitinin konumunun sarsıldığına şahit olabiliriz.
Sarı Yelekliler’in protestoları Fransa’daki siyasal kutuplaşmayı ne kadar yansıtmaktadır?
“Liberal denge” ifadesiyle küreselleşme taraftarlığı, mevcut AB politikalarını destekleme, liberal kapitalizm ve girişimcilik değerlerini vurgulayan siyasal akım kastedilmektedir. Bu kesimde yer alanlar daha çok ülkedeki zengin kesimi oluşturan ve büyük şehirlerde ikamet eden üst-orta ve elit sınıftır. “Aşırı solcu”luk liberal ekonomi karşıtlığı, kemer sıkma politikalarına ve Merkelci AB’ye tepki, sürdürülebilir bir çevre ve sosyal kalkınmayı destekleme ve Fransız elitizmine eleştiriyi vurgulayan siyasal akıma karşılık gelmektedir. “Aşırı sağcı”lık ise büyük Fransa özlemi, göçmen karşıtlığı, sözde İslami işgalden korku, milliyetçilik, Merkelci AB’ye ve Fransız elitizmine tepki etrafında gelişen siyasal akımdır. Aşırı sağ ve aşırı sol çok farklı bir ideolojik yapıdan gelmesine rağmen Merkelci AB karşıtlığı ve Fransız elitizmine tepkiyi vurgulamakta ve Sarı Yelekliler’in protestolarında yer almaktadır.
Sarı Yelekliler’in protestolarını diğer protestolardan ayıran özellikler nelerdir?
İkinci olarak eylemciler 17 Kasım’dan itibaren ana caddeleri, dönel kavşakları, otoyol girişlerini kapatmış, polis gibi davranarak vatandaşlara çeşitli yasaklamalar uygulamaya ve bazı emirler vermeye başlamıştır. Birçoğu hayatında ilk defa protestoya katılan eylemciler gösterileri hiçbir güvenlik tedbiri olmadan ve herhangi bir kurumla irtibat kurmadan spontane bir şekilde başlatmıştır. Bu nedenle trafik kazası, kavga ve polise meydan okuma gibi olaylar yaşanmış, en az iki kişi hayatını kaybetmiş ve yaklaşık 600 kişi yaralanmıştır (polis ve jandarma kuvvetlerinden ise takriben 100 kişi yaralanmıştır). Buna rağmen son anketlere göre Fransızların yüzde 77’sinin bu protestoları desteklemesi ve yüzde 66’sının da eylemlerin devam etmesi gerektiğini düşünmesi Sarı Yelekliler hareketinin sadece solcu veya sağcı bir eğilim olmadığını, genel toplumsal öfkeyi yansıttığını göstermektedir. Sorbonne Üniversitesi Tarih Profesörü Michel Pigenet’e göre bütün ülkede görülen hayat pahalılığına yönelik tepkiyi temsil eden sosyal eylemler aynen 1789 Fransız Devrimi gibi mevcut iktidara ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
Sarı Yelekliler’in protestoları Fransız siyasetini nasıl etkileyecektir?
Facebook Live platformu üzerinden konuşması için Sarı Yelekliler hareketi adına sekiz “sözcü” belirlenmiştir. Bu sözcüler Fransız hükümetiyle müzakere ederek yedi konuyu tartışmayı istemektedir. Bu konular enerji üzerindeki vergiler, boş olarak verilen oyların tanınması, yabancı bitkisel ilacı (glifosat) kullanımı, vatandaşlar tarafından yasa taslağı oluşturulması, işveren giderlerindeki düşüş, asgari ücretin artırılması, cinsiyet eşitliği ve eşit maaş, emeklilik yardımı artışı, devlet yardımlarının yükseltilmesi ve meclislerde seçilmiş temsilcilerin zorunlu varlığı şeklinde listelenmiştir. Fransız Çevre Bakanı François de Rugy Sarı Yelekliler’in “sözcü”leri ile görüşmeyi kabul etmiştir.
Ancak Sarı Yelekliler’in toplumsal hareketiyle elitleri temsil eden Fransız hükümeti arasındaki anlaşmazlığın büyümesi halinde iki senaryo ortaya çıkmaktadır: protestoların bastırılması veya hükümetin düşürülmesi. Bu iki senaryo dışında halkın öfkesinin yatıştırılmasına yönelik bir seçenek hükümet nezdinde geniş yer bulmayacaktır. Diğer yandan eğer protestolar kendiliğinden hafiflerse ne protestoların bastırılması ne de hükümetin düşürülmesi gerçekleşecektir. Fakat yine de yapılan protestoların merkez partiler arasındaki liberal denge üzerinde büyük tesiri olacaktır.

