- Rusya Federasyonu Büyükelçisi Andrey Karlov’a düzenlenen suikastın hedefi nedir?
Bu noktada Suriye’ye ilişkin iki önemli süreçten bahsedilebilir. Birincisi, Halep’ten sivillerin tahliyesi konusunda Türkiye ile Rusya arasındaki mutabakattır. Tahliye mutabakatının İran’ın ve rejimin müdahalelerine rağmen devam etmesi için Türkiye ve Rusya irade ortaya koymaktadır. Hatta bu tahliyeler rejim-İran ile Rusya’nın siyaseten farklılaştığı bir alandır. Mutabakatın uygulanmasının garantörü de Türkiye ve Rusya’dır ki bu iki ülkenin ilişkilerindeki gerginlik tahliye mutabakatının ortadan kalkmasına sebep olacaktır. İkincisi ise Astana’da yapılması öngörülen Suriye görüşmeleridir. Hem Türkiye-Rusya-İran toplantısı hem de Astana’da başlatılmaya çalışılan yeni süreç, Suriye krizinin siyasi çözümü için büyük önem taşımaktadır. Bu süreç Suriye krizine dair Amerikan inisiyatifinin de sınırlandırılması anlamını taşımaktadır. Bu sebepten bu kritik dönemde yapılan suikast Suriye görüşmelerinin akamete uğramasını temin etme amacı da taşımaktadır.
- Suikastın faili hakkında neler söylenebilir?
Failin geçmişinde kuvvetli FETÖ izleri bulunmaktadır. Bunlardan ilki çalıştığı kurum olan Emniyet Teşkilatı’nın geçmişte FETÖ yapılanmasının merkez kurumlarından birisi olmasıdır. 15 Temmuz sonrasındaki görevden almalar ve açığa almalarla dahi hala FETÖ mensuplarının teşkilatın içerisinde bulunduğu tahmin edilmektedir. Zira uzun yıllar boyunca Emniyet Teşkilatı’nın kilit kurumları ve pozisyonlarını elinde tutan FETÖ, bu kurumun bazı promosyonlarına tulum şeklinde mensuplarını yerleştirmiştir. Katilin mezun olduğu okul olan İzmir Rüştü Ünsal Polis Okulu da bunlardan birisidir. Katilin aynı zamanda Polis Okulu sorularının çalınmasına ilişkin davadan daha önce açığa alındığı, 15 Temmuz’da özel izin kullandığı ve FETÖ’nün kilit isimlerinden birisinin evinde oturduğuna dair iddialar da mevcuttur. Nihayetinde polis içerisinde bu tarz uluslararası çapta operasyon yapabilecek ve tabiri caizse bir intihar saldırısı düzenleyecek yapılanma ve inanışa sahip FETÖ’den başka bir örgüt yoktur. Rusya kamuoyunda da saldırganın FETÖ’cü geçmişine dair iddialar tartışılmış ve FETÖ-ABD bağlantısı kurulmuştur.
- Suikasta yönelik tepkiler nasıl okunmalı?
Kriz yönetiminin son derece dikkatli ve hassas bir şekilde yürütülmesinin arkasında yatan temel sebepler arasında iki ülkenin kısa bir zaman önce yaşadığı krizden kaynaklanan tecrübeler ve bu krizin aşılması için süren diplomatik çabaların halihazırda devam etmesi gösterilebilir. Ayrıca Suriye krizi konusunda bölgesel ölçekte Rusya, Türkiye ve İran arasında halihazırda devam eden diplomatik sürecin hassas bir zemin üzerinde devam ediyor olması, tarafların ortak bir tepki vermesinin arkasındaki gerekçelerden biri olarak gösterilebilir.
- Suikastın sonuçları neler olabilir?
Önümüzdeki dönemde bu suikastın birkaç düzeyde sonuçları olabilir. İlk olarak ikili ilişkilerinin daha sağlamlaşması süreci yaşanabilir. Her iki ülkenin Batı ile olan ilişkilerindeki gerginlikleri iki ülkeyi birbirine daha da yakınlaştırmaktadır. Her ne kadar Moskova-Ankara arasında üzerinde uzlaşmazlık olan birçok siyasi sorun olmasına rağmen taraflar belirli ölçülerde ilişkilerinde stratejik bir rasyonalite modelini devreye sokmaktadır. Buna göre uzlaşmazlık alanları diplomatik kanallar ile çözülmeye çalışılırken ekonomik alandaki ilişkilerinin siyasi alandaki uzlaşmazlık konularından etkilenmesine izin verilmemektedir.
İkinci olarak Moskova-Ankara arasında Suriye üzerinde siyasi bir çözümün hayata geçirilmesi için Tahran’ın da dahil olduğu yeni bir çözüm süreci daha da ivme kazanabilir. ABD’nin DEAŞ ile mücadeleye odaklanarak bütün bir Suriye krizini PYD-YPG’ye desteğe indirgemiş olması, söz konusu çözüm sürecinden dışlanmasını da beraberinde getirebilir. Bir bütün olarak bakıldığında suikastın Türk-Rus ilişkilerini geliştireceğini söylemek mümkündür.
- Suikastın Suriye krizine yansımaları nasıl olabilir?

