1- Türkiye için Avrupa Birliği ne anlama geliyor?
Schröder sonrasında başbakan olan Angela Merkel'in Türkiye'nin tam üyeliğini açık söylemleriyle reddetmesi ilişkilerin bozulmasına yol açmıştır. Yine aynı dönemde Almanya'nın olumsuz tutumuna ek olarak Fransa ve Avusturya gibi ülkelerden Türkiye'nin AB üyeliği konusunda gelen olumsuz açıklamalar taraflar arasındaki mesafeyi daha da açmıştır.
Bu dönemde artık AB üyeliği konusu Türkiye için bir tutku olmaktan çıkmış, rasyonel çıkarlar doğrultusunda gerçekleştirilmesi faydalı bir hedefe dönüşmüştür. Yani AB'nin Ankara'dan gerçekleştirmesini istediği adımlar Türkiye'nin çıkarlarına açık bir şekilde aykırı ise bu konuda Brüksel'in taleplerine karşı çıkılmıştır. AB ülkelerinin de kendi çıkarları açısından gerekli gördükleri durumlarda çekinmeden AB hukukunu askıya aldıkları sık sık görülmektedir. Fransa'nın terör saldırıları sonrasında uzun zamandır uyguladığı olağanüstü hal uygulaması ve çok sayıda birlik üyesinin Schengen düzenlemelerini askıya alarak sınır kontrollerine yeniden başlaması ve serbest dolaşıma engeller getirmesi buna örnek olarak gösterilebilir.
2- Suriye'deki iç savaş Türkiye-AB ilişkilerini nasıl etkiledi?
Bu konuda Almanya'nın daha küçük prototipi olarak görülebilecek olan ve mülteci meselesinde Almanya kadar sorun yaşayan Avusturya'da Nisan ayında yapılan cumhurbaşkanlığı ilk tur seçim sonuçları Almanya'daki bu endişenin ne kadar doğru olduğunu ispatlamıştır. Avusturya seçimlerinde aşırı sağcı parti FPÖ'nün adayı Norbert Hofer'in yüzde 35 gibi oldukça yüksek bir oy alması ve bu ülkedeki merkez sağ ve merkez sol partilerin adaylarının yüzde 11 civarında oyla ancak dördüncü ve beşinci sırada yer alarak ikinci tura kalamamaları mülteci sorununun Avrupa siyasetini nasıl etkilediğinin açıkça göstermektedir.
Karşılaştıkları mülteci sorununu çözme konusunda bu şekilde acze düşen AB ülkeleri meselenin kendilerine ve Avrupa'daki birlik fikrine daha fazla zarar vermesine izin vermek istemedikleri için Ankara'nın kapısını çaldılar ve Türkiye'nin yardımını istediler. Kapısını çaldıkları Ankara'nın o dönemde AB üyeliğini bir "tutku" olarak mı, yoksa "çıkarlara zarar vermeden gerçekleştirilmesi gereken rasyonel bir hedef" olarak mı gördüğü Türkiye- AB ilişkilerinin bundan sonraki seyrini belirledi.
3- AB üyeliği Türkiye'de eskisi kadar gündeme gelmiyor. AB üyeliğinin Türkiye için önemi ne?
Bu süreçte Ankara'nın Brüksel'den AB üyelik sürecinin canlandırılmasını talep etmesi ise AK Parti hükümetinin AB üyeliği konusundaki isteğinin devam ettiğinin açık göstergesi olmuştur. AB'ye yön veren Almanya gibi ülkelerin en sıkışmış oldukları dönemde Türkiye'nin taleplerinin, AB ile ilişkilerini ileriye götürecek adımlar olan müzakerelerde yeni fasıllar açılması ve vizesiz seyahate yoğunlaşması Ankara'nın bu konuda hala istekli olduğunu göstermektedir. Ancak Brüksel'in bu süreçte Türkiye ile AB arasında yapılan zirve toplantıları sonrasında imzalanan 18 Mart 2016 anlaşmasının en önemli düzenlemeleri arasında yer alan vizesiz seyahat konusundaki politikası asıl sorunun Türkiye'nin değil AB'nin isteksizliği olduğuna işaret etmektedir.
4- Türkiye-AB anlaşmasının önündeki engeller neler?
Bu kriterler arasında en fazla sorun oluşturan ise terörle mücadele konusunda AB'nin Türkiye'den taleplerinin Ankara tarafından ülkenin çıkarlarına zarar verecek istekler olarak görülmesidir. Hükümet AB üyeliği konusunda Brüksel'den talep edilen reformları gerçekleştirmek konusunda istekli davransa da, bu talepler doğrultusunda atması beklenen bazı adımların Türkiye'nin ekonomik, güvenlik veya siyasi çıkarlarına zarar vereceği algısı söz konusu olduğunda karşı bir pozisyon belirlemektedir. Bu AK Parti hükümetinin, "her ne pahasına olursa olsun" anlamına gelen "tutku" düzeyinde bir AB üyelik hedefine sahip olmamasının doğal bir sonucudur.
5- AB'nin terörle mücadele konusundaki taleplerini Türkiye'nin karşılaması mümkün mü?
NATO'nun Soğuk Savaş sonrasında güvenlik doktrininde yaptığı değişiklikle terörizmi ittifaka yönelik en büyük tehditler arasına yerleştirmesine rağmen, çoğu NATO üyesi olan AB ülkelerinin Türkiye'den Avrupa'nın güvenliği için katkı beklerken, kendilerinin Türkiye'nin güvenliğine zarar verecek tutum içerisinde bulunmaları Türkiye-AB ilişkilerini zora sokmaktadır.
6- Geri Kabul Anlaşması ve vize serbestisi bu şartlarda gerçekleşebilir mi?
[Sabah Perspektif, 14 Mayıs 2016]

