GİRİŞ
2025 yılı Türkiye siyasetinde kapsamlı dönüşümler, yeni normalleşme arayışları ve
“Terörsüz Türkiye” süreciyle birlikte iç güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bir
dönem olarak öne çıktı. Siyasi aktörlerin her biri sürecin oluşturduğu yeni iklimde
kendi pozisyonlarını yeniden tanımlarken bir yandan da yerel yönetimlerden dış politikaya, parti içi yapılanmalardan anayasa tartışmalarına uzanan geniş bir gündemle
karşı karşıya geldi. Cumhurbaşkanlığı makamının iç ve dış politikalardaki belirleyici
rolü, iktidar partisinin yeniden yapılanması, muhalefet partilerindeki iç dinamikler
ve Mecliste yürütülen komisyon çalışmaları 2025’i çok boyutlu siyasal hareketlilik
dönemi haline getirdi.
CUMHURBAŞKANLIĞI
2024 yılı Türkiye Cumhuriyeti’nde uluslararası alanda yoğun bir diplomasi trafiği
ve önemli görev değişimleriyle başlamıştı. Yılın başında merkez bankası başkanı ve
sonrasında Temmuz ayında kabinede değişimler gerçekleşti. İç güvenlik tarafında 23
Ekim’de TUSAŞ tesislerine düzenlenen ve 5 kişinin şehit olduğu terör saldırısı yılın
en acı olaylarından biri olarak kayıtlara geçti. Öte yandan 10 Ağustos’ta Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın açılışı ve 4 Eylül’de Adana’daki TEKNOFEST gibi
önemli organizasyonlar ülkenin altyapı ve savunma sanayiindeki ilerlemesini gözler
önüne serdi.
Dış politikada Cumhurbaşkanı Erdoğan küresel ve bölgesel düzeylerde aktif bir
rol üstlendi. Şubat’ta Mısır’a yapılan tarihi ziyaret ve Nisan’da Irak ziyareti ile bölgesel
ilişkiler güçlendirildi. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in ziyaretiyle komşuluk ilişkilerindeki olumlu seyir sürdü. Türkiye küresel alanda ise G7, NATO, ŞİÖ
ve G20 gibi kilit zirvelerde temsil edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 22 Eylül’de
Birleşmiş Milletler (BM) 79. Genel Kurulundaki konuşmasında BM’nin yapısını ve
İsrail’in Gazze’deki soykırımını sert şekilde eleştirmesi Türkiye’nin küresel siyasetteki
cesur duruşunu ve adalet çağrısını netleştirdi. Ayrıca BRICS ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) zirvelerine katılım çok kutuplu dış politika stratejisinin önceliklerini
belirledi.
ADALET VE KALKINMA PARTİSİ (AK PARTİ)
2025 yılı AK Parti açısından hem parti içi yeniden yapılanmanın hem de güvenlik,
dış politika ve yasama alanlarında yoğun gündemlerin iç içe geçtiği bir dönem oldu.
12 Ekim 2024’te başlayan il kongreleri 23 Şubat 2025’te Ankara Spor Salonu’nda gerçekleştirilen 8. Olağan Büyük Kongre ile tamamlandı. Temmuz’da Kızılcahamam’da düzenlenen 32. İstişare ve Değerlendirme Kampı ise kongre sonrası dönemin önceliklerinin topluca ele alındığı ilk geniş toplantı olarak öne çıktı.
İç siyaset ve güvenlik alanında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Ekim
2024’te başlattığı “Terörsüz Türkiye” süreci AK Parti’nin 2025 gündeminin merkezinde yer aldı. Bu süreç kapsamında hem TBMM’de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve
Demokrasi Komisyonunun oluşturulması hem de farklı siyasi partilerle yürütülen
temaslar dikkat çekti. Dış politikada Suriye’de 8 Aralık devrimi sonrası ortaya çıkan
yeni tablo ve Filistin/Gazze meselesi parti söyleminde öne çıkan başlıklar oldu. Yasama alanında ise “Aile On Yılı” çerçevesindeki düzenlemeler, yeni anayasa tartışmaları, 11. Yargı Reformu ve Trafik Kanunu’na yönelik değişiklikler AK Parti’nin Meclis
gündemini şekillendirdi.
