Enerjisine Kavuşan Türkiye

Enerjisine Kavuşan Türkiye

Karadeniz’de keşfedilen doğalgaz rezervi yalnızca ekonomik boyutuyla değil, stratejik açıdan da epey önemli ve Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda uluslararası siyasette alacağı konum açısından da tarihi bir dönüm noktası olduğuna işaret ediyor.
Paylaş:
Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları güzel haber Karadeniz’den geldi. 2

Bu keşifle Türkiye, modern sınırlarına kavuştuğu tarihten itibaren yoksun olduğu enerji kaynaklarına kavuşmuş oldu. Birinci Dünya Savaşı sonrasında çizilen sınırlara bakıldığında, Türkiye’yi petrol yataklarından uzak tutacak şekilde belirlendikleri açıkça ortaya çıkıyor. Musul’un Irak sınırları içinde kalması için çok yoğun çaba sarf eden İngiltere’nin, bunun için Türkiye ile savaşı göze alması bile bu bağlamda değerlendirilebilir.

Savunma sanayi alanındaki milli kapasite artırımıyla birlikte düşünüldüğünde, enerji kaynaklarına sahip bir Türkiye’nin, Doğu Akdeniz başta olmak üzere birçok bölgede oyun kurucu bir aktöre dönüşmesi artık daha kolay olacaktır.

Ekonomik gelirden daha fazlası

Bu tablo, Karadeniz’de keşfedilen doğalgaz rezervinin yalnızca ekonomik boyutuyla değil, stratejik açıdan da epey önemli ve dolayısıyla Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda uluslararası siyasette alacağı konum açısından da tarihi bir dönüm noktası olduğuna işaret ediyor.

Ekonomik açıdan bakıldığında, keşfedilen 320 milyar metreküp doğalgaz rezervinin değeri yaklaşık 65 milyar dolar ve son on yıllık ortalama tüketim miktarı açısından değerlendirildiğinde ise tek başına bu rezerv Türkiye’ye sekiz yıl yetecek miktarda. Bu miktar bile, 2023’te kullanıma girmesiyle birlikte, tüketicilerin ödeme miktarında yaşanacak azalmanın yanında, önümüzdeki beş yıl içinde cari açığın azalması ve ekonomik göstergelerin iyileşmesi anlamına geliyor. Ayrıca sürekli ekonomik operasyonlara maruz kalan bir ülke olan Türkiye’nin ekonomik kırılganlığını da bir ölçüde gidereceğini ifade etmek gerekiyor. Ancak hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de Enerji Bakanı Fatih Dönmez bu rezervin bir başlangıç olduğunu ve aynı bölgede yeni rezervlerin keşfedileceğini açıkladı. Bu senaryoda, Türkiye’nin enerji piyasalarında belirleyici bir aktör ve ihracatçı bir konuma gelmesi oldukça gerçekçi bir beklenti oluşturuyor.

Karadeniz’de keşfedilen rezerv, potansiyelini ve kabiliyetlerini sergileyen Türkiye’nin karşısında, Doğu Akdeniz’de varlık gösteren rakiplerine iki seçenek sunuyor: Ya Türkiye’den yana duydukları endişe üzerine kurulu gerginliği artırma yoluna gitmeleri ya da Türkiye’nin bu potansiyelinden faydalanmak üzere hakkaniyetli paylaşım üzerine kurulu işbirliğine kapı aralamaları.

Stratejik bir kaldıraç

Keşfedilen doğalgaz rezervlerinin, Türkiye’nin yönelimi açısından bakıldığında, en önemli stratejik katkısı, şüphesiz otonomi yönünde attığı adımları hızlandırması olacaktır. Dış politikada otonomi, bir ülkenin hedef belirlemesi ve bu hedeflere ulaşmak için gerekli araçlar ve siyasi iradenin diğer ülkelerden bağımsızlaşmasıdır. Ancak otonomi belirli riskleri de beraberinde getirir. Bağımlılığı azaltmak yeni gerginlik alanlarının oluşmasına zemin hazırlar. Etrafında yeni jeopolitik kırılma riskleriyle yüz yüze kalan Türkiye’nin bu riskleri bertaraf etmek için gösterdiği irade ve savunma sanayi başta olmak üzere bağımlılığını azaltması, gerek Rusya’nın gerek ise ABD’nin Türkiye’ye farklı alanlarda maliyet üretecek politikalar uygulamasına yol açtı.

Siyasi iradenin becerisi tam da otonominin oluşturduğu riskleri bertaraf etmesi gerektiği anlarda kristalleşir. Dengeleyici manevralar ve kapasite üretme, siyasi iradenin bu bağlamda en çok ihtiyaç duyacağı araçlardır. Özellikle Suriye ve Libya krizlerinde Türkiye’nin etkin dengeleyici manevra yapma kabiliyeti birçok örnekte görüldü. Keşfedilen enerji kaynaklarının kapasite artırımı konusunda oynayacağı rol bu anlamda tamamlayıcı bir etken olacaktır.

Keşfedilen doğalgaz rezervlerinin, Türkiye’nin yönelimi açısından bakıldığında, en önemli stratejik katkısı, şüphesiz otonomi yönünde attığı adımları hızlandırması olacaktır. Dış politikada otonomi, bir ülkenin hedef belirlemesi ve bu hedeflere ulaşmak için gerekli araçlar ve siyasi iradenin diğer ülkelerden bağımsızlaşmasıdır.

Doğu Akdeniz rekabetine yansımaları

Karadeniz’de keşfedilen rezerv, potansiyelini ve kabiliyetlerini sergileyen Türkiye’nin karşısında, Doğu Akdeniz’de varlık gösteren rakiplerine iki seçenek sunuyor: Birincisi, Türkiye’den yana duydukları endişe üzerine kurulu gerginliği artırma yoluna gitmeleri; ikincisi ise Türkiye’nin bu potansiyelinden faydalanmak üzere hakkaniyetli paylaşım üzerine kurulu işbirliğine kapı aralamaları. Bugüne kadar birinci yolu tercih eden rakip ülkelerin yine bu seçeneği tercih etmeleri durumunda önemli bir kazanım elde etmeleri mümkün değil. İkinci yolu tercih etmeleri durumunda ise “kazan-kazan” formülünün işlemesi mümkün olacaktır.

Yersiz korkular

[AA, 24 Ağustos 2020]


5 Soru: Türkiye Tarihinin En Büyük Doğal Gaz Keşfi

5 Soru: Türkiye Tarihinin En Büyük Doğal Gaz Keşfi
Paylaş:
İLGİLİ YAYINLAR