-
Keşfedilen doğal gazda süreç nasıl işledi?
-
Türkiye’nin keşfettiği enerji kaynağının büyüklüğü ne kadardır?
-
Keşfedilen doğal gaz kaynağı ekonomik olarak ne anlama geliyor?
Türkiye’nin yıllık doğal gaz tüketimi 2015-2019 arası ortalamaya göre yaklaşık 46 milyar metreküp olarak hesaplanmaktadır. Bu tüketimin neredeyse tamamı dış tedarikçilerden temin edilmektedir. Bu bağlamda Türkiye’nin ithal ettiği doğal gaza ödediği tutar yaklaşık olarak yıllık 12,5 milyar dolar seviyesindedir. Sakarya sahasında keşfedilen doğal gaz kaynağının toplam ekonomik değeri ise 65 milyar dolar civarındadır. Dolayısıyla söz konusu keşfin Türkiye’nin enerji harcamaları üzerinde pozitif bir etki yapacağı açıktır. Ayrıca ilerleyen dönemde söz konusu sahadan ilave kaynakların keşfedilmesi halinde Türkiye’nin iç tüketimini kendi doğal gaz kaynakları ile karşılamasının ötesinde ihracatçı ülke olma potansiyeli de bulunmaktadır. Böyle bir durumda Türkiye artık enerji harcamalarının cari açık üzerindeki baskısını geride bırakan bir pozisyona ulaşacaktır.
-
Karadeniz’de keşfedilen doğal gazın Doğu Akdeniz’de yaşanan rekabete etkisi olur mu?
Karadeniz’de keşfedilen doğal gaz rezervi ister istemez Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki pozisyonunu da etkileyecektir. Her şeyden önce elde edilen başarı Türkiye’nin arama ve sondaj faaliyetlerini hızlandırması anlamında bir motivasyon oluşturacaktır. Artık Türkiye’de petrol ve doğal gaz kaynağı bulunmuyor söylemi geride kalmıştır. Bununla beraber Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de faaliyet gösteren uluslararası enerji şirketleriyle Karadeniz’de olası bir iş birliğine gitmesi ise bölgedeki dengelerin Türkiye lehine dönmesine olumlu katkı yapabilir. Daha da önemlisi Türkiye artık enerji kaynaklarının toprakları üzerinden transfer edildiği transit bir ülke olma pozisyonundan enerji ticaret merkezi hüviyetini kazanma eksenine doğru emin adımlarla ilerleyebilecektir.
-
Derin deniz sondajları devam edecek mi?
Bununla beraber yerli ve milli arama-sondaj filosunu genişleten Türkiye özellikle derin denizlerdeki faaliyetlerine hız kesmeden devam etmektedir. Barbaros Hayrettin Paşa ve Oruç Reis sismik araştırma gemileri ile Fatih, Yavuz ve Kanuni sondaj gemileri Türkiye’nin derin deniz sondaj çalışmalarında önemli rol oynamaktadır. Nitekim Karadeniz’de Fatih sondaj gemisiyle gerçekleştirilen keşif bunun en somut örneğidir.
İlerleyen dönemde Türkiye hem Karadeniz hem de Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarında arama ve sondaj çalışmalarına devam edecektir. Türkiye ekonomik ve siyasi bağımsızlığın enerji bağımsızlığından geçtiğinin farkındadır. Dolayısıyla küresel bir aktör olabilmek adına söz konusu alanda önemli bir irade sergilemektedir. Enerji alanında kendi kendine yetebilen bir Türkiye gelecekte ihtiyaç fazlası kaynaklarını ihraç ederek küresel piyasalarda önemli bir konuma ulaşacaktır. Kısacası Türkiye sahada elde ettiği başarılarla birlikte masaya daha güçlü oturacaktır.
.

