Türkiye’nin Gücü ve Niyeti

Türkiye’nin Gücü ve Niyeti

Ankara'nın Libya inisiyatifi Avrupa ve Ortadoğu başkentlerinde yeni bir Türkiye tartışması başlattı. Türkiye'nin giderek daha etkili bir güce dönüştüğünü kabul eden bu tartışmanın iki boyutu var. İlki, Suriye'den Libya'ya Doğu Akdeniz çevresinde güç denklemlerindeki somut değişime odaklanıyor. İkincisi ise niyetleri sorgulayan tam bir propaganda savaşı durumunda. Bu iki boyutu ayrıştırmadan Türk dış politikasının son dönemdeki hamlelerini, kapasitesini ve niyetini anlamlandırmak mümkün olmaz.
Paylaş:

Ankara'nın Libya inisiyatifi Avrupa ve Ortadoğu başkentlerinde yeni bir Türkiye tartışması başlattı. Türkiye'nin giderek daha etkili bir güce dönüştüğünü kabul eden bu tartışmanın iki boyutu var. İlki, Suriye'den Libya'ya Doğu Akdeniz çevresinde güç denklemlerindeki somut değişime odaklanıyor. İkincisi ise niyetleri sorgulayan tam bir propaganda savaşı durumunda. Bu iki boyutu ayrıştırmadan Türk dış politikasının son dönemdeki hamlelerini, kapasitesini ve niyetini anlamlandırmak mümkün olmaz.

***

Bütün aktörler bu yeni realitenin farkında.        

***

Fransa gibi, "daha fazla Türkiye, daha az Rusya demek değildir" söylemiyle Kuzey Afrika'daki çıkarlarının tehlikeye düştüğünü saklamaya çalışanlar var.

Türkiye'nin artan bölgesel etkinliğini her başkentin kendi menfaatine göre değerlendirmesi ve buna göre ilişki/ ittifak kurma çabasında olması anlaşılabilir tepkiler. Neticede Ankara da Washington, Moskova, Berlin ya da Paris ile benzer reel güç analizleri üzerinden ilişki kuruyor.

***

"muvafık veaza razı olan" "müttefiklik, uzlaşma ve itibar"      "Yeni Osmanlı yayılmacılık" "İslamcı" "Müslüman Kardeş taraftarı""Erdoğan'ın ülkesi""saldırgan" "DEAŞ ile mücadelenin müttefikiKürtlere saldırısı."

***

Washington'ın DEAŞ ile mücadele adına PKK-YPG'ye "terör koridoru" kurdurması üzerine Ankara, Suriye'ye müdahil oldu. Irak Merkezi Hükümeti'nin ve Bölgesel Yönetimi'nin PKK ile mücadele edememesi üzerine Kuzey Irak'ta üsler kurdu. Yunanistan'ın maksimalist emelleri ve bunları teşvik eden bazı Avrupa ülkeleri yüzünden Doğu Akdeniz'e donanmasını indirdi; Libya ile askeri iş birliğine girdi. PKK ve FETÖ terör örgütlerine destek veren bazı NATO başkentlerinin müttefikliğin içini boşaltmasından dolayı Rusya ile yeni iş birliklerine yöneldi. Koronavirüs salgını ile daha da derinleşen küresel türbülans döneminde Ankara, milli çıkarları temelinde aktivizmine devam edecek.

Diplomasi öncelikli ve reel analize dayalı yeni politikalar geliştirecek. İstikrar ve paylaşımı temel alan bu aktivizmin sınırını kapasitesi belirler, propagandalar değil.

[Sabah, 20 Haziran 2020].


Paylaş:
İLGİLİ YAYINLAR