09 Mayıs 2022

Podcast: Ukrayna Savaşına Dair Beş Senaryo

Podcast yüklenemedi.
Paylaş:
Bütün iyimser havaya ve Rusya’nın savaşta ağır kayıplar vermesine rağmen mevcut manzara, Ukrayna’nın savaşı kazanmasının zor olduğunu, Rusya’nın hedeflerinden ise mevcut durum dikkate alındığında, kolay kolay vazgeçmeyeceğini ve maliyetlere katlanarak savaşı sürdürmeye niyetli olduğunu gösteriyor

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi 72. gününü doldurdu. Ancak savaşın nereye evrileceği ya da Rusya’nın nerede duracağı konusunda kesin bir sonucu varmak pek mümkün değil. Batılı kaynaklar, Rusya’nın Ukrayna’da başarısız olduğuna dair kesin bir kanaate varmış görünüyorlar ve savaşın bundan sonraki aşamasında Ukrayna’nın savaştan en azından yenilmeden çıkacağını varsayıyorlar. Öyle ki analizlerde oldukça iyimser bir havanın hakim olduğu görülüyor ve Ukrayna’nın Rusya’ya karşı savaşı kazanacağına dair genel bir kanaat hakim.

Bütün iyimser havaya ve Rusya’nın savaşta ağır kayıplar vermesine rağmen mevcut manzara, Ukrayna’nın savaşı kazanmasının zor olduğunu, Rusya’nın hedeflerinden ise mevcut durum dikkate alındığında, kolay kolay vazgeçmeyeceğini ve maliyetlere katlanarak savaşı sürdürmeye niyetli olduğunu gösteriyor

Batı neden Rusya’nın kaybedeceğini varsayıyor?

Bütün bunlara ilaveten ABD, NATO, AB ve bir bütün olarak neredeyse Batı blokunun ağır yaptırımlarla Rus ekonomisini hedef alması, Rusya için "savaşı sürdürülebilir olmaktan çıkaracak" varsayımı, Ukrayna’nın savaştan zaferle ayrılacağı gibi hakim bir kanaatin oluşmasını sağlıyor. Bu nedenle Ukrayna savaşının, başta ABD olmak üzere Batılı aktörler için (farklı önceliklere sahip olsalar da) Rusya'nın hem yenilmesi hem de cezalandırılmaya devam edilerek “gücünün törpülenmesi” hedefini gerçekleştirmek için inanılmaz fırsatlar sunduğu düşünülüyor.

Rusya savaşı sürdürmeye kararlı

Bu noktada karşımızda cevaplanması gereken iki soru bulunuyor: i. Savaşın bundan sonraki seyrinin nasıl şekilleneceği; ii. Rusya’nın jeopolitik hedeflerinde bir revizyona gitmek zorunda kalıp kalmayacağı. Bu iki soruyu cevaplamak için savaşın seyrine dair hangi senaryonun gerçekleşebileceğinin öngörülebiliyor olması gerekiyor.

Beş senaryo

İkinci senaryo ise Rusya’nın Donbas bölgesini tamamen kontrol altına alıncaya kadar savaşı sürdürmesi ve bu sırada kritik bölgelerini stratejik füze saldırılarıyla hedef alarak hem Ukrayna’nın savaşta direnme ve Rusya’ya cevap verme kapasitesini zayıflatmak hem de Batı’nın sağladığı askeri desteğin lojistik olarak ulaştırılmasını imkansız hale getirmek. Bu, savaşın zaten ana cephesi haline dönüşen Donbas bölgesinde Rusya’nın daha rahat ilerlemesini sağlayacak ve Ukrayna ordusunun karşı-saldırı imkan ve kabiliyetlerini kısıtlayarak Donbas bölgesinde tam bir kontrol sağlanmasına imkan tanıyacak bir senaryo olarak düşünülebilir.

Bu noktada Rusya, Harkov’un güneydoğusunu kontrol altına almak suretiyle buradaki varlığını tahkim ederek Donetks ve Luhanks oblasltlarında Rus vekillerinin tam bir kontrol sağlamasını hedefleyecektir. Eğer Rusya bu bölgedeki askeri hedeflerine ulaşabilirse bir sonraki adım, Donetsk ve Luhanks Cumhuriyetlerini "Donbas Cumhuriyeti" adı altında birleştirerek doğrudan Rusya’ya bağlaması ya da “yeniden bir tanıma” ile bu bölgeyi kontrol altında tutması olabilir. Donbas bölgesinin bir parçası olarak görülen Mariupol şehri tamamen ele geçirildiğinde ise Rusya’nın Azak denizine kıyısı olan bütün hattı kontrol etmesi mümkün olacak ve böylece Rusya ana karası ile işgal altında bulunan Kırım’ın kara bağlantısı tamamlanmış ve Ukrayna’nın Azak denizi ile irtibatı tamamen kesilmiş olacak. Son haftalarda Rus hava ve füze saldırılarının ana şablonu dikkate alındığında, Rusya’nın Donbas bölgesini tamamen kontrol altına almak için bir strateji izlediği de rahatlıkla görülebilir. Dolayısıyla önümüzdeki iki hafta içinde, Rusya’nın Donbas bölgesinde tam kontrol sağlayarak savaşı sona erdirmesi birinci senaryoya göre daha güçlü bir olasılık olarak görülebilir.

Rusya'nın jeopolitik hedefleri

Dördüncü ve belki de en tehlikeli senaryo ise Rusya'nın stratejik saldırılarında bir NATO üyesi ülkeyi hedef alması ya da vekil unsurların Ukrayna içinde doğrudan vurulmasıdır. Kremlin'in, Ukrayna'ya silah taşıyan unsurların hedef alınacağını yönünde yaptığı açıklama, savaşın kontrol edilmeyen bir noktaya evrilmesine neden olabilir. Öte yandan savaşın giderek hibrit bir karaktere doğru evrildiği bir ortamda ve Rusya’nın ağır kayıplar vermeye devam ettiği bir sırada böylesi bir senaryonun gerçekleşmesi de olasılı görünmektedir. Rusya’nın sadece 3 Mayıs tarihinde 18 farklı füze saldırısında Ukrayna’nın kritik askeri ve sivil alt yapısını hedef alması bu olasılığın ciddiye alınması gerektiğini göstermektedir. ABD ve İngiltere’nin sadece silah yardımıyla kalmayıp güçlü bir istihbarat desteği sağlaması, Rusya’nın kayıplarını artırdığı gibi Rus kuvvetlerinin stratejik saldırılarını da arttırmakta ve “savaşın yayılma” ihtimalini güçlendirmektedir.

Beklentiler

Yukarıda zikredilen senaryolar dikkate alındığında, ikinci ve üçüncü senaryonun gerçekleşme olasılıklarının diğerlerine göre daha güçlü olduğu söylenebilir. Bu senaryolardan her ikisinin aralıklı olarak gerçekleşmesi, bütün ağır kayıplarına rağmen Rusya'nın Ukrayna savaşında istediğini alması anlamına gelir ve yeni bir jeopolitik hesaplaşmaya orta vadede kapı aralayabilir. Özellikle üçüncü senaryonun gerçekleşmesi ise Türkiye'nin de savaş karşısındaki tutumunu yeniden gözden geçirmesini gerekli kılabilir.

[AA, Halil İbrahim Ciğer, 9 Mayıs 2022]