للنسخة العربية اضغط هنا
Türkiye ekonomisi 2012’den bu yana Gezi Parkı Şiddet Eylemleri, 17-25 Aralık yargı darbesi, terör saldırıları ve 15 Temmuz darbe girişimi gibi olaylardan kaynaklanan belirsizliklerden dolayı potansiyelinin altında bir büyüme performansı gösteriyor. Ekonomi bu olumsuzluklara rağmen söz konusu donemde G20 ülkelerinin birçoğundan daha iyi bir büyüme performansı gerçekleştirmiştir. Bu büyümenin kompozisyonuna bakıldığında tüketim ve devlet harcamalarının ekonomik büyümenin temel itici güçleri olduğu görülmektedir.
Türkiye’nin bu büyüme performansı – özellikle küresel ekonominin böylesine dalgalı olduğu bir dönemde değerli olsa da Vizyon 2023 gibi büyük hedeflere ulaşılması acısından yeterli değildir. Orta ve uzun vadeli ekonomik hedeflere ulaşabilmesi için Türkiye ekonomisinin en az ortalama yüzde 5 büyümesi gerekiyor. Referandumda 1,3 milyon oy farkıyla kabul edilen Anayasa değişikliği sonrasında yürürlüğe girecek olan Cumhurbaşkanlığı sistemi ekonomik büyüme ve kalkınma acısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu perspektif yeni sistemin Türkiye ekonomisinin geleceği acısından önemini analiz etmeyi amaçlamaktadır.

