Batılı Müslümanlar Yol Ayrımında

Batılı Müslümanlar Yol Ayrımında

Almanya’da Müslüman nüfusun on yıllardır sindirilmesine ve ötekileştirilmesine bütün dünya şahit oldu. Önceleri ara ara gerçekleşen ve Müslümanların varlığına kasteden vahşi saldırılar, şimdi neredeyse vakayı adiye haline gelmiş gibi gözüküyor.
Paylaş:
İkinci Dünya Savaşı Almanya Müslüman 

Müslümanların İslamofobi karşısında çözüm arayışı

 İslamofobi

Bu noktada bazı Müslümanlar, karşılaştıkları sorunları bertaraf edebilmek için, anavatanları olan ülkelerden müdahil olmalarını isterken diğerleri buna tamamen karşı çıkarak sorunu yaşadıkları ülkelerin elitleriyle uzlaşma yoluyla çözmeye odaklanıyor.

Müslümanların temel stratejisi ne olmalı?

Söz konusu örgütlü itiraz, aynı zamanda Türkiye kökenli bir Alman vatandaşının dile getirmiş olduğu “Geleceğimiz için tek şansımız Türkiye’nin güçlü olmasıdır!” yargısının da ete kemiğe bürünmesine temelden katkı sağlayacak bir tutum olacaktır. Yine bu stratejinin getirileri arasında sayabileceğimiz ve son yıllarda Avrupa Müslümanlarına, özellikle Türklere yönelik dillendirilen “Ülkenizin gündemini buraya taşımayın!” sahte argümanına da iyi bir cevap teşkil edecektir.

Zaten sosyal hayatın doğası da aslında Avrupalı Türklerin yaşadıkları ülkedeki sorunları öncelemelerini gerektirir. Bununla beraber, özellikle Türkiyeli Müslümanların ülkeleriyle olan derin bağları ve bir gün mutlaka anavatana geri dönüleceği şeklindeki anlayışları nedeniyle, bir türlü içinde bulunulan ülkeye ve sorunlarına odaklanılamadığı da bir gerçek. Bu durum hem belli bir zamana kadar hem de yaşanılan ülkeye özgü sorunlara ilgi duymama nedeniyle kısmen kabul edilebilirdi. Bununla birlikte, yaklaşık son yirmi senedir geri dönüş mitinin geçerliliğini yitirdiğinin anlaşıldığı ortada. Almanya’da Müslümanlara karşı yapısal kökenleri bulunan ötekileştirmenin boyutlarının kimliğin, kültürün sorgulanmasından, artık manevi ve hatta maddi varlığın sorgulanması aşamasına geçmiş olduğunun apaçık görüldüğü bu zaman diliminde, bu pasif tavır kabul edilemez.

Batılı ülke Müslümanlarının doğal müttefiki: Türkiye

ırkçılık

Eğer Batılı ülkelerde yaşayan Müslümanlar kendi yaşamlarının değerini kendileri belirlemek istiyorlarsa, ülke halklarının hak ve ödevlerde mutlak eşitliğe sahip olmaları gerektiği talebiyle, güçlü bir duruş sergilemeliler. Bu talep Müslümanlardan gelmedikçe, elitler, Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünün gerçekleştirdiği cinayetlerde ve dava sürecinde çok defa gördüğümüz gibi, göstermelik adımlarla Müslümanları yatıştırmaya çalışacak ve maalesef Hanau da Müslüman düşmanlığının artık Müslüman varlığını tehdit etme aşamasına ulaştığını gösteren son vaka olmayacak.

[AA, 28 Şubat 2020]

Paylaş:
İLGİLİ YAYINLAR