-
ABD’nin Dedeağaç (Yunanistan)’ta kurduğu askeri üssünün niteliği nedir?
Yunanistan’ın Türkiye sınırına yaklaşık 40 km uzaklıktaki Dedeağaç’ta (Alaksandroupoili) geçen hafta yeni bir ABD üssü kurulduğu ilan edildi. Kurulan üssün detayları konusunda henüz net açıklamalar bulunamamakla beraber, bazı ABD askeri unsurlarının, özellikle de askeri deniz helikopterlerinin yerleştiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, ABD’nin özellikle askeri tesisleri asker deniz helikopterlerinin kullanımı için Dedeağaç Limanı ile ilgilendiği ve bu nedenle limanın kapasitesinin yükseltilmesi için çalışmalar yapıldığı görülmektedir.
-
Dedeağaç Üssü’nün kurulmasından önceki gelişmeler nelerdir?
-
Üssün kurulmasının siyasi arka planı nedir?
İkinci olarak, Yunanistan’ın Türkiye ile rekabetinde AB’den istediğini alamaması üzerine ABD’ye yakınlaşma ihtiyacıdır. AB’nin hem bölgesel hem de küresel siyasi süreçleri etkilemede istediği noktaya gelememesi, Doğu Akdeniz’de özellikle Türkiye’ye karşı istediği etkinliği AB vasıtası ile oluşturamaması, Yunanistan’ın bir nevi alternatif arayışına girmesine yol açmıştır. Zaman zaman gerginleşen ABD-Türkiye ilişkilerinin aslında bu anlamda Yunanistan’a bazı fırsatlar yarattığı söylenebilir.
Üçüncü olarak, Türkiye’nin, Doğu Akdeniz bölgesinde ABD’nin itirazlarına neden olan bazı faaliyetlerinin bulunmasıdır. Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ile yapılan deniz alanları sınır antlaşması, Kıbrıs Adası’nın etrafında bazı ABD kökenli firmalarının da yer aldığı doğal kaynak arama faaliyetlerini engellemesi ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin yürüttüğü doğal kaynak arama faaliyetleri Türkiye ile ABD arasında gerginlikler yaratmaktadır.
-
Üssün kurulmasının hukuki durumu nedir?
Bu hassasiyet, Doğu Ege adalarına ilişkin 1913 ve 1914 yıllarında yapılan düzenlemelerde, bu adaların silahsızlandırılmış tutulacağı hükmünde de görülmektedir. Lozan Anlaşması’nın 12. maddesi ile bu hükümler şu şekilde teyit edilmiştir. Buna göre, İmroz ve Bozca Adaları ile Tavşan Adaları dışında, Doğu Akdeniz Adaları ve özellikle Limni, Semendirek, Midilli, Sakız, Sisam ve Nikarya Adaları üzerinde Yunan egemenliğine ilişkin 17/30 Mayıs 1913 günlü Londra Antlaşmasının beşinci ve 1/14 Kasım 1913 günkü Atina Antlaşmasının on beşinci maddeleri hükümleri uyarınca 13 Şubat 1914 günkü Londra Konferansı’nda alınıp 13 Şubat 1914 günü Yunan Hükümetine bildirilen karar, İtalya’ya devredilen Onikiadalar hariç teyit edilmektedir.
Ayrıca Lozan Anlaşması’nın 13. maddesi silahsızlanmaya dair şöyle bir hüküm de getirmektedir: “Barışın korunmasını sağlamak amacı ile, Yunan Hükümeti, Midilli, Sakız, Sisam ve Nikarya Adalarında hiçbir deniz üssü ve hiçbir istihkâm kurmayacak, Yunan, savaş uçakları ve öteki hava araçlarının Ana-dolu kıyısındaki topraklar üzerinde uçması yasak olacak, söz konusu Adalarda Yunan, Silahlı Kuvvetleri, silâh altına alınıp yerinde eğitilebilecek olan normal askersel birlikle ve, tüm Yunanistan topraklarındaki jandarma ve polis sayısı ile orantılı olacak, bir jandarma ve polis örgütü ile sınırlı kalacaktır.” Son olarak, Lozan Antlaşması’nın 15. maddesi ile Onikiadalar diye bilinen Güneydoğu Ege Adaları İtalya’ya bırakılmıştır ve bu adaların da yine 1913-1914 düzenlemelerinde belirtildiği gibi silahsız tutulacağı varsayılmalıdır. Görüldüğü gibi 1923 Lozan Boğazlar Sözleşmesinde de Boğazönü Adaları’nın silahsızlandırılmasını ilişkin hükümler de hatırlandığında, bölgenin, bir bütün olarak, yeni silahlı kuvvetlerin yerleşimi bağlamında hukuken de hassas bir bölge olduğu açıktır.
-
ABD ve Yunanistan’ın Dedeağaç’taki faaliyetlerinin Türkiye’ye yansımaları nelerdir?

