Geçen hafta bu köşede kaleme aldığım "Keşmekeşin İçinde" başlıklı yazıda, 2015 son çeyreğinde ekonominin hızlanan bir görünüm çizdiğine ve hoş bir büyüme verisi sunacağına dair beklentimi sizlerle paylaşmıştım. Dün sabah açıklanan ilgili Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verileri, bu yöndeki beklentiyi hayal kırıklığına uğratmayarak %5,7'lik keyifli bir performansla hızımıza hız kattı ve sevindirdi.
Söz konusu yazıda çizdiğim görünümün arkasında, tüketimin son çeyrekte de büyümeyi sürükleyici ana unsur olduğu ve net ihracatın etkisinin olumluya döndüğü şeklinde özet bir özet geçmiştim. Sektörel anlamda da göstergelerin, sanayinin hızlanarak desteğini artırdığına işaret ettiğini belirtmiştim.
Bugün ise, elimizdeki GSYH verilerinin tasdiklediği bu resmin detaylarına girme imkânımızı kullanalım. Türkiye ekonomisi son çeyrekte neyle nasıl büyümüş madde madde bakalım ve katkılarına göre harcamaları, büyükten küçüğe sıralayalım.
TÜKETİMİN GÜCÜ ADINA
DEVLET BABA
İHRACAT ŞEYTANIN BACAĞINI KIRDI
YATIRIMLARIN KARARI
SANAYİ HAREKETİ
MUHTEVA İÇ TALEP
Sonuç olarak 2015, önceki yıla göre gelişim hızımızı 1 puan yükseltirken, iç talep ve onun özelinde tüketimle dolu bir büyüme içeriğine imza attı. Arka plan ögelerini daha önce çeşitli vesilelerle işlediğim için tekrar detaya girmeyeyim ancak tüketim demişken, ilgili katkının ağırlıklı olarak ulaştırma-haberleşme kaleminden geldiğini, bunu ise sağlık harcamalarındaki hareketin takip ettiğini ekleyeyim. Son çeyrek özelindeki tüketim gelişiminde ise, çeşitli harcama grupları arasında daha kapsayıcı bir katkı görünümüne evrilme gözleniyor.
YILLAR SONRA
Ve geçen hafta başlığa mahsus taşıdığım "keşmekeşin içinde" %5,7 büyüyen bir ekonomi olmak ise, doğrusu tebrikliktir.
Bununla birlikte; esas olan, başarının sürdürülebilir "cinsten" olmasıdır. Dolayısıyla, kumaşın cinsinin, özellikle yatırım ve ihracat dokusuyla zenginleştirilip sağlam ve uzun ömürlü hale gelmesi gerekiyor. Zorlu konjonktür elbette malum ancak gönül, Türkiye ekonomisi hem hız hem de bunun içeriği bağlamında kalitesi-kantitesi dengeli bir seyre kavuşsun istiyor.
Yine de bu yazı; tüm olumsuzluklara rağmen şu keyifsiz küresel tabloya 5,7 rakamını yazdırabilen ekonomimizin tüm ilgili aktörlerini kutlayarak bitmezse olmaz.
Darısı, bugünlerin, yarınların başına…
[Yenişafak, 1 Nisan 2016].

