Esed ailesinin yarım asrı aşan baskıcı rejiminin ve uluslararasılaşmış kanlı bir iç savaşın ardından Suriye, devleti yeniden inşa edeceği tarihi bir dönemeçte bulunuyor. Geride bıraktığımız yedi ayda; Ulusal Diyalog Konferansı’nın toplanması, geçici cumhurbaşkanının liderliğinde kabinenin göreve başlaması, devlet dışı silahlı grupların tasfiye edilmesine yönelik girişimler, uluslararası tanınma, Anayasal Bildirge’nin kabulü, yaptırımların kaldırılması ve geçiş dönemi adaleti mekanizmalarının kurulması gibi göz ardı edilemeyecek kazanımlar elde edildi. Ancak silahlı çatışmalarla dağılmanın eşiğine gelmiş toplumu barışçıl süreçlerle yeni bir siyasi birliğe kavuşturmak, yönetilmesi hiç de kolay olmayan bir inşa dönemini gerektiriyor.
Bu bağlamda 8 Aralık devrimiyle kurulmakta olan yeni siyasi ve hukuki düzen, bu çalışmanın temel odağını oluşturuyor. Rapor, ilk olarak Suriye’yi kalıcı bir devlet düzenine eriştirmesi umulan geçiş dönemini; egemenlik, meşruiyet, geçiş dönemi adaleti, kalıcı anayasa yapımı ve güvenlik sektörü reformu gibi farklı boyutlarıyla ele alıyor. Daha sonra, 13 Mart’ta kabul edilen Geçici Anayasal Bildirge; devletin temel nitelikleri, hak ve hürriyetler, temel devlet organları başlıkları altında analiz ediliyor. Nihayet sonuç bölümünde geçiş sürecine yönelik önerilere yer veriliyor.

