İran'da sayıları 50 milyona yaklaşan seçmenin tahminlere göre yarısı 12 Haziran'da yeni cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gidecek. Seçimin ilk aşamasında adaylar kullanılan oyun yüzde 50'sini alamazsa, en yüksek oyu alan iki aday ikinci turda yarışıyor. İran'da seçmenler kaydedilmiyor ve isteyen istediği yerde oy kullanabiliyor. Sokaklara kurulan masalarda ya da gezici seyyar sandıklarda oy kullanmak mümkün. Anayasayı Koruma Konseyi çok sayıda aday arasından dördünün seçime katılmasına izin verdi. İran'da aday olmak serbest, ancak yarışa katılmak konseyin onayına bağlı. Adaylara devlet kontrolündeki televizyon ve radyolarda propaganda olanağı tanınıyor. Seçimlerle ilgili en renkli tartışmalar gazeteler ve internet medyasında yer alıyor. 1990'lı yıllardan itibaren İran'da muhafazakâr, merkez ve reformist olmak üzere üç siyasi eğilim dikkat çekiyor.
İran'da siyasal sistem partilerin güçlenmesine izin vermiyor. Siyasi eğilimler aslında farklı grupların oluşturduğu geniş koalisyonlar. Grup içi çekişmeler var. Son dört yıl içinde merkezde yer alan seçmenler reformcu bloğa, daha az oranda ise muhafazakâr gruba dağıldı. İran'ın yeni siyasal ortamı, köktenci (osulgara) olarak nitelenen muhafazakâr grubu merkeze, reformcu grubu ise serbest piyasa ekonomisine olumlu bakan liberal bir çizgiye yaklaştırdı. Reformcu bloğun adayları Musavi ve Kerrubi, muhafazakâr bloğun adayları ise cumhurbaşkanı Ahmedinejad ve Rezai. Seçimler Ahmedinejad ve Musavi arasında geçecek. Kerrubi ikinci tura kalınırsa Musavi'yi destekleyeceğini açıkladı. Ahmedinejad muhafazakâr kanadın oylarına talip. Muhafazakâr gruplar arasında popülaritesi azalıyor. İran'da rejimin garantisi olarak görülen Kum uleması için de benzer bir durum var. Ahmedinejad cumhurbaşkanlığı döneminde muhafazakâr siyasi liderleri ve ulemayı karşısına almaktan çekinmedi. Ancak cumhurbaşkanlığına en yakın muhafazakâr aday olması bu bloğu etrafında kenetliyor.
Ahmedinejad ve Musavi