İngiltere’nin Kovid-19 Kabusu

İngiltere’nin Kovid-19 Kabusu

İngiltere dünya genelinde en çok vaka sayısının görüldüğü ilk on ülke arasında altıncı sırada ve en çok ölümün yaşandığı ilk on ülke arasında beşinci sırada yer alıyor.
Paylaş:

2019 Aralık ayında Çin’in Wuhan kasabasında ortaya çıkan yeni tip koronavirüs salgını (Kovid-19) kısa süre içerisinde tüm dünyayı etkisi altına aldı. Avrupa özelinde vaka sayısı en yüksek ülkeler arasında İtalya, İspanya, Almanya ve Fransa’dan hemen sonra İngiltere geliyor. İlk kez 31 Ocak 2020 tarihinde ülkenin en çok turist çeken şehirlerinden biri olan York’ta Çinli bir çiftte tespit edilen virüs, daha sonra Singapur’a giden bir İngiliz vatandaşında da tespit edildi. Tespit edilen bu ilk vakalardan sonra ülke genelindeki vaka sayıları her geçen gün istikrarlı şekilde artmaya başladı.

Geçen süre zarfında ülkede salgının yol açtığı ağır bilançoya bakıldığında 15 Nisan 2020 itibariyle İngiltere’nin dünya genelinde en çok vaka sayısının görüldüğü ilk on ülke arasında altıncı sırada ve en çok ölümün yaşandığı ilk on ülke arasında beşinci sırada yer aldığı görülüyor. Yine bu tarih itibariyle resmi rakamlara göre ülkede test yapılan 398 bin 916 kişiden 98 bin 476’sının sonuçları pozitif çıkmış ve toplam 12 bin 868 kişi salgın sebebiyle hayatını kaybetmiştir. Bu rakamlarla birlikte vaka ve ölü sayısı bakımından İngiltere, salgının merkezi Çin’i geçmiş durumda. Daha da önemlisi salgının mevcut hızla yayılmaya devam etmesi halinde Nisan sonuna kadar vaka sayısının 120 bini ve ölü sayısının 15 bini geçeceği tahmin ediliyor. Bu somut gerçekliklerden hareketle Kovid-19'un pek çok ülkede olduğu gibi İngiltere için de bir kabusa dönüştüğü söylenebilir.

Riskli “sürü bağışıklığı kazandırma” politikası

Hükümetin Mart ayı ortası itibarıyla politika değişikliğine gitmesinin salgınla mücadelede gerçekten işe yarayıp yaramadığıyla ilgili henüz kesin yorum yapmak mümkün olmamakla birlikte İngiliz halkının bu siyaset değişikliğinden memnun olduğu anlaşılıyor. Zira bir araştırma şirketi tarafından 9 Nisan’da yayınlanan ankete göre “Hükümetin salgınla mücadelede iyi bir iş çıkardığı düşünüyor musunuz?” sorusuna 12-14 Mart tarihli ankette yüzde 49 evet oyu verilmişken, 2-4 Nisan tarihli diğer ankette bu oran yüzde 66’ya yükselmiştir.

Hükümetin izlediği salgınla mücadele politikasının yanı sıra İngiltere’nin demografik yapısı da salgının seyrinde önemli rol oynuyor. Zira İngiltere nüfusunun yaklaşık yüzde 30’unun salgına karşı en riskli kitle olan 55 ve üzeri yaştaki kişilerden oluştuğu görülüyor. Burada Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yaşlı ve kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin yeni tip koronavirüs salgınından etkilenmeye daha müsait olduğunu açıklamasıyla İngiltere’deki yüzde 30’luk riskli grup birlikte düşünüldüğünde şu anki vaka ve ölüm sayılarının pek de sürpriz olmadığı sonucuna varılabilir. Ayrıca salgından en çok etkilenen şehir Londra başta olmak üzere İngiltere’nin her mevsimde yurtdışından turist çektiğini ve bu nedenle ülkede insan sirkülasyonunun fazla olduğunu da unutmamak gerekiyor. Nitekim ülkede ilk Kovid-19 vakalarının önce Çinli bir çiftte ve sonrasında daha önce Singapur’a gittiği tespit edilen bir İngiliz vatandaşında görülmesi de bunu doğruluyor.

Sağlık sistemi kriz içinde

Diğer taraftan İngiltere’de İkinci Dünya Savaşı’ndan beri sosyal ve tıbbi anlamda böylesi bir krizle hiç karşılaşılmadığı için toplumun genelinde ciddi bir endişe ve moral bozukluğunun hâkim olduğu söylenebilir. Bu durumun oluşmasındaki en önemli etkenlerin bir yandan salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı sürekli artarken hastalığı yenenlerin sayısının çok düşük seyretmesi, diğer yandan sürekli evde kalmanın etkisiyle toplumun günlük hayat pratiklerinden ve sosyalleşmeden uzak kalması olduğunu söyleyebiliriz. Buna ek olarak dijital platformlarda salgına dair dolaşıma giren yalan haberlerin ve komplo teorilerinin etkisiyle insanların sürekli felaket senaryoları işitmesi daha fazla karamsarlığa yol açıyor. Bu noktada salgının ne kadar daha devam edeceği ve hayatın ne zaman normale döneceği gibi sorulara gerçekçi cevaplar verilene kadar mevcut karamsar tablonun bir süre daha devam etmesi bekleniyor. Bunlara karşın birçok yardım kuruluşuyla bazı belediyeler ve kent konseyleri ihtiyaç sahipleri için gıda yardımlarının yapılması için kampanyalar oluşturarak bu zor günlerde toplum nezdindeki yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye çalışıyor.

Salgının gölgesinde yeni muhalefet lideri

[AA, 16 Nisan 2020 ].


Paylaş:
İLGİLİ YAYINLAR