Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, G20 Zirvesi'nde liderlere içi dolu bir mesaj verdi: “Boş konuşmaktan kaçınalım”. Hak verilmemesi mümkün olmayan bu uyarıyı duyunca, hatırıma geçtiğimiz senelerde G20 üzerine yazıp çizerken değindiğim bir mesele geldi: G20 bir “talkfest” olmanın ötesine geçmeli ve hakiki işbirlikleri ile icraatlara odaklanmalı.
Şimdi elbette ki G20 vesilesiyle dünya liderlerinin bir araya gelerek paylaşımlar yapması dahi, başlı başına önemli bir avantaj ve kazanım. Bununla birlikte, koca bir G20 döneminde aylar boyu süren yoğun çalışmalar ve bunların taçlandırıldğı Zirve ne kadar etkin bir işbirliği sağlıyor? Konuşmanın ötesine ne kadar geçebiliyor? İşte yönelinmesi gereken esas amaç ve mesele burada yatıyor.
Hatta hatırlayacak olursak, Türkiye'nin de geçen yıl G20 liderliği döneminde verdiği anlamlı mesajlardan biri, uygulama (implementation) idi. Bu ise, zirvelerden çıkan sonuçları, kafa sallamanın ötesinde hakkıyla uygulamak gerekliliğine de işaret ediyordu. Dünyanın 20 önde gelen imzası bildirgenin altında tereddütsüz yer alıyor ancak ya sonrasında neler oluyor? Bunun cevabını bir şekilde vererek ilerlemek gerekiyor.
İşte bu bağlamda University of Toronto, anlamlı bir işe imza atıyor ve her Zirve üzerine bir “Compliance Report” çıkarıyor. Biz adına, taahhütlere riayet raporu diyelim. Ne yapıyor peki ilgili çalışma ve ekibi? Bir yerde bir G20 dönemi kapanınca, oturup yıl boyunca mensup ülkeleri izleyerek bildirge kararlarına dair ne adımlar attıklarını belirliyor. 2008 Washington Zirvesi'nden bu yana yapılan bu analizlerle de, hem ülkelerin hem de taahhüt alanlarının karnesi ortaya çıkıyor.
Bakın söz konusu araştırma grubu, geçtiğimiz hafta Çin'deki Hangzhou Zirvesi öncesinde, Kasım 2015'ten bu yana üzerinde çalıştığı Antalya Zirvesi'ne dair raporu yayımladı. O halde “Antalya Summit Final Compliance Report” neler tespit etmiş, bir bakalım.
RİAYET ORANI %78
Bu minvalde analiz sonuçları, Antalya çıktılarının tüm taahhütler ve ülkeler kapsamında %78 başarıyla uygulandığını ortaya koyuyor. Bu ise, %79 skorlu 2012 Los Cabos'tan sonraki 2013 St. Petersburg (%72) ve 2014 Brisbane'i (%71) geçen bir karne diyebiliriz.
İŞGÜCÜNDE KADIN ÖNE ÇIKTI
Taahhütler arasında 4 adedinin notu %90 ve üzerindeyken, genelde “iyi” diyebileceğimiz bir ağırlık var. Zayıf karne getiren bir kategori olarak ise, enerji ve özelindeki “verimsiz fosil yakıt sübvansiyonuna” dair angajmanlar dikkat çekiyor.
ABD VE İNGİLTERE BAŞI ÇEKTİ
NOTUMUZ NEREDEN KIRILMIŞ?
Şimdi tabii bu noktada, çıkıp metodolojiye çeşitli açılardan laf edebilirsiniz. Notlandırırken kullanılan -1/0/+1 kapsamındaki dar ölçek, kriterlerin seçimi ya da meselelere verilen ağırlığın eşitliği gibi çok çeşitli dinamikler pekâlâ sorgulanabilir. Bununla birlikte çalışma, her yıl belli ve istikrarlı bir çerçevede riayetleri ve buna dair gelişmeleri sunması açısından değerli...
ANTALYA'DAN ÖNCE, ANTALYA'DAN SONRA
Ve sonuç olarak baştaki soruya geri dönersek de, elde bir gösterge olan söz konusu rapora göre G20, sözlerini belli ölçüde tutuyor görünüyor. Öte yandan, çeşitli yazılarımda da kısmen dikkat çektiğim büyük küresel mücadelelerin içinde saklı olan bazı ajandaların da, işbirliklerini bir yere kadar mümkün kıldığı ve kılacağı, kuşkusuz inkâr edilemez.
[Yeni Şafak, 9 Eylül 2016].

