-
Tedbirler ne zaman ve hangi koşullar altında kaldırılacaktır?
Kararın alındığı gün Fransa’da 4 bin 608’i yoğun bakımda olmak üzere 28 bin 55 kişi koronavirüs enfeksiyonu nedeniyle hastanede tedavi görmekteydi. Salgının başlangıç tarihi olan 1 Mart 2020’den bu yana hastaneye kaldırılanların sayısı 88 bin 712’e ulaşmış ve bu hastaların yaklaşık yarısı taburcu olmuştu. Salgın nedeniyle ölenlerin sayısı ise 23 bin 293’e ulaşırken başbakanın açıklama yaptığı gün ölen kişi sayısı 437 ve yeni vaka sayısı da 3 bin 764 olarak kayıtlara girmişti.
Meclis kürsüsünde Fransa’nın “çökme” riskine girdiğini açıklayan başbakan bu riski şu nedenlere bağlamıştır: üretimin uzun süreliğine durdurulması, öğrencilerin eğitime devam edememesi, kamu yatırımları veya özel yatırımların kesintiye uğraması, serbest dolaşım özgürlüğünün sınırlandırılması. Philippe tedbir kaldırma stratejisinin üç ilkeye dayanacağını vurgulamıştır: virüsle yaşamayı öğrenmek, kademeli olarak hareket etmek ve yerel bazlı çalışmalar yürütmek.
-
Tedbirleri kaldırma stratejisinin içeriği nedir?
Edouard Philippe ülkede 11 Mayıs’tan itibaren yeterince maske bulunacağının güvencesini vererek bilim kurulunun önerdiği gibi birçok durumda maske kullanımının desteklendiğini belirtmiştir. Bu ifade birçok kişi tarafından eleştirilere maruz kalmıştır zira 20 Mart’ta hükümet sözcüsü Sibeth Ndiaye ülkedeki maske eksikliği hakkında kendisine yöneltilen soruya verdiği cevapta sağlıklı kişiler tarafından maske kullanımının gereksiz olduğunu hatta yanlış kullanılması halinde tehlikeli olacağını vurgulamıştır. Konuşmasının sonunda “Ben maske kullanmayı bilmiyorum” diyen Ndiaye alay konusu olmuştur. Hükümetin maske eksikliğini bu şekilde gizlemeye çalışması eleştirilere neden olmuştur.
-
Karara verilen siyasi tepkiler nelerdir?
Yukarıda da belirtildiği üzere Macron hükümetinin koronavirüs salgını ile mücadelesi Fransa’daki birçok siyasi aktör tarafından eleştirilmiştir. Bu memnuniyetsizlik sadece siyasal partiler tarafından değil halk tarafından da dile getirilmektedir. 26 Nisan’da Fransa’nın köklü anket şirketlerinden biri olan Institut Français D’opinion Publique’in (IFOP) yayımlamış olduğu rapora göre Fransız halkının yüzde 71’i “koronavirüs krizini ve bunun sonuçlarını” yönetecek bir ulusal birlik hükümeti kurulmasını istemektedir. Hem siyaset dünyasının hem halkın vermiş olduğu tepkilerin yanı sıra Cumhurbaşkanı Macron ile Başbakan Philippe arasında tedbirlerin kaldırılma tarihi hususunda anlaşmazlık yaşandığına dair söylentiler bulunmaktadır. Bu durum ise Fransa’da koronavirüs sonrası dönemde hareketli bir siyasi döneme girileceğinin habercisi olabilir.
-
Fransız toplumunun karara tepkisi ne olmuştur?
Başbakanın yapmış olduğu açıklama kimi mesleki gruplarını endişelendirirken Fransız halkı üzerinde bir rehavete neden olmuştur. Öyle ki disiplinden uzaklaşan toplum sokağa çıkmaya ve sosyal mesafeye dikkat etmemeye başlamıştır. Bunun farkına varan Sağlık Bakanlığı 3 Mayıs Pazar günü bir açıklama yapma zorunluğu hissetmiştir. Tedbirlere uyulması halinde tedbirlerin kademeli olarak kaldırılacağı aksi takdirde yeni hasta sayısı yükselirse 11 Mayıs ile ilgili değişiklik yaşanabileceği ve ulusal değil bölgesel bir çıkış stratejisinin uygulanabileceğinin altı çizilmiştir.
-
Salgının Fransız ekonomisine etkileri neler olmuştur?
Yayımlanan rakamlara göre işsizlik yüzde 7,1 oranında artmıştır. Böylelikle Fransa’da iş arayanların sayısı 3,7 milyon kişiye ulaşmıştır. Bu artış 1996’da istatistiksel izlemenin başlamasından bu yana gözlemlenen en yüksek orandır. Ayrıca 30 Nisan Perşembe yayımlanan ilk tahmine göre Fransız ekonomisi 2020’nin ilk çeyreğinde yüzde 5,8’lik bir küçülme yaşamıştır. Bu ise 1949’da başlayan Fransa GSYH değerlendirmeleri tarihindeki çeyrek dönemli en büyük düşüştür. Fransa diğer büyük düşüşleri 2009’un ilk çeyreğinde yüzde -1,6 ve 1968’in ikinci çeyreğinde yüzde -5,3 ile yaşamıştır. Böylelikle ülkelerin büyük bir çoğunluğunda olduğu gibi koronavirüs salgınının Fransız ekonomisine de büyük bir darbe vurduğu görülmektedir. Başbakan Phillipe’in de altını çizdiği gibi ülke ekonomisi çökme raddesine gelmiştir.
Tedbirlerin kaldırılmasının arkasında yatan nedenin büyük oranda ekonomik olduğu görülmektedir. Yukarıda birçok kez belirtildiği üzere Fransız halkı tedbirlerin kaldırılmasına henüz hazır değildir. Fransız hükümetinin ekonomik sebeplerle vatandaşlarını tehlikeye atmasının önümüzdeki dönemde ne tür tepkilere yol açacağı ise merak konusudur.


