- Brexit nedir ve bugüne kadar ne yaşandı?
- Hükümetin 14 Kasım’da aldığı kararın içeriği nedir?
585 sayfadan oluşan taslak metin genel olarak incelendiğinde anlaşmalı ve yumuşak bir geçiş sürecinin hedeflendiği ortaya çıkmaktadır. Nitekim aşağıda sıralan başlıklara bakıldığında geçiş sürecinde Brüksel ile Brexit sonrası için yapıcı bir ilişki biçiminin kurulmaya çalışıldığı rahatlıkla görülmektedir. Metnin 25 Kasım’daki AB Liderler Zirvesi’nde kabul edilmesi ve Birleşik Krallık Parlamentosu tarafından onaylanması halinde bundan sonraki süreçte şu kritik başlıklar yürürlüğe girecektir:
- Taslakta Brexit ile ilgili en çok merak edilen soruların başında gelen AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile Birleşik Krallık’ın parçası Kuzey İrlanda arasındaki sınır sorununa geniş yer ayrılmıştır. “Backstop” uygulaması olarak adlandırılan tedbir maddesine göre, ülkenin tamamı ile AB arasında Gümrük Birliği bölgesi oluşturulmasının yolu açılmıştır. Bu sayede İrlanda adasında iki taraf arasında fiziki bir sınır ve gümrük duvarı oluşmasının önüne geçilmiştir. Bu bağlamda May hükümetine 2017 erken genel seçimleri sonrasında dışarıdan destek veren ve Parlamentoda bir azınlık hükümeti kurulmasını sağlayan Kuzey İrlanda merkezli Demokratik Birlik Partisi’nin (DUP) kaygıları azaltılmaya çalışılmıştır. Bununla ilintili olarak tedbir maddesinin yürürlükte kalacağı süre boyunca AB kurallarına ve uyuşmazlık hallerinde Avrupa Adalet Divanının vereceği kararlara uyulacağı taahhüt edilmiştir. Ayrıca iki taraf arasında Gümrük Birliği yürürlüğe gireceği için Birleşik Krallık bu süre zarfında üçüncü ülkelerle tek taraflı serbest ticaret anlaşması imzalayamayacaktır.
- Metinde iki tarafta ikamet eden, çalışan ve öğrenim gören vatandaşların durumuna da değinilmiştir. Buna göre, Birleşik Krallık’ta yaşayan yaklaşık üç milyon AB vatandaşının ve AB ülkelerinde yaşayan yaklaşık bir milyon Birleşik Krallık vatandaşının ikamet etme, çalışma ve öğrenim haklarının korunacağı taahhüt edilmiştir.
- Taslak metinde AB ile imzalanan mülteci anlaşması ile ilgili olarak Türkiye’ye de yer verilmiştir. 6. bölümde yer alan 155. maddede, mültecilerle ilgili olarak Türkiye ile varılan uzlaşma kapsamında mali yardımlara yönelik taahhütlere uyulacağı ilan edilmiştir. Türk vatandaşlarının Birleşik Krallık’ta iş kurmasına izin veren Ankara Anlaşması’nın durumu ile ilgili ise herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir.
- Son olarak metinde doğrudan yer verilmese de Brexit’ten sonra Londra’nın Brüksel’e ödeyeceği tazminat yaklaşık 39 milyar sterline düşürülmüştür.
- Kararın iç siyasetteki yansımaları nasıl oldu?
Karardan sonra kabinede yaşanan istifalar, Muhafazakar Parti içindeki çekişmeleri ve hizipleşmeyi de artırmıştır. Öyle ki “sert Brexit”i savunan hizipte yer alan Muhafazakar Parti milletvekili Jacob Rees-Mogg Brexit anlaşmasını gerekçe göstererek Başbakan Theresa May hakkında parti içinde güvensizlik (liderlik) oylaması için imza toplamaya başlamıştır. Bu noktada Cameron’ın istifasından sonra göreve gelen May, parti içerisindeki kontrolü tam manasıyla sağlayamadığı için 2017 Haziran’ında erken seçim kararı almış fakat ümit ettiğinin aksine Parlamentoda koltuk kaybetmişti. Bu minvalde parti tüzüğü gereği Muhafazakar milletvekillerin yüzde 15’inin (48 milletvekili) imza vermesi halinde May ve kabinesi için kısa süre içerisinde güven oylaması yapılacaktır. Olası bir oylamada Başbakan May milletvekillerinden güvenoyu alırsa bir yıl boyunca yeni bir oylama yapılamayacağı için görevine devam edecektir. Ancak güvenoyu alamaması halinde teamüller gereği istifa etmesi ve ardından partinin kendisine yeni bir lider seçmesi ihtiyacı doğacaktır.
Diğer taraftan, İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn kararla ilgili yaptığı değerlendirmede “Hükümet kabinenin, Parlamentonun ve ülkenin tamamının desteğinin olmadığı açık olan bu ‘yarı pişmiş’ anlaşmayı derhal geri çekmeli” açıklamasında bulunarak olumsuz bir tutum benimsemiştir. Liberal Demokrat Parti lideri Vince Cable da partisinin karara ret oyu vereceğini açıklamış ve kararla ilgili olarak Londra’da protesto yürüyüşü başlatmıştır. İskoçya Bölgesel Yönetimi Başbakanı ve İskoç Ulusal Partisi lideri Nicola Sturgeon ise Brexit’in İskoçya’nın Birleşik Krallık’tan ayrılmasına imkan sağlayacak iyi bir fırsat olduğunu ifade etmiş ve Brexit sonrasında İskoçya’da yeni bir bağımsızlık referandumu mesajı vermiştir.
- Bundan sonraki süreç nasıl işleyecek?
- Yeni bir referandum mümkün mü?

