Babülmendep’te Sahanın Gerçekliği: Husiler ve Kızıldeniz Güvenliği
Babülmendep’te Sahanın Gerçekliği: Husiler ve Kızıldeniz Güvenliği
Babülmendep'te kimin nereyi kontrol ettiği tek başına belirleyici mi? Husiler eylül ayında Yemen'in batı kıyısında ilerleyerek Babülmendep çevresinde ve Mayun Adası'nda kontrol sağladı. 5 Ekim itibarıyla ise Suudi Arabistan destekli Yemen hükümeti karşı saldırıya geçerek birçok bölgeyi yeniden kontrol altına aldı. Yemen'in dağlık coğrafyası sahadaki dengeleri nasıl etkiliyor? Husiler İran'ın güdümünde mi hareket ediyor, yoksa kendi çıkarları doğrultusunda pragmatik bir çizgi mi izliyor? Babülmendep'teki riskler enerji güvenliği, deniz ticareti ve denizaltı kabloları açısından ne anlama geliyor? Ağustos ayında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından kurulan Mekke İttifakı da bu tablonun önemli bir parçası. Tek bir ülkeyi hedef almayan, bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik bir savunma anlayışına dayanan ittifak, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik olası saldırılarında nasıl devreye girecek? Kurumsal yapısını tamamlayan bir Mekke İttifakı, Kızıldeniz ve Babülmendep hattında nasıl bir caydırıcılık üretebilir? SETA Araştırmacısı Tunç Demirtaş ile Babülmendep ve Kızıldeniz'de değişen dengeleri ve Mekke İttifakı'nın bölgedeki rolünü konuştuk.
Paylaş:
1-24 / 4897