Eğitim seviyesi ile elde edilen kazanç arasındaki ilişki, işgücü piyasası dinamiklerini analiz etmek için kullanılan temel göstergelerden biridir. “Eğitim primi” olarak tanımlanan bu kavram, yükseköğrenime ve mesleki beceriye ayrılan yatırımın ekonomik getirisini ifade eder. Yazıya temel oluşturan OECD verilerinde, lise mezunlarının ortalama kazancı “100” referans değeri olarak kabul edilmiştir. Diğer eğitim kademelerindeki değerler, doğrudan ilgili eğitim grubunun ortalama kazancının, lise mezunu ortalama kazancının yüzde kaçına denk geldiğini göstermektedir. Örneğin bir endeks değerinin 139.6 olması, ilgili grubun lise mezunlarının ortalama kazancının %139.6’sı kadar (%39.6 daha fazla) kazanç elde ettiğini, 81.3 olması ise lise mezunlarının ortalama kazancının %81,3'ü kadar (%18.7 daha az) kazanç elde edildiğini ifade etmektedir.
Seçilmiş Ülkelerde Eğitim Seviyesine Göre Göreceli Kazanç (İlköğretim)
Seçilmiş Ülkelerde Eğitim Seviyesine Göre Göreceli Kazanç (Üniversite)
Veriler incelendiğinde, 2014 yılında Türkiye’de eğitim seviyelerine göre belirgin bir kazanç farklılaşması görülmektedir. 2014’te üniversite mezunlarının kazanç endeksi 168.7 seviyesinde kaydedilmişken, 2022 yılına gelindiğinde bu oranın 139.6'ya gerilediği izlenmektedir. Alt eğitim grubunda (ilköğretim) ise aynı dönemde endeksin 76.3'ten 81.3'e çıktığı görülmektedir. Bu istatistikler, Türkiye işgücü piyasasında maaş bantlarının birbirine yaklaştığına işaret etmektedir.
Üniversite mezunlarının göreceli kazanç avantajındaki bu düşüş eğiliminin yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığı, küresel işgücü piyasalarında da benzer bir trendin yaşandığı grafikteki diğer ülke verilerinden anlaşılmaktadır. 2014’ten 2022’ye uzanan süreçte, gelişmiş ekonomilerde de üniversite diplomasının getirdiği kazanç priminde azalmalar görülmektedir. Almanya’da üniversite mezunlarının kazanç endeksi 141.1’den 134.7’ye, İngiltere’de 147.8’den 133.3’e, Güney Kore’de ise 121.9’dan 118.4’e gerilemiştir. Bu noktada ortaya çıkan en dikkat çekici sonuç Türkiye’de üniversite mezunlarının kazanç avantajı (139.6) sekiz yıllık süreçte ciddi bir düşüş yaşamış olsa da ulaşılan güncel oranın Almanya, İngiltere ve Güney Kore gibi ülkelerin güncel oranlarından halen daha yüksek bir seviyede bulunmasıdır.
Türkiye’deki güncel oranlar Avrupa Birliği ortalamaları ile karşılaştırıldığındaysa istatistiksel bir paralellik ortaya çıkmaktadır. 2022 yılı itibarıyla Avrupa Birliği genelinde ilköğretim mezunlarında 81.0, üniversite mezunlarında ise 140.3 olan endeksler Türkiye endeksleri (81.3 ve 139.6) ile neredeyse aynıdır.
2014-2022 dönemi verileri, Türkiye işgücü piyasasında eğitime dayalı kazanç farklılıklarının azaldığını göstermektedir. Almanya, İngiltere ve Güney Kore gibi örneklerde de üniversite mezunlarının lise mezunlarına kıyasla elde ettiği maaş avantajı daralmaktadır. Türkiye işgücü piyasasındaki daralma her ne kadar sert bir düşüş olarak kayıtlara geçse de üniversite mezunlarının koruduğu %39.6’lık kazanç avantajı, bahsi geçen gelişmiş ülkelerin üzerinde yer almayı sürdürmekte ve aynı zamanda Avrupa Birliği ortalamasıyla niceliksel bir uyum sergilemektedir.
