YZ hukuku, 2020'lerin başından itibaren küresel gündemin en öncelikli maddelerinden biri haline gelmiş ve devletlerin birbirinden farklı düzenleme tercihleriyle küresel ölçekte yoğun bir hukuki üretim ve tartışma alanına dönüşmüştür. AB aday ülkesi, Avrupa Konseyi üyesi ve Gümrük Birliği ortağı olarak Türkiye, küresel düzenleme baskısı ile özgün ekosistem geliştirme ihtiyacı arasında çift yönlü bir konumdadır.
TBMM 28. Dönem Yapay Zeka Araştırma Komisyonunun Mart 2026 tarihli ve 260 sıra sayılı raporu ise Türkiye'nin YZ hukuku tartışmasını bütüncül biçimde ele alan ilk kurumsal meclis belgesidir. Elinizdeki çalışma, komisyon raporunun hukuki çerçeveye ilişkin dördüncü bölümünü ABD, Çin, AB, Avrupa Konseyi, Birleşik Krallık, Güney Kore, İtalya, Japonya, Brezilya ve Vietnam deneyimleriyle karşılaştırmalı olarak incelemektedir.
Çerçeve nitelikli Türk YZ kanunu, Türkiye Yapay Zeka Kurumunun yapısı, düzenleyici deneme alanları, FSEK veri madenciliği istisnası, ÜGTDK modernizasyonu ve Avrupa Konseyi YZ Çerçeve Sözleşmesi'nin onaylanması başta olmak üzere temel öneriler uluslararası karşılıklarıyla değerlendirilmektedir. Bu çalışma ayrıca komisyon raporunda yeterince işlenmemiş iki kritik meseleye de dikkat çekmektedir: (i) 192 sayılı CBK ile kurulan SGB ile önerilen Türkiye Yapay Zeka Kurumu arasındaki yetki dağılımı ve (ii) Avrupa Konseyi YZ Çerçeve Sözleşmesi'nin onaylanmasının diğer reformları önceleyen bir uluslararası taahhüt olarak ele alınması zorunluluğu.
