SETA, ERASMUS+ Projesi Kapsamında Göç Temalı Eğitim Programı Gerçekleştirdi

SETA, ERASMUS+ Projesi Kapsamında Göç Temalı Eğitim Programı Gerçekleştirdi

SETA Vakfı, ERASMUS+ projesi kapsamında yaklaşık 80 ulusal ve uluslararası öğrencinin katıldığı göç temalı bir eğitim programı gerçekleştirdi. Programda gençler, göçün sosyal, kültürel ve ekonomik boyutlarını çok yönlü eğitimler ve uygulamalı çalışmalarla ele aldı.
Paylaş:

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) gençlerin göç, göçmenlik ve mültecilik konularındaki bilgi birikimini artırmayı ve onları politika yapım süreçlerine dahil etmeyi amaçlayan bir ERASMUS+ projesi kapsamında eğitim programı düzenledi. SETA Akademi Direktörlüğü tarafından gerçekleştirilen program, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve çeşitli ülkelerden gelen yaklaşık 80 ulusal ve uluslararası öğrencinin katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi.

Günümüzde sınırların daha kolay aşılabilmesi, küreselleşme, artan mobilite ve teknolojik gelişmeler ve iç savaşlar uluslararası göç hareketlerini hızlandırmış; bireylerin çeşitli gerekçelerle daha sık yer değiştirmesine yol açmıştır. Göçle birlikte bireylerin kimlikleri, kültürel kodları ve gündelik yaşam pratikleri de hedef ülkedeki yeni sosyokültürel yapı ile etkileşim içerisinde dönüşebilmektedir. Bu süreç, göçmenlerin kültürleşme, uyum sağlama ve toplumsal hayata katılım süreçleri üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. SETA Vakfı, toplum çalışmaları kapsamında özellikle dezavantajlı gruplara yönelik araştırmalar yürütmekte; çocuklar, gençler, kadınlar, göçmenler ve işsizler gibi toplumsal kırılganlığa sahip gruplar üzerine politika önerileri geliştirmektedir. Bu proje de gençlerin göç konusunda bilinçlenmesi ve yenilikçi çözüm önerileri üretmesi amacıyla hayata geçirildi.

Program, katılımcıların hem teorik hem de uygulamalı içeriklerle göç olgusunu çok boyutlu şekilde anlamalarını amaçladı. Programın ilk gününde katılımcılar “Göç nedir?”, “Göçmen kime denir?” gibi temel kavramları ele alan derslerle programa bilimsel bir çerçeve bilgisi edindi. Eğitimin devam eden günlerinde öğrenciler, “Dünyada Göç ve Göçmenlik Trendleri”, “Gerçek Hikâyelerle Göç Olgusu”, “Göçmenlerin Yasal Statüleri”, “Sinemada Göç ve Göçmenlik”, “Entegrasyon, Asimilasyon ve Yabancı Düşmanlığı” gibi konu başlıklarıyla göçün küresel ve yerel boyutlarını tartışma imkânı bulmuşlardır. Özellikle farklı ülkelerden gelen öğrencilerin deneyim paylaşımları, dersleri çok kültürlü ve interaktif bir yapıya kavuşturmuştur.

Programda teorik içeriklerin yanı sıra uygulamalı çalışmalar da önemli yer tutmuştur. OECD Göçmen Veritabanı üzerine gerçekleştirilen grup çalışmasıyla öğrenciler uluslararası göç istatistiklerini analiz etmiş, göç politikalarının veriye dayalı değerlendirilmesine yönelik temel beceriler kazanmıştır. “Politika Önerisi Yazımı” başlıklı çalıştayda gençler, göçmenlerin toplumsal hayata adaptasyonunu güçlendirmeye yönelik öneriler geliştirmiştir. Film analizleri, münazara oturumları ve saha temelli tartışmalar ise göçün sosyal ve kültürel yansımalarını gündelik yaşam bağlamında ele almalarını sağlamıştır. Eğitim programının ilerleyen oturumlarında öğrenciler, sivil toplum kuruluşlarının göç konusundaki rollerini incelemiş, iklim değişikliği ve göç arasındaki ilişkiye dair güncel tartışmaları değerlendirmiş ve göçün geleceğine yönelik senaryolar üzerinde durmuştur. Katılımcılar, devlet dışı aktörlerin, uluslararası örgütlerin ve devlet kurumlarının göç yönetimindeki sorumluluklarını farklı perspektiflerden analiz etmiştir.

Programın son gününde yapılan genel değerlendirme oturumunda, katılımcıların öğrendiklerini nasıl uygulamaya aktarabileceklerine dair geri bildirimler alınmış; gençlerin göç ve göçmenlik politikaları konularında aktif rol almalarını sağlayacak öneriler tartışılmıştır. Sertifika töreni ile tamamlanan proje, katılımcı gençlere yalnızca akademik bilgi değil, aynı zamanda çok kültürlü etkileşim, eleştirel düşünme ve politika üretme becerileri kazandırmıştır.

SETA ve ERASMUS+ proje ortaklarıyla yürütülen bu program, gençlerin göç alanındaki farkındalığını artırması, yenilikçi çözüm önerileri geliştirmeleri ve gelecekte ilgili politika süreçlerine dahil olmaları için önemli bir zemin sunmuş; göç, göç politikaları ve kültürel etkileşim konularına dair çok yönlü bir öğrenme deneyimi sağlamıştır.