Savaşın Gölgesinde Körfez’in Silah İhtiyacı ve Türkiye’nin Yükselen Savunma Sanayii

Bu çalışma; SIPRI'nin 2026 yılında güncellenen transfer verileri ışığında, Körfez ülkelerinin silah ithalatındaki yüksek hacmini ve Türkiye'nin ithalat-ihracat dengesindeki dönüşümünü ele almaktadır.
Paylaş:
Savaşın Gölgesinde Körfez’in Silah İhtiyacı ve Türkiye’nin Yükselen Savunma Sanayii

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), dünya genelinde silahlı çatışmalar, askeri harcamalar ve silah ticareti konularında araştırmalar yürüten bağımsız bir kuruluştur. Küresel güvenlik politikalarında şeffaflığı sağlama misyonuyla hareket eden enstitü, her yıl yayımladığı kapsamlı raporlar ve veri tabanlarıyla savunma sanayii analizlerinin temel dayanaklarından biridir. Bu çalışmada kullanılan Silah Transferi Veritabanı 2025 yılının sonuna kadar gerçekleşen tüm resmi teslimatları ve transferleri içerecek şekilde Mart 2026’da güncellenmiştir. Askeri Harcamalar Veritabanının ise 27 Nisan’da güncellenmesi beklenmektedir.

Bu veri setinde gösterge olarak kullanılan SIPRI TIV (Trend Indicator Value--Eğilim Gösterge Değeri), SIPRI tarafından geliştirilen ve büyük konvansiyonel silahların uluslararası transfer hacmini ölçmek için kullanılan ortak bir birimdir. Bu gösterge finansal değerden ziyade askeri kapasite ve transfer edilen silah miktarını (hacmini) ölçer.

2000-2025 dönemi istatistikleri, Körfez bölgesinin savunma sektöründe yüksek hacimli bir pazar olduğunu göstermektedir. İncelenen dönemde Suudi Arabistan 40.237, Birleşik Arap Emirlikleri 25.560, Katar ise 16.183 birimlik toplam ithalat hacmiyle öne çıkmaktadır. İthalat rakamlarında dönemsel dalgalanmalar yaşansa da Körfez ülkeleri savunma tedarikinde ithalata dayalı yapısını korumaktadır.

Körfez Ülkeleri Silah İthalat Hacmi

Körfez’deki yüksek ithalat eğilimine karşın, Türkiye verileri farklı bir seyir izlemektedir. 2000 yılında 1.181 birim olan silah ithalatı, 2020’li yıllara gelindiğinde 187 birime kadar gerilemiştir. İthalattaki bu kayda değer düşüşle eş zamanlı olarak, 2000’lerin başında yalnızca 21 birim olan ihracatın 2023 yılında 33 kat artarak 698 birime yükselmesi dikkat çekicidir. İhracattaki bu istikrarlı artış, Türkiye’nin savunma sanayinde kayda değer bir üretim kapasitesine ulaştığını göstermektedir.

Türkiye Silah İthalat ve İhracat Dönüşümü

İthalat ve ihracat göstergelerine genel bir bakış sonrası Türkiye’nin silah ticareti yaptığı ülkelere ve bu ülkelerin karşılıklı ticaretteki paylarına bakmak faydalı olacaktır. Grafik-3, Türkiye’nin 2000-2025 yılları arası silah ithalatı yaptığı ülkeleri ağırlıklarıyla göstermektedir. Buna göre, 2000-2025 dönemi genelinde Türkiye’nin %57.6 ile ABD’ye, ardından Fransa (%15.7) ve Rusya’ya (%10.2) ciddi bir ithalat bağımlılığı olduğu görülmektedir. Bu durum Türkiye’nin konvansiyonel silah sistemlerinde ağırlıklı olarak Batı (NATO) bloğuyla ve kısmen Rusya’yla yoğun ilişkilerinin olduğunu göstermektedir. Ancak bu 25 yıllık dönemin özellikle son 10 yılı, Türkiye’nin bu dışa bağımlılığı kırmak için “yerlileşme” hamlelerine hız verdiği de bir dönemdir. İthalattaki bu görünüme karşın dış politikada bağımsız hareket etme çabası, Türkiye’nin kendi savunma ekosistemini kurması için bir motivasyon kaynağı olmuştur.

Türkiye'nin Silah İthalatı Yaptığı Ülkeler ve Oranları

Türkiye'nin Silah İhracatı Yaptığı Ülkeler grafiğiyse (Grafik-4) Türk savunma sanayisinin yönünü açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye’nin en büyük iki müşterisi Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) (%20.5) ve Suudi Arabistan (%12.1) olarak öne çıkmaktadır. Bunlara Katar, Bahreyn ve Irak da eklendiğinde, Türkiye’nin toplam silah ihracatının neredeyse yarısının Orta Doğu ve Körfez coğrafyasına yapıldığı görülmektedir. Türkiye yerli savunma sektörüyle sadece kendi ordusunu donatmakla kalmayıp ürettiği sistemleri bölgesel bir diplomasi ve ekonomik gelir aracı olarak kullanmaya başlamıştır. Özellikle son yıllarda BAE ve Suudi Arabistan ile yaşanan siyasi normalleşmenin, savunma sanayii ihracatına doğrudan ve çok güçlü bir şekilde yansıdığı söylenebilir.

Türkiye'nin Silah İhracatı Yaptığı Ülkeler ve Oranları

Silah ihracatında Körfez Ülkeleri Türkiye için önemli bir yer tutsa da bu ülkelerin silah tedariğinde Türkiye’nin payı gelişime oldukça açıktır. Körfez pazarındaki rekabeti ve Türkiye’nin bu pazardaki rakiplerini ve konumu görmek için Grafik-5’e bakmak gerekiyor. Körfez ülkelerinin silah ithalatında ABD’nin payı oldukça büyüktür. Ancak grafikteki renk kırılımlarına (Türkiye - Turkuaz renk) bakıldığında; Türkiye’nin başta Bahreyn olmak üzere Katar, Umman ve BAE’nin silah ithalatında kendine görünür bir yer edindiği görülmektedir.

Körfez Ülkeleri Silah İthalatı Tedarikçileri

Türkiye, Körfez ülkeleri için ABD, Fransa veya İngiltere gibi “geleneksel” tedarikçilerin yanında, “maliyet-etkin, teknolojik olarak rekabetçi ve politik olarak esnek” bir alternatif tedarikçi konumuna yükselmiştir. Özellikle Katar ile olan stratejik müttefiklik ve Umman/BAE pazarındaki artan varlık, Türkiye’nin Batılı firmaların tekelini kırmaya başladığının bir göstergesidir.

Netice itibarıyla SIPRI verileri, Körfez hattındaki yüksek ithalat hacminin sürdüğünü; Türkiye’nin konumunun ise stratejik bir dönüşüm geçirdiğini göstermektedir. İthalat ve ihracat verilerindeki olumlu yöndeki değişim, Türkiye’nin savunma sanayiindeki bölgesel rolünün yeni bir dengeye oturduğunu doğrulamaktadır.

Paylaş:
İLGİLİ YAYINLAR
Savaşın Gölgesinde Körfez’in Silah İhtiyacı ve Türkiye’nin Yükselen Savunma Sanayii
The Impact of Artificial Intelligence in Online Disinformation Campaigns