15 Temmuz 2016 darbe girişiminin üzerinden geçen on yıllık süre, o gece yaşananları ve ardından gelen yeniden yapılanma sürecini daha geniş bir perspektiften değerlendirmek için yeterli bir zaman dilimidir. Bu analiz, Silahlı Kuvvetler içinde yuvalanan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından gerçekleştirilen ve teşebbüs aşamasında bastırılan darbe girişiminin neden başarıya ulaşamadığını, birbirini tamamlayan üç temel etken olan liderlik, demokratik dirençlilik ve devletin kurumsal kapasitesi ekseninde ele almaktadır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında somutlaşan liderlik olgusu Weber’in karizmatik otorite ve bürokrasi çözümlemesiyle; darbeye karşı toplumun, siyasal aktörlerin ve devlet kurumlarının sergilediği mücadele demokratik dirençlilik kavramıyla ve son olarak kamu hizmetlerinin hiçbir kesintiye uğramadan sürdürülmesi ise altyapısal güç ve devlet kapasitesi olgularıyla ilişkilendirilerek incelenmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iktidarı boyunca kararlılıkla sürdürdüğü vesayetle mücadelenin toplumsal hafızada ve siyasi kültürde meydana getirdiği etkiyle 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat’ta yaşanan darbe ve müdahalelerin aksine 15 Temmuz’da darbeciler toplumsal bir taban bulamamıştır. Liderin kitlesel mobilizasyon çağrısı, toplumun mukavemeti ve başta güvenlik birimleri olmak üzere devlet kurumlarının eş güdüm içinde işlevlerini kesintisiz yerine getirmesi, teşebbüsün darbeye dönüşmesini engellemiştir.
