Kurallara Dayalı Düzenin Çözülüşü: Küresel Normsuzluk Çağı ve Türkiye’nin Stratejik Rolü

Kurallara Dayalı Düzenin Çözülüşü: Küresel Normsuzluk Çağı ve Türkiye’nin Stratejik Rolü

Bu analiz eski düzenin restorasyonunun imkansızlığını ve küresel sistemin işlemci bir yapıya dönüştüğünü ortaya koyarken Türkiye'nin "Dünya beşten büyüktür" itirazının tarihsel haklılığını incelemektedir.
Paylaş:
Dosya
Kurallara Dayalı Düzenin Çözülüşü: Küresel Normsuzluk Çağı ve Türkiye'nin Stratejik Rolü
(1.01 M)
Gözat

İkinci Dünya Savaşı sonrasında inşa edilen liberal uluslararası düzenin vaatleri ile sahadaki pratikleri arasındaki makasın telafi edilemez biçimde açıldığı ve kuralların bağlayıcılığını yitirdiği bir dönemden geçilmektedir. Özellikle Trump yönetiminin benimsediği "Önce Amerika" doktrini eksenindeki revizyonist politikalar, uluslararası hukukun ve ekonominin birer silah olarak araçsallaştırılması ve Avrupa'nın Gazze ile Ukrayna krizlerinde sergilediği "seçici dayanışmacılık" küresel sistemi kuralların değil çıkarların belirleyici olduğu bir "normsuzluk çağı"na sürüklemektedir. Kurumsal mekanizmaların felç olduğu ve çok taraflılığın işlevini yitirdiği bu yeni ekosistemde devletler için güvenlik ve meşruiyetin kaynağı uluslararası konsensüsten "kendi başının çaresine bakma" doktrinine kaymıştır.

Bu analiz eski düzenin restorasyonunun imkansızlığını ve küresel sistemin işlemci bir yapıya dönüştüğünü ortaya koyarken Türkiye'nin "Dünya beşten büyüktür" itirazının tarihsel haklılığını incelemektedir. Türkiye'nin savunma sanayiindeki stratejik otonomi hamleleri, çok yönlü ittifak mimarisi ve lider diplomasisi kapasitesinin bir tercih değil beka zorunluluğu olduğunu savunan analiz bu kaotik geçiş sürecinde Türkiye'nin edilgen bir "köprü" olmaktan çıkarak küresel sistemin kurucu ve merkez aktörlerinden birine dönüştüğü tespitinde bulunmaktadır.

Paylaş:
İLGİLİ YAYINLAR