Gazze'deki İsrail soykırımı ve Batı'nın suç ortaklığına adanmış Insight Turkey'nin son sayısını duyurmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu sayı, günümüzün en acil insani ve jeopolitik krizlerinden birini ele alan ilgi çekici yorumlar ve araştırma makaleleri içeriyor.
Bu sayı, Emile Badarin’in Filistin devletinin son zamanlarda tanınmasını gerçek koruma ve egemenlikten yoksun sembolik bir jest olarak eleştirdiği yazısıyla başlıyor. Araştırma makaleleri bölümünde ise Zeynep Burcu Uğur, Ola Alkhuffash ve Islam Shahwan, 1.188 Gazze sakininin katıldığı anketin sonuçlarını sunarak, kuşatma altındaki halkın görüşleri hakkında basitleştirilmiş varsayımları sorguluyor. Abdulgani Bozkurt ve Muharrem Doğan, İsrail'in şiddeti meşrulaştırmak için kutsal anlatıları kullanmasını inceliyorlar. Yakup Yıldırım ve Burak Güneş ise makalelerinde Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı soykırım davasını analiz ederek uluslararası hukukun hem potansiyelini hem de sınırlarını vurguluyorlar.
Bu sayı ayrıca Batılı kurumlara ve medyaya da odaklanıyor. Ebubekir Ceylan, siyasallaştırma ve antisemitizmin kötüye kullanılması yoluyla Birleşik Krallık'ta akademik özgürlüğün kısıtlanmasını inceliyor, Mehmet Özdemir ise Thomson Reuters'ın haberlerini analiz ederek Batı medyasının İsrail merkezli anlatıları nasıl pekiştirdiğini gösteriyor. Muhammed Hüseyin Mercan ve Yusuf Ziya Gökçek, filmler aracılığıyla İsrail popüler kültürünün şiddeti normalleştirmedeki rolünü deşifre ediyor. Erhan Bektaş, Osmanlı dönemindeki toprak transferlerinin erken Siyonist yerleşimini şekillendirme sürecini tarihsel bir perspektiften izlerken, Talha İsmail Duman, güvenlik perspektifinden Ontolojik Güvenlik Teorisi aracılığıyla Hizbullah'ın stratejisini inceliyor. Gökhan Çınkara, Al-Aqsa Selinden sonra Türkiye'nin İsrail ile değişen dış politika dinamiklerini analiz ediyor.
Bu sayı, konu dışı ancak ilgili çalışmalar da içeriyor. Mukerrem Miftah, BAE'nin Afrika'daki artan etkisini inceliyor ve Abdennour Toumi, Cezayir'in yenilenen dış politika hedeflerini analiz ediyor. Farhad Huseynov, müzakere teorisini Güney Kafkasya'daki barış umutlarına uyguluyor. Ayrıca, Orkhan Valiyev, Türkiye'nin iç dönüşümünü çok kutuplu küresel bağlamda ele alıyor ve Ahmet Faruk Levent ile Hatice Gül, asimilasyon politikalarının diasporik kültürel sürekliliği nasıl tehdit ettiğini inceliyor.
Bu sayının, küresel politikadaki bu kritik dönemi daha derinlemesine anlamak isteyen akademisyenler, politika yapıcılar ve okuyucular için değerli bilgiler sunmasını umuyoruz.

