1. Ermenistan Ulusal Meclisi seçimleri için genel esaslar nelerdir?
Ermenistan’daki parlamento seçimleri 7 Haziran 2026’da gerçekleştirilecektir. Siyasi partilerin seçim kampanyaları 8 Mayıs 2026’da başlamış olup 5 Haziran’da sona erecek ve seçim günü öncesinde yasaklar başlayacaktır. Seçimlere toplam 19 siyasi oluşum katılmakta olup bunların 17’si siyasi parti, 2’si de ittifaktır. Ermenistan’ın siyasi seçim sistemi, parti listesine dayalı nispi temsil esasına göre yapılandırılmış olup bağımsız adaylar seçimlerde müstakil aday olamamakta; siyasi parti veya ittifak listeleri üzerinden seçime girebilmektedir. Ermenistan’da yaklaşık 2,5 milyon seçmen oy kullanma hakkına sahip olup ülke genelinde 2 bin 5 sandık kurulacaktır.
Ermenistan’daki siyasi partiler arasında şunlar öne çıkmaktadır:
• Başbakan Nikol Paşinyan’ın Sivil Sözleşme Partisi
• Robert Koçaryan liderliğindeki Ermenistan İttifakı
• Samvel Karapetyan bağlantılı Güçlü Ermenistan Bloku
• Gagik Tsarukyan’ın Müreffeh Ermenistan Partisi
• Arman Tatoyan’ın Birlik Kanatları Hareketi
• Edmon Marukyan’ın Aydınlık Ermenistan Partisi
• Levon Zurabyan’ın Ermeni Ulusal Kongresi
• Hayk Marutyan’ın Yeni Güç hareketi
• Aram Sarkisyan’ın Cumhuriyet Partisi
2018 devrimi öncesinde Ermeni siyasetinin hakim gücü olan Cumhuriyetçi Parti ise muhalefet oylarını bölmemek amacıyla seçime katılmamaktadır.
2. Siyasi partilerin programları veya argümanları nelerdir?
Sivil Sözleşme Partisi’nin seçim programı, önceki dönemde öne çıkan Ermeni milliyetçiliği anlayışından ve Karabağ’ın kendi kaderini tayin etmesi söyleminden uzaklaşmıştır. Batı’ya yönelmeyi amaçlayan Paşinyan; Washington Mutabakatı sonrasında Azerbaycan ile barış ve Türkiye ile normalleşme yoluyla bölgesel entegrasyon siyaseti izlemektedir. Diğer bir ifadeyle Paşinyan refah için barışa dayalı güvenlik anlayışını ön plana çıkartmıştır. Paşinyan’ın çerçevesini çizdiği “Gerçek Ermenistan” yaklaşımı, uluslararası alanda tanınan Ermenistan Cumhuriyeti sınırlarını devlet politikasının tek meşru çerçevesi olarak görmektedir. Parti programı aynı zamanda Rusya’dan kademeli uzaklaşma, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) üyeliğinin fiilen askıda tutulması, Avrupa Birliği (AB) ile daha derin entegrasyon, savunma sanayii kapasitesinin geliştirilmesi ve kapsamlı bir savunma modelinin benimsenmesi gibi unsurları içermektedir. Barış Kavşağı Projesi ile halka somut bir program sunan Paşinyan için Türkiye ile hudutların açılması en belirgin vaat olarak öne çıkmaktadır.
Muhalefet kampanyası parçalı bir görünüm sergilese de Paşinyan’ın savaş sonrası liderliği, ulusal güvenlik kaygıları ve ekonomi yönetimi etrafında ortak bir eleştiri zemini oluşmuştur. Güçlü Ermenistan; ekonomik yönetim kapasitesi, düşük faizli kredi, bölgesel kalkınma ve sulama altyapısının modernizasyonu gibi temalara odaklanırken Ermenistan’daki yüksek kredi faizlerini Gürcistan ile kıyaslayarak ekonomi eleştirisini öne çıkarmaktadır.
Müreffeh Ermenistan Partisi ise ücretsiz eğitim ve sağlık hizmetleri, emekli maaşı artışları ve 3 milyon drama kadar kısmi kredi affı vadeden popülist bir sosyal program yürütmektedir. Ermenistan İttifakı, Koçaryan’ı “kriz dönemlerinin deneyimli yöneticisi” olarak konumlandırırken Birlik Kanatları, Aydınlık Ermenistan ve Batı yanlısı yeni siyasi oluşumlar hem mevcut iktidardan hem de eski siyasal elitlerden memnun olmayan seçmeni mobilize etmeye çalışmaktadır.
Seçim kampanyalarında Karabağ ve Azerbaycan’a verilen tavizlerden şikayet eden muhalefetin kendi aralarında da bölünmüşlük içinde olduğunu belirtmek gerekmektedir. Bu çerçevede yaklaşan seçimler öncesinde Paşinyan karşıtı kesimlerin; Ermenistan’daki muhalif çevreler, Kilise güdümündeki ve Rusya yanlısı gruplar, diaspora etkisindeki siyasi eğilimler ve Karabağ Ermenileri etrafında blok oluşturmaya çalıştıkları görülmektedir. Ancak söz konusu aktörler arasındaki ilişkilerin uzlaşıdan ziyade rekabeti hatırlattığı ve bu durumun Paşinyan açısından önemli bir siyasi avantaj teşkil ettiğini vurgulamak gerekmektedir.
3. Ermenistan Ulusal Meclisinin yapısı nasıl?
Ermenistan Ulusal Meclisi en az 101 sandalyeden oluşmakta ancak dengeleme ve ek temsil mekanizmaları nedeniyle toplam sandalye sayısı artabilmektedir. Nitekim 2021 seçimlerinden sonra Parlamentoya 107 vekil seçilmiştir. Mevcut sisteme göre siyasi partilerin Parlamentoya girebilmesi için en az yüzde 4, iki veya üç partiden oluşan ittifakların yüzde 8 ve üçten fazla partili ittifakların ise yüzde 10 oy alması gerekmektedir. Parlamentoda en az üç siyasi oluşumun temsil edilmesi zorunludur.
Hükümet kurabilmek için normal şartlarda salt çoğunluk yani yüzde 50 oy+1 sandalye gerekmektedir. Bu durum 101 sandalyeli bir Parlamentoda 51 sandalye, 107 sandalyeli bir yapıda ise 54 sandalye anlamına gelmektedir. Ayrıca Ermenistan seçim sistemi “istikrarlı çoğunluk” mekanizmasına dayanmaktadır. Bu kurala göre seçimi kazanan güç Parlamentoda yüzde 54 sandalye oranına ulaşamazsa yönetsel istikrarı sağlamak amacıyla ek sandalye tahsis edilebilmektedir.
4. Ermenistan seçmeninin eğilimleri nedir?
Geçmiş seçim davranışları incelendiğinde Ermeni seçmenin ideolojik sadakatten ziyade kriz dönemlerine tepki vererek oy verdiği görülmüştür. Örneğin 2018 seçimlerinde seçmen “Kadife Devrim” sonrasında ortaya çıkan değişim ve reform beklentisinin etkisiyle Paşinyan hareketini desteklerken 2021 seçimlerinde ise 2020 Karabağ Savaşı’nın oluşturduğu travma bu durumu siyasi desteğe dönüştürebilen Paşinyan lehine bir atmosferin oluşmasına katkı sağlamıştır. Böylece Sivil Sözleşme Partisi yaklaşık yüzde 54 oy almış ve 71 vekil çıkarmıştır. Aynı seçimde Koçaryan’ın Ermenistan İttifakı ise yaklaşık yüzde 21 oy ve 29 sandalye kazanmıştır. Katılım oranının yaklaşık yüzde 49 seviyesinde kalmasıyla Paşinyan, savaş sonrası dönemde önemli ama kısıtlı bir toplumsal meşruiyet elde etmiştir.
Diaspora ise siyasi açıdan önemli olmakla birlikte seçim sonuçlarına doğrudan etki edememektedir. Yurt dışındaki Ermeniler seçim günü fiziksel olarak Ermenistan’da bulunmadıkları sürece oy kullanamamaktadır. Diaspora için yurt dışı sandıkları da açılmamaktadır. Buna rağmen medya ağları, lobicilik faaliyetleri, finansman, sivil toplum örgütleri ve ulus ötesi parti yapıları üzerinden diaspora özellikle Karabağ, güvenlik politikaları ve Ermenistan’ın jeopolitik yönelimi konusunda etkili olmaya devam etmektedir. Dünya genelindeki Ermeni diasporasının 5-7 milyon kişi arasında olduğu tahmin edilmekte ve özellikle Rusya, Fransa, ABD ve Ortadoğu’daki topluluklar Ermeni iç siyasetini etkileyebilmektedir.
Seçimler öncesi yapılan anketlerde Paşinyan’ın Sivil Sözleşme Partisi yüzde 24-30 arasında bir oy oranına erişebilirken Koçaryan’ın Ermeni İttifakı’nın yüzde 10-14 civarında oy potansiyeli olduğu görülmektedir. Ancak bu anketlerin “Karabağ” ile ilgili gündem nedeniyle güvenilir bir resim ortaya koyamayacağı ifade edilmelidir.
5. Seçime etki edebilecek dış dinamikler nelerdir?
Rusya’nın etkisi seçim sürecindeki en önemli dış değişkenlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Moskova, Ermenistan’ın aynı anda hem AB ile entegrasyonu derinleştirip hem de Rusya liderliğindeki Avrasya Ekonomik Birliği ile tam uyumlu kalamayacağını vurgulamıştır. Buna karşılık AB de seçim öncesinde Ermenistan’a Rus dezenformasyonu, siber tehditler ve seçim müdahalelerine karşı uzman desteği sağlamıştır. Bu durum seçimleri yalnızca bir iç politika rekabeti olmaktan çıkararak Ermenistan’ın Rusya merkezli güvenlik mimarisi ile Batı yönelimi arasında stratejik bir tercih yapacağı bir süreç haline getirmiştir. Bu rekabette Rusya’nın Ermenistan’dan tarım ürünleri ithalatına yönelik gümrük engellemelerinde bulunması ve doğal gaz satış fiyatının artırılması yönündeki söylemleri dikkat çekicidir. Azerbaycan’ın ise Rus etkisine karşılık Ermenistan’a tarım ve petrol ürünleri sevk ettiği görülmüştür.
Washington’ın seçimler öncesinde Trump Uluslararası Barış ve Refah Yolu (TRIPP) olarak ilan edilen ulaştırma projesine yönelik girişimler ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun 26 Mayıs ziyaretinde imzaladığı Nadir Elementler Antlaşması’yla ekonomik tabanı olan bir rol oynadığı görülmektedir. Brüksel ise uzun dönemde Ermenistan’ın AB üyeliğine yönelik söylemlerini seslendirmektedir. Ankara’nın mesafeli kalmayı tercih ettiği Ermenistan genel seçimlerinde normalleşmeye yönelik mesajlar vermesi Paşinyan’a güç katmıştır. Nitekim Ermenistan halkı açısından Türkiye ile normalleşmenin hem refah hem de güvenlik anlamları taşıdığı bilinmektedir.

