Enflasyon Gevşerken

Enflasyon Gevşerken

Merkez Bankası'nın bu göstergelerle elbet bir miktar rahatlayacağı ancak faiz indirimine usul usul gideceği görüşündeyim.
Paylaş:

Bu haftanın başında açıklanan en yeni fiyat gelişmeleri verileri, tüketici enflasyonundaki gevşemenin Mart ayında da sürdüğü müjdesini verdi. 2016'ya %9,58 ile nahoş bir giriş yapan yıllık tüketici enflasyonu, Şubat ayındaki %8,78 seviyesine gerilemesinin ardından, Mart'ta da %7,46 düzeyine iniş yaptı.

Memnun edici bu seyir nasıl oldu ve ne demek ister, bir bakalım.

BAZ
GIDA

Açıkçası bu yılın Ocak ayına da pek yumuşak başlamayan gıda grubu enflasyonunun, Şubat ayında birden yavaşlayan görünümünü Mart'a da taşıması ciddi pozitif etki yaratmış durumda. Bu bağlamda, Ocak'ta yıllık enflasyonu 2,8 puan destekleyen bahse mevzu grup, Şubat ve Mart aylarında desteğini sırasıyla 2,1 ve 1,1 puan seviyelerine çekmiş görünüyor. İşte Mart ayında enflasyonun gözle görülür gevşemesinde de, bu gelişme başrol oynuyor.

ET & SEBZE
PASTA PAYI
ÇEKİRDEK

Bu doğrultuda, oynak fiyatlı grupları azat edip temel görünüme odaklandığımızda, çekirdek göstergelerin, manşetteki o çekici durumu pek de yansıtmadığını anlıyoruz. Örneğin, I endeksi Şubat'ta yıllık %9,72 artış kaydederken, Mart'ta 0,21 puan gerilemeyle hızını %9,51'e çekmiş. H endeksi de, aynı dönemde 0,17 puan düşüşle %9,32'ye işaret ediyor.

Dolayısıyla, Mart ayında çekirdekte de bir iyileşme var amma velakin sınırlı…

Bu noktada, mesela temel mal grubunu merak edip şöyle bir bakarsak, Mart döneminde %10,13'lük çift haneli bir enflasyonla karşılaşıyoruz ki; bu, 0,24 puanlık "hafif" bir gevşeme anlamına geliyor.

GELELİM FAİZE

Bu bağlamda sadede varmadan önce, tespitleri şöyle bir özetlemekte fayda var: Evvela, manşet enflasyondaki gevşemenin oldukça olumlu olduğu ortada ve Nisan ayında da bu gidişatı destekleyecek bir baz etkisi görmemiz muhtemel. Mayıs ve sonrasında ise, bu bazik durum zayıflayabilir.

Öte yandan, işin çekirdeğine indiğimiz vakit, olumlu lakin cılız bir görünümle karşılaştığımızı unutmamak gerek. Bu noktada, döviz kurunun birikimlerinden aheste aheste gelen zayıflamanın önümüzdeki aylarda (çılgın bir şeyler olmayacağı zannıyla) devam etmesi, elbette işimize yarayacak. Yine de burada, küresel belirsizlikler ve özellikle FED tantanası başköşedeki yerini, kaçarı yok koruyacak. Şahsen geçtiğimiz yıla nispeten çok daha stabil kur hareketleri beklemekle birlikte, bu kanaldaki mevcut olumlu eğilimi riske sokmamak adına itidalli bir seyir içinde gitmemizin makbul olacağı görüşündeyim.

Hâsıl-ı kelam; Merkez Bankası'nın bu göstergelerle elbet bir miktar rahatlayacağı ancak faiz indirimine usul usul gideceği görüşündeyim.

Neticede; yavaş adımlar emin atılmış ise, umumiyetle pişman etmez.

[Yenişafak, 8 Nisan 2016].


Paylaş:
İLGİLİ YAYINLAR