Türkiye son yıllarda hızlı bir demografik dönüşüm sürecine girmiştir. Bu dönüşüm yüksek doğurganlık oranı ve kısa yaşam süresiyle karakterize olan nüfus yapısından düşük doğurganlık, artan yaşam süresi ve yaşlanan nüfus profiline doğru dönüşen bir süreci kapsamaktadır. Türkiye’nin uzun yıllar boyunca başta ekonomik büyüme olmak üzere kalkınma için avantaj olarak görülen genç ve büyüyen nüfus yapısı yerini giderek yaşlanan bir nüfusa bırakmaktadır. Bununla birlikte Türkiye’nin mevcut nüfus yapısı artık gelişmiş ülkelerin nüfus yapısına benzer bir yönde şekillenmeye başlamıştır. Ancak ülkemizin söz konusu dönüşümü gelişmiş ülkelerdekine benzer altyapı kurulmadan ve kurumsal hazırlık olmadan, erken ve oldukça hızlı bir şekilde tecrübe etmesi demografik yorgunluk ifadesiyle kavramsallaştırılabilecek bir durumu ortaya çıkarmaktadır.
Söz konusu duruma dikkat çekmek üzere kaleme alınan bu raporda ilk olarak dünya genelindeki yaşlanma eğilimleri incelenmiş; Çin, Macaristan, İtalya, Japonya, Güney Kore ve Almanya gibi farklı dinamiklere sahip ülkelerin öne çıkan demografik özellikleri ve uyguladıkları politika örnekleri aktarılmıştır. Ardından ülkemizdeki yaşlı nüfus TÜİK verileri ışığında değerlendirilmiştir. Bu kapsamda yaşlı nüfusun demografik ve sosyoekonomik profili ayrıntılı bir biçimde incelenmiş; yaş grubu, medeni durum, eğitim düzeyi, istihdam durumu, yoksulluk riski, günlük yaşam aktiviteleri ve hanehalkı yapıları gibi çok sayıda değişken üzerinden mevcut durum analiz edilmiştir. Son olarak tüm bunların beraberinde getirdiği potansiyel riskler ve fırsatlar ele alınmış ve uygulanabilecek çeşitli politika önerileri sunulmuştur.

