Sanayi sonrası dönüşümler, esnek üretim modelleri ve çift gelirli hanelerin yaygınlaşması bağlamında çalışma yaşamı ile aile yaşamı arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanma ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Bu süreçte izin politikalarının yalnızca çalışma hukuku kapsamında teknik düzenlemeler değil bakım emeğinin organizasyonu ve toplumsal yeniden üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik sosyal politika araçları olduğu tartışılmaktadır. Kuramsal çerçevede refah devleti ve bakım ekonomisi literatürüne dayanılarak izin rejimlerinin iş-yaşam dengesi, kadınların istihdam sürekliliği, bakım sorumluluklarının paylaşımı ve aile bütünlüğü üzerindeki normatif ve pratik etkileri incelenmektedir.
Bu analizde AB ve seçili OECD ülkelerindeki yıllık ücretli izin, mazeret izinleri ile analık-babalık-ebeveyn izinlerine ilişkin standartlar ve uygulama farklılıkları ele alınmakta; ABD örneği üzerinden izin hakkının piyasa temelli düzenlenmesinin yol açtığı sınırlılıklar görünür kılınmaktadır. Ardından Türkiye'de izin rejiminin anayasal dayanakları ve yasal çerçevesi sistematik biçimde incelenmekte; özellikle yıllık izinlerin sosyokültürel işlevleri, mazeret izinlerinin kapsam ve süre bakımından geniş aile yapısı ve mekansal hareketlilikle uyumu, bakım sorumluluklarının engelli çocukla sınırlı kalmasının ortaya çıkardığı boşluklar ve bağımsız ebeveyn izninin yokluğunun iş-yaşam dengesi üzerindeki yapısal etkileri değerlendirilmektedir. Ayrıca izinlerin aileyi koruyucu sosyal politika kapasitesinin güçlendirilmesi için yıllık izin sürelerinin iyileştirilmesi, mazeret ve bakım izinlerinin kapsamının genişletilmesi, analık izninin uzatılması, babalık izninin artırılması ve devredilemez kotalar ile gelir desteğini içeren bağımsız bir ebeveyn izni modelinin geliştirilmesi yönünde politika önerileri sunulmaktadır.
Bu çerçevede izin rejiminin "çalışanın hakkı" olmanın ötesinde ailenin korunması, bakım emeğinin sürdürülebilirliği ve nüfus yenilenmesi hedefleriyle bütünleşik bir sosyal koruma alanı olarak yeniden kurgulanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
