German Foreign Minister Johann Wadephul
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’un Kritik Türkiye Ziyareti

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'un 17 Ekim 2025'te Türkiye'ye gerçekleştireceği resmi ziyaret, Türk-Alman ilişkilerinde Türkiye'nin jeopolitik konumunu güçlendiren bir adım olarak değerlendirilmelidir.
Paylaş:

Giriş

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul’un 17 Ekim 2025’te Türkiye’ye gerçekleştireceği resmi ziyaret, Türk-Alman ilişkilerinde Türkiye’nin jeopolitik konumunu güçlendiren bir adım olarak değerlendirilmelidir. Bu ziyaret Avrupa’nın Türkiye’yi dışlama eğilimlerini aşma potansiyeli taşırken Ankara’nın stratejik bağımsızlığını Avrupa entegrasyonuna dönüştürme vizyonunu desteklemektedir. Wadephul’un Türk mevkidaşı Hakan Fidan ile Ankara’da yapacağı görüşmeler taktiksel meseleleri aşarak Türkiye’nin bölgesel liderliğini pekiştirecek uzun vadeli bir stratejik ortaklık gündemini şekillendirme potansiyeline sahiptir. Wadephul’un diplomatik misyonu Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in Ekim sonunda Türkiye’ye yapacağı ziyaretin ajandası, savunma politikaları, ikili ekonomik ilişkiler, bölgesel çatışmalarda iş birliği, Almanya’daki Türk diasporası, enerji iş birliği ve mülteci anlaşmalarını kapsamaktadır.

Şansölye Merz’in Ziyaretine Hazırlık

Wadephul’un gündeminin en kritik unsuru Şansölye Merz’in Ekim sonunda Türkiye’ye yapacağı ziyaret için altyapı oluşturmaktır. Bu titiz hazırlık jeostratejik dengeler bağlamında Türkiye’nin küresel bir aktör olarak artan öneminin dikkate alındığı şeklinde yorumlanmalıdır. Zira Merz’in ziyareti Türkiye-AB savunma entegrasyonu, ikili ticaret hacmini genişletme, vize serbestisi ve Ukrayna’daki barış sürecinde Türkiye’nin ara buluculuğunu içerecek şekilde planlanmaktadır.[1] Bu kapsamda Türkiye’nin AB Güvenlik Eylemi (Security Action for Europe, SAFE) programına entegrasyonu Avrupa’nın savunma mimarisini Türkiye’nin askeri teknolojik katkılarıyla güçlendirecektir. Ayrıca Berlin, Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki politikalarını somut adımlarla desteklemese de muhtemel Türk-Yunan anlaşmazlıklarını ateşe körükle gitmeden çözmeyi hedefleyecektir.

Savunma Politikaları

Ziyaretin jeopolitik temelini oluşturan savunma politikaları; SAFE programı, ReArm Europe Planı/Hazırlık 2030 ve Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının satışlarıyla Türkiye’nin askeri kapasitesini güçlendirecektir. SAFE programı, AB’nin 150 milyar avroluk savunma fonu olarak ReArm Europe’un ana unsuru olup Türkiye’nin bu programa katılımı Avrupa’nın savunma sanayiini Türkiye’nin yenilikçi yetenekleriyle zenginleştirecektir.[2] Wadephul’un gündeminde Almanya’nın Eurofighter satışını nihai olarak onaylaması ikili ilişkilerde önemli bir ilerleme olarak görülmelidir. Alımı sonrasında Türk Hava Kuvvetlerinin envanterine dahil edilecek Eurofighter uçakları, Türkiye’nin hava üstünlüğünü güçlendirirken Almanya’nın geçmişteki vetolarını fiilen ortadan kaldıracaktır.[3]

Ancak Yunanistan’ın Eurofighter satışı ve Türkiye’nin SAFE programına katılımına yönelik siyasi muhalefeti, bölgesel istikrarı baltalayan bir tutum olarak eleştirilmelidir. Yunanistan’ın bu dogmatik muhalefeti Türkiye-AB ortak savunma çabalarını engellemekte ve Türkiye’nin meşru savunma ihtiyaçlarını görmezden gelmektedir.[4] Yunanistan’ın veto tehditleri hem AB’nin kolektif güvenlik hedeflerini ulusal çıkarlara kurban etmekte hem de Doğu Akdeniz’deki gerilimleri artırarak Avrupa’nın genel savunma mimarisini zayıflatmaktadır.[5] Bu tutum Türkiye’nin modernizasyonunu engelleme girişimi olarak değerlendirilmekte ve AB’nin stratejik özerkliğini sınırlayan bir revizyonizm örneği teşkil etmektedir. Rusya tehdidiyle yüzleşen Doğu ve Kuzey Avrupa ülkeleri ise Türkiye’nin Avrupa’nın savunma mimarisinde yerini almasını isteyerek Yunanistan’ın karşısında konumlanmaktadır.

İkili Ekonomik İlişkiler

Ziyaretin ekonomi boyutunu teşkil eden ikili ekonomik ilişkiler Türkiye’nin Almanya için vazgeçilmez bir pazar olduğunu vurgulamaktadır. 2024’te ikili ticaret hacmi yaklaşık 55 milyar avroya ulaşmıştır. Wadephul’un görüşmelerinde yeşil enerji, otomotiv ve dijital dönüşüm alanlarında yeni anlaşmaların yapılması hedeflenmektedir.[6] Türkiye’deki ekonomik dinamizm Alman yatırımcılara cazip fırsatlar sunarken bu iş birliği Türkiye’nin AB Gümrük Birliğini güncelleme taleplerini de güçlendirecektir.

Bölgesel Çatışmalarda İş Birliği

Bölgesel çatışmalarda iş birliği Türkiye’nin ara buluculuk rolünü ön plana çıkarmaktadır. Wadephul’un gündeminde Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye’deki istikrarsızlık ve Doğu Akdeniz gerilimleri yer almaktadır. Bu bağlamda Türkiye’nin Rusya ile dengeli diplomasisi Almanya’nın Ukrayna’ya desteğini tamamlayıcı niteliktedir. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye’nin rolü Karadeniz Tahıl Girişimi aracılığıyla küresel gıda güvenliğini sağlamış ve bu girişim Türkiye’nin ara buluculuğunu uluslararası düzeyde teyit etmiştir. Benzer şekilde Gazze meselesinde Türkiye’nin belirgin konumu ara buluculuk ve garanti mekanizmalarında öne çıkmaktadır.

Türkiye son olarak Mısır’da düzenlenen Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi’nde Trump’ın 20 maddelik barış planının uygulanmasında garantör ülke olarak yer almış ve bu rolüyle çatışmanın sona erdirilmesine anlamlı bir katkı sunmuştur.[7] Türkiye’nin Gazze’deki ara buluculuğu Katar ve Mısır ile koordineli biçimde yürütülmüş ve bu süreçte Ankara ateşkesin kalıcılaşmasında denetim görevini üstlenmiştir.[8] Ek olarak AB enerji iş birliği ve 2016 Mülteci Anlaşması’nın yenilenmesine yönelik niyet Türkiye’nin stratejik kaldıraçlarını güçlendirecektir.

Almanya’daki Türk Diasporası

Almanya’daki Türk diasporası iki ülke arasındaki sosyal ve kültürel bağları temsil etmektedir. Bu bağlamda Wadephul’un gündeminde entegrasyon, çifte vatandaşlık ve kültürel programlar öncelikli konular arasında yer almaktadır. Almanya’da yaklaşık üç milyon Türk kökenli nüfus ülke ekonomisine katkı sağlarken AK Parti hükümetleri döneminde Türkiye ile olan bağlarını da güçlendirmiştir. Bu toplumsal dinamiğin bir uzantısı olarak uzun süredir yüksek eğitim alanında Almanya’da bir Türk üniversitesinin kurulması yönündeki beklenti gündemdeki yerini korumaktadır.

İkili İlişkilerdeki Somut Çıkarlar

Türkiye’nin Çıkarları

  1. Ekonomik İş Birliği: Almanya’dan daha fazla doğrudan yabancı yatırım (FDI) çekmek ve Türk ürünlerinin Alman pazarına erişimini artırmak.
  2. AB Güvenlik Entegrasyonu: Almanya’dan diplomatik destekle PESCO, ReArm Europe Planı ve diğer AB savunma girişimlerine katılım sağlayarak Türkiye’nin savunma sanayii kapasitesini AB standartlarıyla uyumlu hale getirmek; böylelikle Türkiye’nin Avrupa savunma pazarına erişimini artırmak ve ortak projelerde rekabet gücünü yükseltmek.
  3. Bölgesel İstikrar ve İstihbarat Paylaşımı: AB barış misyonlarına entegrasyonla istihbarat ve savunma teknolojisi paylaşımını derinleştirerek Türkiye’nin bölgesel tehditlere karşı daha etkili önlemler almasını sağlamak.
  4. Bölgesel Çatışmalar: Gazze’de İsrail’in saldırganlığına karşı diplomatik baskı oluşturmak ve Ukrayna’da ara buluculuk rolünü destekletmek.
  5. Göç Yönetimi: Göçmen entegrasyonu ve geri kabul anlaşmaları konusunda Almanya ile iş birliğini Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda sürdürmek.
  6. Kültürel ve Eğitimsel İş Birliği: İki ülke arasındaki kültürel bağları güçlendirmek adına sanat, edebiyat ve dil programlarını genişletmek (örneğin ortak burs programları ve kültürel festivallerle genç nesiller arasında diyaloğu artırmak); Almanya’da bir Türk üniversitesi kurmak.
  7. Turizm ve Ticaretin Kolaylaştırılması: Vize kolaylıkları ve turizm anlaşmalarını geliştirerek karşılıklı ziyaretleri teşvik etmek, ekonomik çeşitliliği desteklemek.

Almanya’nın Çıkarları

  1. Bölgesel İstikrar: Türkiye’nin Afrika, Ortadoğu, Kafkasya, Karadeniz ve Orta Asya’daki mevcut nüfuzundan faydalanarak uluslararası etkinliğini pekiştirmek.
  2. Ekonomik Fırsatlar: Türkiye’nin büyüyen pazarından yararlanmak ve Alman şirketleri için yatırım fırsatlarını artırmak.
  3. Enerji Güvenliği: Türkiye üzerinden geçen enerji koridorlarının güvenliğini desteklemek.
  4. Göç Kontrolü: Türkiye ile göç yönetimi konusunda iş birliğini sürdürmek.
  5. İklim ve Çevre Politikası: Yeşil dönüşümde ortaklık kurarak iklim değişikliğiyle mücadelede bilgi ve teknoloji alışverişini artırmak.
  6. AB Savunmasını Güçlendirmek: Türkiye’nin PESCO ve ReArm gibi AB girişimlerine entegrasyonuyla Birliğin savunma kapasitesini çeşitlendirmek ve maliyetleri paylaşmak; bu bağlamda Almanya’nın savunma harcamalarını optimize ederken NATO-AB sinerjisini artırmak.
  7. Ortak Tehditlere Karşı Koordinasyon: Türkiye’nin katılımıyla AB girişimlerinde istihbarat ve operasyonel kapasiteyi güçlendirerek hibrit tehditler (örneğin siber saldırılar ve göç akımları) karşısında daha bütünleşik bir savunma yapısı oluşturmak.

İkili İlişkilerin Geliştirilmesi için Öneriler

Ekonomik İş Birliği

  • Mevcut forumlar (AHK, TD-IHK, DEİK) temelinde KOBİ’ler arası iş birliği teşvik edilmelidir (Örneğin düzenli iş forumları ve ticaret heyetleri aracılığıyla yıllık ticaret hacmi yüzde 10 artırılabilir).
  • Almanya’daki Türk diasporasının ekonomik potansiyelini daha iyi kullanmak için girişimcilik programları başlatılmalıdır (Pratik olarak ortak eğitim seminerleri ve finansman destekleri sağlanabilir).
  • Yenilenebilir enerji ve yeşil teknoloji alanında ortak projeler geliştirilmelidir (Örneğin mevcut GIZ [Alman Uluslararası İş Birliği Kurumu] programları üzerinden pilot yatırımlar yapılarak uzun vadeli ekonomik faydalar elde edilebilir).

Savunma ve Güvenlik

  • Ortak savunma sanayii projeleri özellikle insansız hava araçları (İHA), elektronik harp ve akıllı mühimmat teknolojileri alanında hızlandırılmalı; NATO standartlarında uyumlu ekipman paylaşımıyla pratik iş birliği sağlanmalıdır.
  • NATO çerçevesinde ortak tatbikatlar ve istihbarat paylaşımı artırılmalıdır (Örneğin yıllık planlı tatbikatlar düzenlenerek güvenlik kapasitesi güçlendirilebilir).

Bölgesel Çatışmalar Odaklı İş Birliği

  • Gazze: Almanya’nın Gazze’ye yönelik silah ihracatını durdurma kararından hareketle insani yardım koridorları oluşturulması için iş birliği yapılmalıdır. Türkiye’nin İsrail’in saldırılarını devlet terörü olarak kınayan net tutumu vurgulanarak Merz’e eşit bir ortaklık önerilmelidir. Türkiye ve Almanya, Trump’ın Gazze için 20 maddelik barış planının uygulanmasında ortak hareket etmelidir.
  • Rusya-Ukrayna Savaşı: Almanya tarafından Türkiye’nin ara buluculuk rolü desteklenmeli, Karadeniz güvenliği ve ekonomik yaptırımlar konusunda ortak projeler geliştirilmelidir. Barış görüşmelerinde Ankara’nın pozisyonu öne çıkarılmalıdır.
  • Kültürel ve Akademik Etkileşim: Üniversiteler ve araştırma enstitüleri arasında ortak programlar geliştirilmelidir (Örneğin mübadele bursları ve ortak seminerler düzenlenerek akademik bağlar güçlendirilmelidir).
  • Türk ve Alman gençleri arasında değişim programları teşvik edilmelidir (Pratik olarak yıllık gençlik kampları ve kültürel etkinliklerle gençler arasındaki diyalog artırılabilir).

Sonuç

Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul’un 17 Ekim 2025 ziyareti Türkiye’nin güçlü jeopolitik konumunu teyit ederken Şansölye Merz’in ziyaretine hazırlık, savunma ve ekonomik iş birlikleri, bölgesel ara buluculuk ve diaspora bağları ise Ankara’nın lehine bir gündem oluşturmaktadır. Batı’nın ön yargılarını aşan bu diyalog stratejik ortaklığı kalıcılaştıracaktır.

---

[1] Ayhan Şimşek, “German Foreign Minister to Visit Türkiye on Friday for Talks on Gaza, Middle East”, Anadolu Ajansı, 15 Ekim 2025.
[2] Melike Pala, “EU Reviewing Türkiye’s Request to Join SAFE Program: Spokesperson”, Anadolu Ajansı, 15 Ekim 2025.
[3] Vassilis Nedos, “Athens Not Surprised by Turkey’s Eurofighter Acquisition”, Ekathimerini, 24 Temmuz 2025.
[4] Vassilis Nedos, “EU Wants Turkey to be Part of SAFE”, Ekathimerini, 11 Ekim 2025.
[5] Aurélie Pugnet vd., “FIREPOWER: Greece and Cyprus Come out Against Turkey Joining SAFE”, euractiv.com, 15 Eylül 2025 https://www.euractiv.com/news/firepower-greece-and-cyprus-come-out-against-turkey-joining-safe, (Erişim tarihi: 16 Ekim 2025).
[6] Daria Isachenko ve Franziska Smolnik, “Germany’s Perceptions of Turkey’s Policy in the South Caucasus”, swp-berlin.org, 17 Şubat 2025, https://www.swp-berlin.org/assets/cats/CATS_Network_Paper__Briefs/CATS_Network_Paper__No._12__17_February_2025.pdf, (Erişim tarihi: 16 Ekim 2025).
[7] Lyndal Rowlands, vd., “After Israel-Hamas Prisoner Swap, World Leaders Sign Gaza Deal”, Aljazeera, 13 Ekim 2025.
[8] Tuvan Gumrukcu ve Jonathan Spicer, “Turkey Emerges as Key Player in Gaza Ceasefire Deal”, Reuters, 9 Ekim 2025.

Paylaş:
İLGİLİ YAYINLAR