AB’nin Serbest Ticaret Anlaşmaları Karşısında Türkiye’nin Gümrük Birliği Kaynaklı Riskleri

AB’nin Serbest Ticaret Anlaşmaları Karşısında Türkiye’nin Gümrük Birliği Kaynaklı Riskleri

AB'nin serbest ticaret anlaşmaları (STA) ağı Türkiye için nasıl bir yapısal asimetri üretmektedir? STA ağının sistemik riskleri Türkiye'yi nasıl etkilemektedir? Türkiye artan yapısal asimetriler riskini nasıl yönetebilir?
Paylaş:
Dosya
AB'nin Serbest Ticaret Anlaşmaları Karşısında Türkiye'nin Gümrük Birliği Kaynaklı Riskleri
(0.11 M)
Gözat

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki Gümrük Birliği (GB) 22 Aralık 1995'te imzalanan 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı çerçevesinde 31 Aralık 1995 itibarıyla yürürlüğe girmiş ve o günden bu yana Türkiye'nin dış ticaret mimarisinin temel direği olmaya devam etmiştir.1 2024 itibarıyla Türkiye-AB ikili ticareti 210 milyar avroyu aşmış olup Türkiye, AB'nin beşinci büyük ticaret ortağı konumuna yükselmiştir.2 Ne var ki bu ikili bütünleşmenin niteliği, başlangıçtaki görünümden farklı bir tablo sergilemektedir. GB, Türkiye'ye AB pazarına tarife engeli olmaksızın erişim hakkı tanımakta; buna karşılık Türkiye'nin AB'nin Ortak Gümrük Tarifesi'ni (OGT) üçüncü ülkelere karşı tek taraflı biçimde benimsemesini zorunlu kılmaktadır.

Paylaş:
İLGİLİ YAYINLAR