7 Ekim’den Ateşkese Gazze’ye İnsani Yardım Çabalarında Türkiye

7 Ekim’den Ateşkese Gazze’ye İnsani Yardım Çabalarında Türkiye

Bu analiz İslam dünyasında insani yardıma duyulan ihtiyacın arka planını, 7 Ekim sonrasında Gazze'de derinleşen insani krize yönelik yardım çabaları ve karşılaşılan engelleri, Türkiye'nin bu süreçteki katkılarını bütüncül biçimde ele almaktadır.
Paylaş:
Dosya
7 Ekim'den Ateşkese Gazze'ye İnsani Yardım Çabalarında Türkiye
(2.93 M)
Gözat

İslam dünyasındaki terör, ekonomik krizler, doğal afetler, savaş/çatışma ve işgaller nedeniyle insani yardıma ihtiyaç olmaktadır. 7 Ekim 2023 sonrasında ise Gazze, tarihin en ağır insani krizlerinden birini yaşamaktadır. Açlık, yetersiz beslenme, sağlık sisteminin çökmesi, suya ve temel ihtiyaçlara erişimin Siyonist işgal rejimi tarafından engellenmesi gibi sebeplerle BM, Gazze'yi resmen "kıtlık" bölgesi ilan etmiştir. Ancak Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı şekilde Siyonist işgal rejimi insani yardımların girişini sistematik olarak engellemiş, yardımları ağır/zorlayıcı denetime ve izne tabi tutmuştur; ayrıca konvoylara saldırılar düzenlenmiştir. Bu durum Gazze'deki insani felaketi daha da derinleştirmiştir.

Bu insani krizi gidermeye yönelik çift yönlü bir yaklaşım benimseyen Türkiye hem Gazze'ye doğrudan insani yardım ulaştırma çabası göstermekte hem de Gazze'den hasta, yaralı ve öğrencileri tahliye ederek kendi topraklarında Filistin halkına destek vermekte, kolaylıklar sunmaktadır. Türkiye'nin insani yardımları büyük ölçüde AFAD koordinasyonunda STK'ların da dahliyle Mısır ve Ürdün üzerinden Gazze'ye ulaştırılmaya çalışılmakta; ateşkes sonrasında Gazze'deki yerel unsurlar üzerinden de insani yardımların 7 Ekim öncesinde olduğu gibi etkileşeceği düşünülmektedir.

Bu çerçevede Türkiye'nin Gazze'ye insani yardım politikasında bazı hususlara dikkat edilmelidir: Sumud Filosu ve Özgürlük Filosu'nun varlıkları ve devlet olarak sahiplenilmesinin Gazze ablukasının kırma noktasında önemi unutulmamalıdır. Ateşkes sonrasında Gazze'deki hasta tahliyesine yönelik hazırlıkların ivedilikle yapılması ve sürece STK'ların daha etkin dahil edilmesi önemlidir. Tahliye edilip Türkiye'de misafir edilen Gazzelilerin psikososyal desteklerinin kültürel duyarlılıkla genişletilmesine daha fazla özen gösterilmelidir. Üniversite ve belediyelerin Gazzeli öğrencilere yönelik sosyal ve maddi desteği artırması ihmal edilmemelidir. Ayrıca belediyelerin Gazze'ye insani yardımlarda daha fazla inisiyatif almaları gerekmektedir. Nihayetinde Türkiye tüm bu süreçlerde hem içeride hem dışarıda hiçbir baskıya aldırış etmeden, vicdani sorumluluğu doğrultusunda kararlı şekilde hareket etmeye devam etmelidir.

Paylaş:
İLGİLİ YAYINLAR