- Özbekistan’da cumhurbaşkanı seçimi ne anlama geliyor?
- Seçim sürecinde neler yaşanmıştır?
Özbekistan kanunları gereğince seçimlerde sadece siyasi partiler cumhurbaşkanı adayı gösterebilmektedir. Mirziyoyev’i en fazla zorlayabileceği düşünülen bağımsız aday adayı akademisyen Hıdırnazar Allakulov kendisini aday gösterebilecek partiyi kaydettiremediği için seçim dışı kalmıştır. Bu nedenle ülkede faaliyet gösteren beş siyasi parti seçimlere katılmış ve aralarında mevcut Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in de bulunduğu beş aday yarışmıştır. Söz konusu adaylar şunlardır:
- Ekoloji Partisi’nden Narzullo Naimoviç Oblomuradov
- Halk Demokrat Partisi’nde Maksuda Azizovna Varisova
- Liberal Demokrat Partisi’nden Şevket Miromonoviç Mirziyoyev
- Milli Şahlanış Demokrat Partisi’nden Alişir Keldieviç Kadirov
- “Adalet” Sosyal Demokrat Partisi’nden Bahrom Abdurahimoviç Abduhalimov
- Seçim sonucunda nasıl bir siyasi denklem oluşmuştur?
- Seçim sonuçları ülke istikrarını nasıl etkiler?
- Yeni kompozisyon bölgeyi ve Türkiye’yi nasıl etkiler?
Kurucu Cumhurbaşkanı İslam Kerimov içe dönük politika izleyerek genellikle ikili görüşmelere mesafeli yaklaşmış, komşu ülkelerle olan sorunları çözmek yerine ötelemeyi ve zamana yaymayı tercih etmiştir. Kerimov’un hayatını kaybetmesinden sonra göreve gelen Mirziyoyev ise tam tersine komşularıyla iyi ilişkiler geliştirme ve dünya ile uyum sağlama yönünde bir politikayı uygulamaya koymuştur. Mirziyoyev gerek bölge ülkeleri gerekse Türkiye ile iyi ilişkiler kurmaya çalışmış ve Türk dili konuşan ülkelerce teşekkül edilen kurumlara taraf olmaya başlamıştır. Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi zirvesinde konuşan Mirziyoyev koronavirüs (Covid-19) pandemisinin neden olduğu krizin üstesinden gelmeye odaklanan bir ekonomik iş birliği stratejisi geliştirmeyi önermiş, Türk Keneşi Yatırım Fonu ve Kalkınma Bankası’nı kurma zamanının geldiği görüşünü dile getirmiştir. Mirziyoyev, Özbekistan-Türkiye ilişkilerine özel bir önem vermektedir. Bu politika sonucu 2016’dan itibaren iki ülkenin iş birliği de yeniden canlandırılmış ve her geçen gün daha da güçlendirilmektedir. İki ülke arasında ekonomik, askeri ve kültürel iş birliği ciddi bir ivme kazanmıştır.
Yapılan seçimde aldığı büyük destek Mirziyoyev’in göreve başladıktan sonra izlediği ılımlı, dışa açık ve yapıcı politikalarının kesintisiz beş yıl daha devam edeceği anlamına gelmektedir. Bu durum hem bölgesel istikrar hem de Türkiye-Özbekistan ilişkileri açısından son derece olumludur. Aynı şekilde uzun dönem boyunca içine kapanmayı tercih eden Özbekistan’ın yeni dönemde Türk dünyası ile ilişkilerini yoğunlaştıracağı beklenmektedir. Ülkenin jeostratejik ve jeopolitik durumu dikkate alındığında bölge ile entegre olmuş ve Türkiye ile stratejik ilişkilerini geliştiren Mirziyoyev liderliğindeki Özbekistan’ın Orta Asya’da istikrarlı bütünleşmenin lokomotifi olacağını söylemek mümkündür.

