Oğuz Güngörmez

Araştırma Asistanı, Avrupa Araştırmaları, İstanbul
Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden 2014 yılında birincilikle mezun olmuştur. Yüksek lisansını aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Soğuk Savaş Sonrası Ortadoğu'da Güç Dengesi: Silahlanma Dinamiklerinin İttifaklar ve Büyük Güçlerle İlişkilere Etkisi” başlıklı teziyle tamamlamıştır. Doktora eğitimine Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde devam etmektedir. SETA İstanbul Avrupa Araştırmaları Direktörlüğü’nde Araştırma Asistanı olarak görev yapmaktadır. İlgilendiği araştırma konuları arasında AB, Türkiye-AB ilişkileri, Avrupa Siyaseti, Kamu Diplomasisi gibi konular yer almaktadır.

Direktörlük

  • Ankara'nın 50 yıllık AB macerasında genel-geçer hale gelmiş paradigmayı yıkarak, çıkar odaklı rasyonel bir ilişki kurmaya çalışması statükonun devamını arzulayan Brüksel'deki karar vericileri rahatsız etmektedir.
  • Bu rapor her ne kadar kamuoyunu bilgilendirme saiki ile hazırlansa da Birleşik Krallık’ta örgütün iç yüzünün anlaşılması ve örgüte daha fazla alan açılmaması amacıyla iş birliği mekanizmalarının devreye sokulması için motivasyon sağlamayı ve ilişkilerde gelecekte muhtemel problemli alanların oluşmamasına yönelik ikazlarla ikili ilişkilere katkı sunmayı amaçlamaktadır.
  • İtalya’nın Libya politikasında ön plana çıkan temel unsurlar neler? İtalya ile Fransa Libya konusunda ne tür anlaşmazlık yaşıyor? Türkiye ile Libya arasındaki anlaşmaya İtalya’nın tepkisi nasıl oldu? Libya sorununda Türkiye ile İtalya’nın iş birliği yapması mümkün mü?
  • Fransa’yı 5 Aralık’ta ne bekliyor? Yapılacak olan greve destek ne boyutta olacak? Grev kararının temel sebepleri nelerdir? Grev kararının arkasındaki asıl sebepler nelerdir? Grevin hükümet açısından ortaya çıkaracağı sorun ve hükümetin genel greve yönelik söylemleri nedir?
  • Brüksel'in 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmaya bağlı kalacağını açıklaması, Avrupalı şirketlerin yaptırımlara takılmadan ticaret yapabilmesi için birtakım mekanizma ve girişimleri hayata geçirme ihtiyacını da beraberinde getirdi.
  • Her ne kadar Türkiye’nin AB’ye üye olması durumunda Gümrük Birliği sebebiyle ortaya çıkan olumsuz etkilerin yok olacağı bilinse de fasıllara yönelik uygulanan siyasi blokajlar sonucu üyelik müzakerelerinin ilerlememesi, AB’nin ticaret strateji belgesinde birinci nesil olarak nitelendirilen GB’nin çok daha elzem bir şekilde ele alınmasını ve güncellenerek yeni nesil anlaşmalara dahil edilmesini gerektiriyor.
  • FETÖ firarisi Akın İpek'in iade davasının usule uygun bulunup görülmeye başlanmasını, FETÖ’nün Batı Avrupa'daki huzurlu hayatlarını ilelebet devam ettiremeyeceğinin ilk nişanesi olarak okumak mümkün.