Nurullah Gür

Ekonomi Araştırmaları Direktörü
2006 yılında Marmara Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü’nden mezun oldu. Aynı bölümden 2008 yılında yüksek lisans derecesini aldı. Doktora derecesini 2012 yılında University of Essex’den aldı. Gür, halen İstanbul Medipol Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmalarına devam etmektedir. Ekonomik gelişme, finans-reel sektör ilişkisi ve uluslararası politik iktisat alanlarında çeşitli uluslararası dergilerde yayınları bulunmaktadır.

Direktörlük

  • Bu hafta enflasyon da açıklandı. Yıllık enflasyon yüzde 16.65'ten 15.01'e indi. ÜFE yüzde 21.66'dan 13.45'e düştü. Böylece ÜFE'deki yıllık bazda artış oranı, Kasım 2016'dan beri ilk kez TÜFE'nin altında kaldı. Enflasyon üzerindeki maliyet baskısı giderek azalıyor.
  • Genişletici para politikası ekonomileri düzlüğe çıkarma konusunda belli oranda başarılı oldu. Ancak para politikasına bu derece bel bağlamanın; gelir dağılımını bozmak, küresel borçluluk seviyesini arttırmak ve şirketleri aşırı düşük faize bağımlı hale getirmek gibi yan etkileri oldu. Sonuç olarak, gelişmiş ülkelerin yapısal problemlere çok fazla çözüm üretmeden piyasalara saçtıkları para ekonomik büyüme açısından beklenen etkiyi yaratamadı.
  • Temmuz enflasyonundaki yükseliş tek seferlik geçici etkilerden kaynaklanıyor. Sonbaharla birlikte enflasyon hissedilir ölçüde düşecek. 2020’de kalıcı olarak tek haneye inecek
  • SETA Ekonomi Araştırmaları Direktörü Nurullah Gür ABD’de FED’in aldığı faiz indirimi kararı hakkında değerlendirmede bulundu.
  • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan (TCMB) gelen 425 baz puanlık cesur faiz indirimi, piyasalarda şok etkisi yaratmadı. Kur, tahvil faizi ve borsa gibi finansal göstergeler olağan seyrini sürdürdü..
  • Bu kitap AK Parti döneminde Türkiye ekonomisinin yaşamış olduğu bu dönüşümü analiz etmeyi amaçlamaktadır. Kitap ekonomik reformlar, dış ticaret, enflasyon, maliye politikası, finans sistemi, sosyal harcamalar, altyapı yatırımları, enerji ve dış yardımlar gibi kritik alanlarda yaşanan değişimi mercek altına almaktadır.
  • Bu çalışma küresel ekonomik kriz sonrası hız kazanan ekonomik korumacılık ve sınai-teknolojik modernizasyon yarışı tarafından şekillendirilen küresel dönüşümü incelemektedir.
  • Bu kitap; Yunanistan’daki ekonomik krizin kökenlerini, mevcut etkilerini ve olası etkileri ayrıntılı bir şekilde incelemektedir.
  • Rapor temel olarak otomotiv sektöründe küresel ölçekte yaşanan dönüşümü analiz etmeyi ve bu dönüşüm sürecinde Türkiye’nin yerli otomobil projesiyle sektördeki konumunu güçlendirmeye yönelik izleyebileceği strateji ve politikaları tartışmayı amaçlamaktadır.
  • Bu raporda yeni sistemde Türkiye’nin önünü açabilecek ekonomik reform ve dönüşümler sanayi politikası, tarım politikası, maliye politikası, para politikası, kurumsal sistem ve bürokrasi olmak üzere beş boyutta ele alınmıştır. Her boyut kapsamında da birçok politika önerisinde bulunulmuştur.
  • Bu hafta enflasyon da açıklandı. Yıllık enflasyon yüzde 16.65'ten 15.01'e indi. ÜFE yüzde 21.66'dan 13.45'e düştü. Böylece ÜFE'deki yıllık bazda artış oranı, Kasım 2016'dan beri ilk kez TÜFE'nin altında kaldı. Enflasyon üzerindeki maliyet baskısı giderek azalıyor.
  • Genişletici para politikası ekonomileri düzlüğe çıkarma konusunda belli oranda başarılı oldu. Ancak para politikasına bu derece bel bağlamanın; gelir dağılımını bozmak, küresel borçluluk seviyesini arttırmak ve şirketleri aşırı düşük faize bağımlı hale getirmek gibi yan etkileri oldu. Sonuç olarak, gelişmiş ülkelerin yapısal problemlere çok fazla çözüm üretmeden piyasalara saçtıkları para ekonomik büyüme açısından beklenen etkiyi yaratamadı.
  • Temmuz enflasyonundaki yükseliş tek seferlik geçici etkilerden kaynaklanıyor. Sonbaharla birlikte enflasyon hissedilir ölçüde düşecek. 2020’de kalıcı olarak tek haneye inecek
  • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan (TCMB) gelen 425 baz puanlık cesur faiz indirimi, piyasalarda şok etkisi yaratmadı. Kur, tahvil faizi ve borsa gibi finansal göstergeler olağan seyrini sürdürdü..
  • Türkiye'de işsizlik uzunca bir süre yüzde 9-10 bandında gezinmişti. Geçen yıl ağustos ayında yaşanan kur şoku sonrasında daralan taleple birlikte konjonktürel olarak işsizlik yüzde 14'lü seviyelere yükseldi ve yüzde 13'e indi..