Muharrem Kılıç

Araştırmacı, Hukuk ve İnsan Hakları Araştırmaları
Hukuk öğrenimini Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamlamış olan Dr. Kılıç, 2006 yılında doçentlik ve 2011 yılında da profesörlük kadrosuna atanmıştır. Dr. Kılıç, Yükseköğretim Kurulu Başkan Danışmanlığı, ÖSYM Başkan Danışmanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu Adalet ve Güvenlik Sektör Komitesi Temsilciliği, Hukuk Fakültesi Dekanlığı, Kamu Hukuku Bölüm Başkanlığı, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanlığı gibi birden çok akademik ve idari görevde bulunmuştur. ‘Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi’, ‘Karşılaştırmalı Hukuk Kuramı’, ‘Hukuk Metodolojisi’ ve ‘İnsan Hakları Hukuku’ konuları akademik ilgi alanlarını oluşturmaktadır. Akademik ilgisi doğrultusunda çok sayıda kitap, makale ve çevirilerden oluşan bilimsel yayınlar ile Ulusal ve Uluslararası kongrelerde sunulmuş bildirileri bulunmaktadır. Türkiye Gazetesinde üç yıl süreyle köşe yazarlığı yapmış olan Dr. Kılıç’ın birden çok Ulusal yayın organında (Gazete, Dergi ve Televizyonlarda) aktüel hukuk-politik yorumları yer almıştır.
Dr. Kılıç, halen Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi, ‘Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi’ Anabilim Dalında Profesör Öğretim Üyesi ve Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmaktadır.

Direktörlük

  • Anayasa tarihi açısından yüzyılı aşan bir müktesebata sahip olan Türkiye yaklaşık yarım yüzyılın üzerinde çok partili demokratik siyasal düzeni tecrübe etmektedir. Demokratik siyasal deneyimimiz süreç içerisinde vesayet düzeneği üzerinden birtakım apolitik müdahalelere maruz kalmakla birlikte, 1950'den itibaren demokrasinin asli unsuru olan "serbest" ve "dürüst" seçimler gerçekleştirilmiştir.
  • Yargıya güven ilkesi açısından Türk Yargı Etiği Bildirgesi’nin anlam ve değeri nedir? Belgenin yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının geliştirilmesine katkısı ne olacaktır? Bildirge yargıya güven ve adalet hizmetlerine yönelik memnuniyete nasıl bir katkı sunabilir?
  • Küreselleşme sürecinin dönüştürücü gücü, "siyasal alanı, siyaset tarzlarını, iktidar ve devleti" köklü bir dönüşüme uğratmıştır.
  • 28 Şubat 1997 tarihinde Milli Güvenlik Kurulu tarafından alınan kararlar üzerine başlayan süreç Türk siyasi tarihine "postmodern darbe" olarak geçmiştir.
  • Anayasa tarihi açısından yüzyılı aşan bir müktesebata sahip olan Türkiye yaklaşık yarım yüzyılın üzerinde çok partili demokratik siyasal düzeni tecrübe etmektedir. Demokratik siyasal deneyimimiz süreç içerisinde vesayet düzeneği üzerinden birtakım apolitik müdahalelere maruz kalmakla birlikte, 1950'den itibaren demokrasinin asli unsuru olan "serbest" ve "dürüst" seçimler gerçekleştirilmiştir.
  • Küreselleşme sürecinin dönüştürücü gücü, "siyasal alanı, siyaset tarzlarını, iktidar ve devleti" köklü bir dönüşüme uğratmıştır.
  • 28 Şubat 1997 tarihinde Milli Güvenlik Kurulu tarafından alınan kararlar üzerine başlayan süreç Türk siyasi tarihine "postmodern darbe" olarak geçmiştir.
  • Yargıya güven ilkesi açısından Türk Yargı Etiği Bildirgesi’nin anlam ve değeri nedir? Belgenin yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının geliştirilmesine katkısı ne olacaktır? Bildirge yargıya güven ve adalet hizmetlerine yönelik memnuniyete nasıl bir katkı sunabilir?