Mevlüt Tatlıyer

Araştırmacı, Ekonomi Araştırmaları, İstanbul
Tatlıyer, 2007 yılında İTÜ İşletme Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını İstanbul Bilgi Üniversitesi Finansal Ekonomi bölümünde (2010), doktorasını ise İstanbul Üniversitesi İktisat bölümünde tamamladı (2014). Tatlıyer halen İstanbul Medipol Üniversitesi Ekonomi ve Finans bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmalarını sürdürmektedir. İlgi alanları arasında makro iktisat ve uluslararası politik iktisat bulunan Tatlıyer’in çeşitli uluslararası dergilerde yayınları bulunmaktadır. Tatlıyer’in ayrıca İktisadi Düşüncenin Evrimi ve İktisat Politikası (2015) isimli bir de kitabı vardır.

Direktörlük

  • 90'lı yıllar siyasi/ekonomik/toplumsal açılardan kabus gibi bir dönemdi. Türkiye bu dönemde hem çok zarar gördü hem de çok vakit kaybetti. 2002'de daha bir yaşını yeni doldurmuş bir partinin tek başına iktidara gelebilmesinin arkasında işte bu "sevimsiz tablo" bulunuyordu. Oldukça genç ve enerjik bir nüfusa sahip olan Türkiye ekonomisi kendisine gelişecek uygun/istikrarlı bir zemin arayışı içindeydi.
  • Geçen sene bu zamanlar yaşadığımız kur krizi enflasyon oranının sadece iki ay (Ağustos-Ekim) içinde yüzde 25 düzeyine kadar yükselmesine neden olmuştu. Daha sonra ise yine iki ay (Ekim-Aralık) içinde enflasyonun yüzde 20 düzeyine kadar gerilediğine şahitlik ettik. Bu yılın ilk dört ayında görece yatay bir seyir izleyerek toplamda 0,85 puan gerileyen enflasyon oranı, son iki ay içerisinde 3,8 puan daha düşerek yüzde 19,5'ten 15,7'ye kadar geriledi.
  • SETA Ekonomi Araştırmacısı Mevlüt Tatlıyer, Merkez Bankasının politika faiz oranlarında 425 baz puan indirime gitmesinin ardından piyasalarda yaşanan gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulundu.
  • Liberal demokrasi ve serbest piyasa, Batı tarafından üretildi ve onun vasıtası ile dünyaya yayıldı. Fakat bugün aynı Batı, bu değerleri değersizleştirmeye başladı. SETA Ekonomi Araştırmacısı, İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer ile küresel alanda yaşan gerilimleri ve çatışmaları konuştuk..
  • Bu raporda mevcut sistemden giderek artan oranda zarar gören ülkelerin “kısa vade”de ne gibi alternatif uygulamalara yöneldikleri/yönelebilecekleri ve “uzun vade”de ABD dolarının eksende olduğu mevcut küresel ticari/finansal sistemin yerini nasıl bir sistemin alabileceği tartışılmaktadır.
  • Bu raporda mevcut sistemden giderek artan oranda zarar gören ülkelerin “kısa vade”de ne gibi alternatif uygulamalara yöneldikleri/yönelebilecekleri ve “uzun vade”de ABD dolarının eksende olduğu mevcut küresel ticari/finansal sistemin yerini nasıl bir sistemin alabileceği tartışılmaktadır.
  • Bu raporda yeni sistemde Türkiye’nin önünü açabilecek ekonomik reform ve dönüşümler sanayi politikası, tarım politikası, maliye politikası, para politikası, kurumsal sistem ve bürokrasi olmak üzere beş boyutta ele alınmıştır. Her boyut kapsamında da birçok politika önerisinde bulunulmuştur.
  • Bu raporda finansal kesim ile devlet arasındaki etkileşimin doğası bir model çerçevesinde ortaya konulmaya çalışılmış, bu uğurda çeşitli kavramsallaştırmalar yapılmıştır. Ortaya konulan model çerçevesinde üretilen çok sayıda kavram aracılığıyla da finansal kesim ile devlet arasındaki etkileşimin ve yaşanan finansal spekülasyonların çok daha iyi bir şekilde açıklanabileceği bir zemine ulaşılmaya çalışılmıştır.
  • 90'lı yıllar siyasi/ekonomik/toplumsal açılardan kabus gibi bir dönemdi. Türkiye bu dönemde hem çok zarar gördü hem de çok vakit kaybetti. 2002'de daha bir yaşını yeni doldurmuş bir partinin tek başına iktidara gelebilmesinin arkasında işte bu "sevimsiz tablo" bulunuyordu. Oldukça genç ve enerjik bir nüfusa sahip olan Türkiye ekonomisi kendisine gelişecek uygun/istikrarlı bir zemin arayışı içindeydi.
  • Geçen sene bu zamanlar yaşadığımız kur krizi enflasyon oranının sadece iki ay (Ağustos-Ekim) içinde yüzde 25 düzeyine kadar yükselmesine neden olmuştu. Daha sonra ise yine iki ay (Ekim-Aralık) içinde enflasyonun yüzde 20 düzeyine kadar gerilediğine şahitlik ettik. Bu yılın ilk dört ayında görece yatay bir seyir izleyerek toplamda 0,85 puan gerileyen enflasyon oranı, son iki ay içerisinde 3,8 puan daha düşerek yüzde 19,5'ten 15,7'ye kadar geriledi.
  • Liberal demokrasi ve serbest piyasa, Batı tarafından üretildi ve onun vasıtası ile dünyaya yayıldı. Fakat bugün aynı Batı, bu değerleri değersizleştirmeye başladı. SETA Ekonomi Araştırmacısı, İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer ile küresel alanda yaşan gerilimleri ve çatışmaları konuştuk..
  • Gıda fiyatlarında son yıllarda önemli dalgalanmalar yaşandığı biliniyor. Bu problemin arka planında gıda arzında...
  • Türkiye ekonomisi açısından oldukça zorlu bir yıl olan 2018'i artık geride bırakıyoruz. Türkiye ekonomisi bu yıl içinde tarihte eşine az rastlanır bir finansal türbülans ile karşı karşıya kaldı.