M. Erkut Ayvaz

Araştırmacı, Berlin
Erlangen-Nürnberg Üniversitesi (Almanya) siyaset bilimi ve kamu hukuku bölümlerinden 2011 yılında mezun oldu. DAAD bursu ile Duke University (ABD) siyaset bilimi departmanında 2012-2013 arası bir yıllık eğitim aldı. ABD dönüşü 2014'te Erlangen-Nürnberg Üniversitesi siyaset bilimi master programında master tezini bitirmesini müteakip mezun oldu. Çeşitli ulusal gazetelerde yayımlanmış yazıları bulunan Ayvaz, Otto-Friedrich-Universität Bamberg'te (Almanya) doktora çalışmalarını sürdürmektedir.
  • SETA Araştırmacısı Erkut Ayvaz Almanya iç siyaseti ve Merkel’in Hristiyan Demokrat Birlik Partisi genel başkanlığından ayrılması hakkında değerlendirmede bulundu.
  • Her iki parti liderinin -görüş ayrılıklarına rağmen- ittifakın zarar görmemesi için hassasiyet gösterileceğine işaret etmeleri önemli bir irade belirtisidir.
  • Alman milli futbol takımının önde gelen futbolcularından Türk kökenli Mesut Özil ırkçılık ve saygısızlığa maruz kaldığı gerekçesiyle..
  • Mesut Özil olayı nasıl gelişti ve Alman milli futbol takımını bırakması aşamasına nasıl gelindi? Mesut Özil’in milli takımı bırakmasına dair açıklamasında öne çıkan temel hususlar nelerdir? Mesut Özil’in açıklamasına yönelik Alman medyasının tepkisi ne oldu? Mesut Özil’in açıklamasına yönelik Alman siyasetinin tepkisi ne oldu? Özil’in milli takımı bırakma kararının Almanya’daki Müslüman ve Türk toplumuna yönelik önemi nedir, ne gibi sonuçları olabilir?
  • Bu analizde 24 Haziran’a giden süreçte CHP’nin gerek cumhurbaşkanı gerekse milletvekili seçimi açısından partiler arasında arzu ettiği iş birliği ve ittifak yapılarını oluşturamadığı, seçimler için aklındaki stratejiyi kısmen yaşama geçirebildiği, söylem ve vaatleri itibarıyla popülist bir siyaset tarzına kaydığı ve 24 Haziran ile ilgili bütün süreçlerde Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce başta olmak üzere bütün siyasi aktörler tarafından seçim sonrasına dair parti içi iktidar mücadelesinin sürekli zihinlerde tutulduğu sonucuna varılmıştır.
  • Bu analizde 24 Haziran’a giden süreçte CHP’nin gerek cumhurbaşkanı gerekse milletvekili seçimi açısından partiler arasında arzu ettiği iş birliği ve ittifak yapılarını oluşturamadığı, seçimler için aklındaki stratejiyi kısmen yaşama geçirebildiği, söylem ve vaatleri itibarıyla popülist bir siyaset tarzına kaydığı ve 24 Haziran ile ilgili bütün süreçlerde Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce başta olmak üzere bütün siyasi aktörler tarafından seçim sonrasına dair parti içi iktidar mücadelesinin sürekli zihinlerde tutulduğu sonucuna varılmıştır.
  • Çalışmada Almanya Federal Cumhuriyeti’nde 24 Eylül 2017 tarihinde gerçekleştirilecek olan Federal Meclis seçimleri kapsamlı bir şekilde analiz edilecektir.
  • 15 Temmuz darbe girişimine yönelik Alman siyaseti ve medyasının tutumu Almanya’da Türkler tarafından organize edilen mitinglerle birlikte bu analizde değerlendirmeye tabi tutulmuştur.
  • Bu bölümde Siyasi partilerin 2016’daki genel Türkiye siyasetine yönelik tutumlarının yanı sıra bazı özel gelişmeler de ilgili siyasi partiler özelinde ele alındı.